Reklam

TRAKYA RUBAFED’DEN YOTOVA’YA DESTEK:

TRAKYA RUBAFED’DEN YOTOVA’YA DESTEK:
Yayınlama: 08.10.2026
A+
A-

“AYRICALIK DEĞİL, EŞİTLİK İSTİYORUZ”

Bulgaristan’da 25 Ekim 2026’da yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde siyasi tartışmalar sürerken, Bulgaristan Türklerinin beklentileri de seçim gündeminin önemli başlıkları arasında yer alıyor.

TRAKYA RUBAFED Genel Başkanı Nihat Efe, Bulgaristan cumhurbaşkanlığı seçimleriyle ilgili yaptığı değerlendirmede federasyonun tercihinin mevcut Cumhurbaşkanı İliyana Yotova olduğunu açıkladı. Efe, desteğin kişisel ya da günübirlik siyasi bir tercihten ibaret olmadığını belirterek, “Biz 25 Ekim’den çok 26 Ekim’i düşünüyoruz. Çünkü seçim bir gündür, devlet ise devamlıdır” dedi.

Efe, federasyonun Yotova kararının temelinde “eşit vatandaşlık”, yurtdışında yaşayan Bulgaristan vatandaşlarının demokratik haklarının korunması ve seçim sonrasında devlet-vatandaş ilişkisinin güçlendirilmesi beklentisinin bulunduğunu söyledi.

“TERCİHİMİZİ ZATEN AÇIKLADIK”

Federasyonun cumhurbaşkanlığı seçimindeki tercihini açıkça ortaya koyduğunu belirten Nihat Efe, “Federasyon olarak tercihimiz Bulgaristan mevcut Cumhurbaşkanı İliyana Yotova’dır. Bunu saklamıyoruz. Fakat bence daha önemli olan soru ‘Kimi destekliyorsunuz?’ değil, ‘Neden destekliyorsunuz?’ sorusudur” ifadelerini kullandı.

Kararın bir günlük siyasi heyecanla alınmadığını vurgulayan Efe, eşit vatandaşlık, yurtdışındaki vatandaşların demokratik hakları ve devletin bütün vatandaşlarına aynı mesafede durması gibi ilkelerin belirleyici olduğunu söyledi.

“SMOLYAN’DAKİ SÖZLERİNİ ÖNEMSİYORUZ”

Yotova’ya destek kararının gerekçelerini anlatan Efe, Yotova’nın Smolyan’da yaptığı konuşmaya dikkat çekti.

Efe, Yotova’nın devletin bütün vatandaşlarına eşit mesafede durması ve hukukun herkes için aynı şekilde işlemesi yönündeki açıklamalarını önemsediklerini belirterek, “Bulgaristan Türkleri ayrıcalık istemiyor. Bir başkasından daha fazla hak istemiyor. Bir başkasının hakkının azaltılmasını da istemiyor. İstediğimiz çok açık: Devlet bize de diğer bütün Bulgaristan vatandaşlarına baktığı gözle baksın” dedi.

Smolyan’ın Rodoplar açısından taşıdığı sembolik öneme de dikkat çeken Efe, bölgede verilen eşit vatandaşlık mesajının kendileri açısından ayrıca önemli olduğunu söyledi.

Ancak Efe, seçim öncesindeki söylemlerin seçim sonrasında da takip edileceğini vurgulayarak, “Biz sözü kaydederiz, seçimden sonra uygulamayı da takip ederiz” ifadelerini kullandı.

“TÜRKİYE’DEKİ OYLAR, BULGARİSTAN VATANDAŞLARININ OYLARIDIR”

Türkiye’de yaşayan Bulgaristan vatandaşlarının seçimlerdeki konumuna da değinen Efe, yurtdışındaki oy hakkının federasyon açısından yalnızca sandık sayısıyla ilgili teknik bir mesele olmadığını söyledi.

Efe, “Bir Bulgaristan vatandaşı İstanbul’da yaşıyorsa vatandaşlığı eksilmez. Bursa’ya göç etmişse vatandaşlığı yarıya düşmez. İzmir’de, Tekirdağ’da veya başka bir şehirde yaşıyorsa onun demokratik hakkı Sofya’daki vatandaşın hakkından daha az değildir” dedi.

“Türkiye’nin oyları” şeklindeki tanımlamaya da itiraz eden Efe, “Bunlar Türkiye’nin oyları değil, Bulgaristan vatandaşlarının oylarıdır” ifadelerini kullandı.

Demokrasinin coğrafyaya göre vatandaşlık üretmemesi gerektiğini belirten Efe, Türkiye ve Avrupa’da yaşayan Bulgaristan vatandaşlarının da ülkenin geleceğinde söz sahibi olması gerektiğini söyledi.

“YOTOVA’NIN YURTDIŞI OYLARINA YAKLAŞIMINI UNUTMADIK”

Efe, Yotova’nın geçmişte yurtdışındaki Bulgaristan vatandaşlarının oy kullanma hakkı ve yurtdışındaki sandıkların sınırlandırılması konusundaki tutumunun da destek kararlarında etkili olduğunu belirtti.

Efe, “Seçim geldiğinde söylenenleri dinlediğimiz kadar, seçimden önce ne yapıldığına da bakıyoruz. Yurtdışındaki sandıkların sınırlandırılması gündeme geldiğinde Yotova buna karşı çıktı. Bu bizim açımızdan önemlidir” dedi.

“TÜRKLER KİME OY VERECEK?” YERİNE “ADAYLAR TÜRKLERE NE SÖYLÜYOR?”

Bulgaristan Türklerinin sürekli “Kime oy verecekler?” sorusuyla değerlendirilmesinin doğru olmadığını savunan Efe, siyasetin adayların toplumdan aldığı destek kadar topluma sunduğu politikalar üzerinden de tartışılması gerektiğini söyledi.

Efe, “Federasyon kendi siyasi değerlendirmesini yapabilir ve kamuoyuna açıklayabilir. Ama vatandaşın iradesinin sahibi federasyon değildir. Oy vatandaşındır” dedi.

Asıl sorunun adayların Bulgaristan Türklerine ne söylediği olduğunu belirten Efe, bütün adayların eşit vatandaşlık, Türkçe, kültürel miras, bölgesel kalkınma ve yurtdışında yaşayan Bulgaristan vatandaşlarının hakları konusunda görüşlerini açıklaması gerektiğini söyledi.

“MAKAM PAZARLIĞI YAPMIYORUZ”

Yotova’nın seçilmesi halinde federasyonun herhangi bir makam ya da kontenjan beklentisi içinde olup olmadığı yönündeki soruya da yanıt veren Efe, “Biz hakları makam pazarlığına dönüştürmek istemiyoruz” dedi.

Bununla birlikte devletin karar mekanizmalarında Bulgaristan Türklerinin yaşadığı bölgeleri ve sorunları bilen kişilerin bulunmasının önemli olduğunu ifade eden Efe, “Kırcaali’yi bilen kim var? Rodopları bilen kim var? Türkiye’de yaşayan Bulgaristan vatandaşlarının meselelerini bilen kim var? Türk kültürünü, Türkçeyi ve 1984–1989 hafızasını bilen kim var? Bunları sormak makam istemek değildir. Devletin kendi vatandaşını tanımasını istemektir” diye konuştu.

“OY DEPOSU DEĞİL, EŞİT VATANDAŞ”

Bulgaristan Türklerinin seçim dönemlerinde yalnızca oy deposu olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Efe, siyasi partilerin ve devlet kurumlarının seçim sonrasında da bölge halkıyla ilişki kurması gerektiğini söyledi.

“Seçimden önce köye gelip el sıkmak kolaydır. Asıl mesele seçimden sonra aynı köye gidebilmektir” diyen Efe, siyasetin kalitesini seçim sonrasındaki uygulamaların belirlemesi gerektiğini kaydetti.

“KIRCAALİ SADECE SEÇİM ZAMANI HATIRLANMAMALI”

Yeni cumhurbaşkanından en önemli beklentilerinin Sofya ile bölgeler arasındaki mesafenin azaltılması olduğunu belirten Efe, Kırcaali, Razgrad, Şumnu, Silistre ve Rodoplar başta olmak üzere Türklerin yoğun yaşadığı bölgelerin seçim sonrasında da gündemde tutulması gerektiğini söyledi.

Cumhurbaşkanının bölge halkıyla doğrudan temas kurması gerektiğini ifade eden Efe, gençler, iş insanları, öğretmenler, kültür insanları, din adamları ve sivil toplum kuruluşlarıyla görüşülmesinin önemine dikkat çekti.

“En önemlisi seçimden sonra gitmeli” diyen Efe, devlet ile vatandaş arasındaki bağın yalnızca seçim dönemlerinde kurulmasının yeterli olmadığını söyledi.

“GENÇLER GİDİYORSA BULGARİSTAN KAYBEDİYOR”

Bölgesel kalkınmanın aynı zamanda demografik bir mesele olduğunu belirten Efe, Türklerin yoğun yaşadığı bölgelerde genç nüfusun azalmasının yalnızca bir topluluğun sorunu olarak görülmemesi gerektiğini söyledi.

Efe, “Kırcaali’nin bir köyünden gençler gidiyorsa sadece Türk toplumu kaybetmiyor. Bulgaristan kaybediyor. Okul kapanıyorsa Bulgaristan kaybediyor. Üretim bitiyorsa Bulgaristan kaybediyor. Köy boşalıyorsa Bulgaristan kaybediyor” ifadelerini kullandı.

“1984–1989 HAFIZASI KORUNMALI”

1984–1989 döneminde yaşanan zorla isim değiştirme uygulamalarının da unutulmaması gerektiğini belirten Efe, geçmişin intikam amacıyla değil, benzer olayların tekrar yaşanmaması için hatırlanması gerektiğini söyledi.

“1984–1989 sadece Türklerin acısı olarak görülmemelidir. Bulgaristan demokrasisinin hafızası olmalıdır” diyen Efe, devletlerin geçmişte yapılan yanlışları kabul etmesinin zayıflık değil, demokratik olgunluk göstergesi olduğunu ifade etti.

“TÜRKÇE TEHDİT DEĞİL, ZENGİNLİKTİR”

Türçenin korunması konusunda da mesaj veren Efe, Bulgaristan Türklerinin anadillerini yaşatmasının ülkeye tehdit olarak görülmemesi gerektiğini söyledi.

“Bir çocuk Bulgarca öğrenirken Türkçesini kaybetmek zorunda değildir. İkisini de öğrenebilir. İyi Bulgarca konuşabilir, iyi Türkçe konuşabilir. Ülkesine bağlı bir Bulgaristan vatandaşı olabilir ve ailesinin kültürünü de yaşatabilir” diyen Efe, iki dilin ve kültürün birbirinin karşıtı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.

“YOTOVA’YA DESTEĞİMİZ AÇIK ÇEK DEĞİLDİR”

Yotova’nın seçilmesi halinde federasyonun desteğinin koşulsuz bir siyasi bağlılık anlamına gelmediğini özellikle vurgulayan Efe, “Bugün desteğimizi saklamadığımız gibi yarın eleştirimizi de saklamayız” dedi.

Efe, “Destek sadakat yemini değildir. Demokratik destektir. Demokratik destek beraberinde demokratik denetimi de getirir” ifadelerini kullandı.

“BİZ 25 EKİM’DEN ÇOK 26 EKİM’İ DÜŞÜNÜYORUZ”

Seçim stratejilerinin temelinde seçim sonrasının bulunduğunu belirten Efe, “Biz 25 Ekim’den çok 26 Ekim’i düşünüyoruz. Çünkü seçim bir gündür. Devlet ise devamlıdır” dedi.

Kırcaali, Razgrad, Şumnu, Silistre ve Rodoplar ile Türkiye’de yaşayan Bulgaristan vatandaşlarının seçimden sonra da gündemde tutulacağını ifade eden Efe, federasyonun seçilecek cumhurbaşkanını uygulamaları üzerinden takip edeceğini söyledi.

“YOTOVA’YA TEK SORUMUZ ŞU OLACAK”

Yotova ile doğrudan görüşme imkânı bulması halinde kendisine yönelteceği tek sorunun ne olacağı sorulan Efe, şu ifadeleri kullandı:

“Sayın Yotova, Smolyan’da bütün vatandaşlara eşit mesafede duran bir devletten söz ettiniz. Cumhurbaşkanı seçildiğinizde Bulgaristan Türkleri bu sözün karşılığını devletin hangi somut uygulamalarında görecek?”

Efe, siyasetin sloganlardan çok somut uygulamalar üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

“BULGARİSTAN TÜRKLERİ 2026–2031 STRATEJİK TALEPLER BELGESİ HAZIRLAMALI”

Bulgaristan Türklerine de çağrıda bulunan Efe, önümüzdeki dönem için ortak bir stratejik talepler belgesinin hazırlanması gerektiğini belirtti.

Efe, “Bir ‘Bulgaristan Türkleri 2026–2031 Stratejik Talepler Belgesi’ hazırlanmalıdır. Bu belge seçimden sonra rafa kaldırılmamalıdır. Her yıl takip edilmelidir. Ne yapıldı? Ne yapılmadı? Hangi söz tutuldu? Hangi sorun devam ediyor? Siyaset hafızayla yapılmalıdır” dedi.

“FEDERASYON OLARAK TERCİHİMİZ YOTOVA”

Seçimde federasyonun kime destek vereceği sorusuna yeniden açık yanıt veren Nihat Efe, tercihlerinin İliyana Yotova olduğunu yineledi.

Efe, bu tercihin temelinde Yotova’nın Smolyan’da dile getirdiği eşit vatandaşlık anlayışı, devletin bütün vatandaşlara ait olması gerektiği yönündeki yaklaşımı ve yurtdışındaki Bulgaristan vatandaşlarının demokratik haklarına ilişkin geçmişteki tutumunun bulunduğunu belirtti.

Ancak desteğin seçim günüyle sınırlı olmadığını vurgulayan Efe, bundan sonraki sürecin takipçisi olacaklarını söyledi.

“Bizim desteğimiz bir son değil, başlangıçtır” diyen Efe, seçimin ardından Kırcaali’yi, Razgrad’ı, Şumnu’yu, Silistre’yi ve Rodoplar’ı; Türkiye’deki Bulgaristan vatandaşlarını, Türkçeyi, kültürel mirası, 1984–1989 hafızasını, gençleri ve göç sorununu gündemde tutacaklarını ifade etti.

Efe, sözlerini şu mesajla tamamladı:

“Bulgaristan Türkleri devletin neresinde?”

Bu sorunun cevabının yalnızca söylemlerde değil, devletin uygulamalarında görülmesi gerektiğini belirten Efe, “Güçlü Bulgaristan, Türklerin zayıf olduğu Bulgaristan değildir. Pomakların, Romanların veya herhangi başka bir topluluğun zayıf olduğu Bulgaristan da değildir. Güçlü Bulgaristan, bütün vatandaşlarının kendisini eşit hissettiği Bulgaristan’dır” dedi.

Efe, federasyonun siyasi yaklaşımını ise dört başlıkla özetledi:

Ayrıcalık değil, eşitlik.

Pazarlık değil, açık siyaset.

Seçimden seçime hatırlanmak değil, devlette sürekli temsil.

Oy deposu değil, eşit vatandaş.

25 Ekim’de sandıkların kurulacağını hatırlatan Efe, asıl sınavın ise seçimden sonraki gün başlayacağını belirterek, “25 Ekim’de vatandaş cumhurbaşkanını seçecek. 26 Ekim’de ise seçilen cumhurbaşkanının bütün vatandaşların cumhurbaşkanı olup olamayacağının sınavı başlayacak. İşte biz o günün takipçisi olacağız” dedi.

İsterseniz bunu ayrıca Haber Trak için daha çarpıcı manşet, spot ve kısa internet haberi formatında da hazırlayabilirim.

Marka Flower Çiçekçi