Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
UCİM (Saadet Öğretmen Çocuk İstismarı ile Mücadele Derneği) Tekirdağ Halkla İlişkiler ve Tanıtım Koordinatörü Aslı Gündüz, TBMM’ye sunulan 4. yargı paketinde yer alan ve ‘çocuğun cinsel istismarında somut delil’ aranması şartının çocukları savunmasız bırakacak bir düzenleme olduğunu kaydetti.
Gündüz, “Ülkemizin bir an evvel çözüme kavuşturması gereken başat sorunlarından olan bir konuda, bu denli mantık, hukuk ve izahtan yoksun değişiklik; başta biricik çocuklarımızın zararına olacağı gibi vatandaşların da adalete olan inancına maalesef darbe vuracaktır.” dedi.
“4. YARGI PAKETİ TBMM’YE SUNULDU”
UCİM Derneği olarak bir adım attıklarını ve dernek üyelerinin konuyu CİMER’e dilekçe yazarak Adalet Bakanlığı’na bu maddeyi çıkarmaları için çağrı yaptıklarını kaydeden UCİM (Saadet Öğretmen Çocuk İstismarı ile Mücadele Derneği) Tekirdağ Halkla İlişkiler ve Tanıtım Koordinatörü Aslı Gündüz, “Sayın Adalet Bakanlığı; Kamuoyunun yakından bildiği CMK m.100 kapsamındaki katalog suçlarda tutuklamanın; ‘kuvvetli suç şüphesi’ yerine ‘somut delil’ şartıyla mümkün olacağının belirtildiği 4. Yargı Paketi TBMM’ye sunuldu. Ceza Muhakemeleri Kanunu’nda ve sair bazı kanunlarda değişiklikler yapılmasını içeren ilgili yargı paketi metnini üzülerek okumuş bulunuyoruz.”ifadelerini aktardı.
“BÜYÜK MAĞDURİYETLERE SEBEBİYET VERECEĞİNİ DÜŞÜNÜYORUZ”
“Komisyona sunulan paket metninde yer alan tutuklama tedbirinin uygulanabilmesi için; ‘Kuvvetli suç şüphesi varlığını gösteren somut delillerin bulunması gerekmektedir’ tümcesinin; adaletin tecellisini baltalayacağını ve çok daha büyük mağduriyetlere sebebiyet vereceğini düşünüyoruz. Yarının Türkiye’sinin yegane mimarları olacak kahraman evlatlarımız adına adalet aramak başlıca vatandaşlık görevimizdir ancak; maalesef gündemde olan 4. Yargı Paketi kapsamında 27 maddelik değişiklik paketinin 13.maddesinde ele alınan 5271 sayılı kanunun ilgili hükümlerinde; ‘delil yorumu hakkında tümüyle sanık lehine katı ifade değişikliğine’ gidilmek istenmesi, hukuka uygun görünmemektedir.”
“SOMUT DELİL KAVRAMI MÜMKÜN OLMAYACAKTIR”
Çocuklardan somut delil istemenin, suç işleyen kişilerin suçlarının cezasız kalmasının önünü açmak olacağını ifade eden Gündüz, “Somut deliller, istismarın yapıldığı anda meydana gelen; izler, ekimozlar, fiziki bulgulardır. Yargıtay’ın da çeşitli kararlarında belirttiği üzere çocuk; istismara uğradığını yaşadığı travmanın etkisiyle sıklıkla ‘uzun bir süre sonra’ söyleyebilmektedir. Bu gibi durumlarda somut delil varlığı mümkün olmayacaktır. Cinsel istismar vakaları dört duvar arasında kimsenin gör(e)meyeceği ortamlarda cereyan eder dolayısıyla kanuna ‘Emredici Lafz’ getirerek; ille de ‘somut delil’ demek, bu mahiyetteki suçları işleyen kişilerin cezasız kalmasının önünü açmak anlamını taşıyacaktır.” şeklinde konuştu.
“KAHRAMAN ÇOCUKLARIMIZI SAVUNMASIZ BIRAKACAK BİR DÜZENLEME”
Getirilmesi planlanan şartın failin eline güçlü bir koz vereceğini ifade eden Gündüz, “Yargı paketinin içindeki cinsel suçlarda ‘tutuklama tedbirinin uygulama alanı bulması için; ‘Somut delil’ şartı getirilmesi herhangi bir cinsel suç sebebiyle kimsenin cezaevine girmeyeceği koşulları yaratma hatta ve hatta delil karartma noktasında failin eline çok güçlü de bir koz verme anlamına gelecektir. Bu, ülke çapında; cinsel suçları serbest bırakmak olarak yorumlanabilecek ve ne yazık ki uygulama alanı bulması durumunda kahraman çocuklarımızı savunmasız bırakacak bir düzenleme olacaktır.” diye konuştu.
“ÇOCUĞUN YÜKSEK YARARI ÖNCELİKLİ OLMALIDIR”
Gündüz, açıklamasını şöyle sürdürdü: “Türkiye’nin de tarafı olduğu Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’nin 3.maddesine göre; ‘Çocuklara ilişkin olarak kamusal ya da özel sosyal yardım kurumları, mahkemeler, idari makamlar veya yasama organları tarafından yapılan bütün tasarruflarda, çocuğun yüksek yararı öncelikli olarak göz önünde bulundurulacaktır.’ denilmektedir.”
“BİR ÇOCUKTAN SES KAYDI VEYA VİDEO ÇEKMESİ BEKLENEMEZ”
“Ülkemizin bir an evvel çözüme kavuşturması gereken başat sorunlarından olan bir konuda, bu denli mantık, hukuk ve izahtan yoksun değişiklik; başta biricik çocuklarımızın zararına olacağı gibi vatandaşların da adalete olan inancına maalesef darbe vuracaktır. Bu görüşlerimiz vesilesiyle ilgili değişiklik metninin paket kapsamı içerisinden çıkartılmasını arz ve talep etmekteyiz. Hepimiz bu dilekçeyi CİMER’e gönderdik. Bir çocuktan ses kaydı veya video çekmesi beklenemez.”
Habertrak/Özlem İnan