TEKİRDAĞ’DAN SESSİZ ÇIĞLIK

Yayınlama: 21.12.2019 15:12
A+
A-

[responsivevoice_button voice=”Turkish Female” buttontext=”Oku”]

Süleymanpaşa’da Cuma namazı çıkışında toplanan vatandaşlar Doğu Türkistan’daki zulmünü kınadı.

Doğu Türkistan’da büyük bir trajedi yaşandığını vurgulayan Saadet Partisi Tekirdağ İl Başkan Yardımcısı Murat Vakitçi, “Yetmiş yıldır Çin kontrolü altında bulunan ve Türkiye’nin iki buçuk katı büyüklükte yüzölçümüne sahip olan Doğu Türkistan’da da Müslümanların durumu içler acısıdır. Doğu Türkistan’da büyük bir trajedinin yaşanmaktadır.” İfadelerini kaydetti.

Doğu Türkistan’daki zulme “dur” demek için Süleymanpaşa’da Cuma namazı çıkışında açıklama gerçekleştirildi.  Açıklamaya Saadet Partisi Tekirdağ İl Başkan Yardımcısı Murat Vakitçi, Saadet Partisi Süleymanpaşa İlçe Başkanı Cemal Açıkgöz’ün yanı sıra çok sayıda vatandaş ve Saadet Partisi teşkilat mensupları katıldı.

“İNSAN HAKLARI GÜNÜ, İNSAN HAKLARI İHLAL GÜNÜ OLMUŞTUR”

Saadet Partisi Tekirdağ İl Başkan Yardımcısı Murat Vakitçi, insan hakları kutlamaları yapılırken Çin Hükümetinin soykırım uygulamalarının yürekleri dağladığına değinerek, “Bugün burada, zulmü alkışlamayanlar, zalimi asla sevmeyenler, bir düşüp bin ayağa kalkanlar, insaf, izan, vicdan sahibi, sıradağlar gibi omuz omuza duran yürekler var. Ve bizler Trakya’nın doğan güneşi, Tekirdağ’dan haykırmak için buradayız. Aralık ayı denildiği zaman akıllara ‘İnsan Hakları’ gelmektedir. Daha 3 gün önce kutlanan insan hakları günü, insan hakları ihlal günü olmuştur. İnsan hakları denildiğinde de yine akıllara; tüm insanlığın ihtiyaç duyduğu en hayati kavram olan ‘Adalet’ gelmektedir. Binlerce yılın bilgeliği bize şunu öğretti ki; adalet devletin temeli ve özüdür. Adaletten ve hukuktan saptığımız ölçüde kendimizi bir belirsizliğe ve karanlığa mahkûm ediyoruz demektir. Yine insan hakları kutlamaları yapılırken Çin Hükümetinin haince, teröristçe, vahşice uyguladığı asimilasyon ve âdeta soykırım uygulamaları yürekleri dağlamaktadır. Bunlarda bırakın hakkı hukuku insanlık bile kalmamış durumdadır” dedi.

“DOĞU TÜRKİSTAN’DA MÜSLÜMANLARIN DURUMU İÇLER ACISIDIR”

Doğu Türkistan’da Müslümanların durumunun içler acısı olduğunu kaydeden Vakitçi, “Yetmiş yıldır Çin kontrolü altında bulunan ve Türkiye’nin iki buçuk katı büyüklükte yüzölçümüne sahip olan Doğu Türkistan’da da Müslümanların durumu içler acısıdır. Doğu Türkistan’da büyük bir trajedinin yaşanmaktadır. 40 milyon Müslümanın yaşadığı Doğu Türkistan’da milyonlarca Müslüman’ın toplama kamplarında çeşitli işkencelere maruz kalmaktadır. Zalim Çin yönetiminin ‘Kardeş Aile Programı’ adı altında her aileye bir Çinli erkek bulundurma zorunluluğu ile ailelerin namusu çiğnenmektedir. En temel hakları olan seyahat etme özgürlüğü ellerinden alınmaktadır. Sadece bir çocuk hakkı verilmekte, gençler Çinlilerle evlenmeye zorlanmaktadır. Adeta kardeşlerimiz kendi vatanlarında açık ceza evlerinde tutulmaktadır. Sokaklarda Çinli askerler elleri tetikte etrafa dehşet saçmaktadır. Çin Halk Cumhuriyeti Anayasası’nın 36. maddesindeki ‘Her Çin vatandaşı dinî inanç ve hürriyete sahiptir. Devlet normal vatandaşların dini faaliyetlerini korur’ şartına rağmen, Çin idaresi tarafından Uygur Türklerinin İslam dinini öğrenme ve ibadet haklarına zorbalıkla kısıtlamalar getirilmiştir. Uygur gençleri arasında dinsizliğin yaygınlaştırılması için özel gayretler sarf edilmektedir. Kâğıt üzerinde devlet güvencesi altında olan din ve ibadet hürriyeti yöneticiler tarafından engellenmektedir. Ailelerin çocuklara dinî eğitim vermeleri yasaktır. Hac ibadetine kısıtlamalar getirilmiştir. Hacca giden devlet memurlarının işine son verilmektedir” ifadelerini kullandı.

“BU İNSANLIK DRAMINI LANETLİYOR VE KINIYORUZ”

Bu zulme Trakya’dan ses verdiklerini dile getiren Vakitçi, “Bu insanlık dramını lanetliyor ve kınıyoruz. Bugün burada Çin mallarına boykot uygulama çağrısı yapıyoruz.  Tüm mazlum coğrafyaların umudu, Türkiye de boykotumuz önemlidir. Devletimizin de zalim Çin yönetimine karşı net bir tavır sergilemeye davet ediyoruz. Zalim Çin yönetimine karşı mücadele verenlerin de terörist ilan edilmesi yanlışından da biran evvel dönülmesini tavsiye ediyoruz. Yeryüzünde huzur ve barış isteniyorsa, tüm mazlumların ve tüm mazlum coğrafyaların kurtuluşu isteniyorsa, mutlaka ama mutlaka istisnasız, tüm İslam ülkeleri, ABD, İngiltere, Avrupa Birliği ve İsrail güdümünden uzak politikalar üretmek zorundadır. Dünyanın herhangi bir yerinde bir insanımızın haksızlığa uğramasını istemiyorsak bunun yolu D-8’in canlandırılmasından İslam Birliğinin kurulmasından geçer. Zulüm arayan, mazlum arayan, soydaş arayan, dindaş arayan, gardaş arayan, insan arayan Doğu Türkistan’a baksın. Kardeşine sahip çıksın. Bugün zulme sessiz kalanlar şunu unutmasınlar ki zulüm ebedi olamaz, kötülük mutlaka hüsrana uğrayacaktır. Ve Allah nurunu mutlaka tamamlayacaktır. Zalimler için yaşasın cehennem” diyerek açıklamasını noktaladı.

Doğu Türkistan’daki Müslümanlara yapılan duanın ardından kalabalık daha sonra sessiz bir şekilde dağıldı.

Habertrak/Ayşe Keşkek

#ilangovtr
Basın No
Marka Flower Çiçekçi