ÜÇ LİMANA ALARM VERİLDİ

Yayınlama: 27.12.2019 09:17
A+
A-

“TEKİRDAĞ’IN HAVASINA SUYUNA KET VURULUYOR” / “YÜZLERCE DÖNÜM ALAN DOLDURULACAK”

Yeni proje ve depolama alanlarının genişletilerek hayata geçirilmesi durumunda Tekirdağ’ın sahilinin yok edileceğine dikkat çeken Kent Konseyi Başkanvekili Muzaffer Doğan, “Limanlar genellikle şehrin içinde olmaz. Ama bizim bu limanın onarılıp ve modern hale getirilerek, çalıştırılmasını bizde uygun görürüz.  Bütün sahilin kapanmasına müsaade etmemiz mümkün değil. Son sözümüz şu; marina eski haliyle kalmalı ve modernize edilip, bu durum korunmalıdır. Dolgu sahalarından kesinlikle vazgeçilmelidir.  Değirmenaltı yürüyüş yolu da kapatılmamalıdır” Değerlendirmesinde bulundu.

Tekirdağ Sivil Toplum Kuruluşları Birliği adına, Habertrak Gazetesi İmtiyaz Sahibi Cenap Kürümoğlu’na ziyaret gerçekleştiren Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği, Tekirdağ İl Temsilcisi ve Trakya Platformu Tekirdağ İl Yürütme Kurulu Sözcüsü Cemal Polat, Atatürkçü Düşünce Derneği  Yönetim Kurulu üyesi Şenay Becerikli,  Tekirdağ  Turizm ve Tanıtma Derneği  Başkan Yardımcısı ve Türk -Macar Dostluk Derneği Yönetim Kurulu üyesi Fahrettin Özzade, Kent Konseyi  Başkanvekili Muzaffer Doğan,  Tekirdağ Tabip Odası  Yönetim Kurulu üyesi ve Trakya Platformu temsilcisi Gamze Varol, Ceyport Tekirdağ Uluslararası Liman İşletmeciliği tarafından yapılması planlanan likit tankı, denizden alan kazanımı, rıhtım ve iskele projesi ile ilgili açıklamalarda bulundular.

“BUNU KABUL ETMEMİZ MÜMKÜN DEĞİL”

Kent Konseyi Başkanvekili Muzaffer Doğan, denizde yapılacak dolgu ile Süleymanpaşa sahil alanının kapanacağını işaret ederek, “Tekirdağ gelişmek istiyorsa, omurgasının sahil yolu olacağını ve turizm kenti olması için sahil yolunun, dinlenme yerlerinin, kafelerin oluşmasıyla ilgili bir çalışma yapmıştık. İkisinde de başarılı olduk. Birisi askıda kaldı. Burada acil olması gereken konular var. Yat limanında dar alanda bir şeyler yapmaya çalışıyorlar. Yani Tekirdağ insanını yok sayıyorlar. Marinayı eski limana kadar uzatacaklar. Buraya kadar uzatılırsa halk nerede olacak? Araştırınca gördük ki bu şirket limanı genişleteyim diye değil. Liman ve arkasını genişleterek, arkasında otel ve alışveriş merkezi yapmaya çalışıyor. Sadece bununla da değil denizi de doldurmak istiyor.  Limanı doldurarak, kendisine yer edinmeye çalışıyor. Niye limanı o kadar çok dolduruyor? Çünkü sahillerin İmar Yönetmeliğine göre açık alanların binde 8’ine bina koyabiliyorsun.  Denizi doldurma işlemi Kültür Merkezine kadar bütün alanları kapsayacak. Halkın buradan Değirmenaltı’na gitme şansı kalmayacak. Bunu kabul etmemiz mümkün değil.” Diye konuştu

“LİMANIN ONARILIP ÇALIŞTIRILMASINI UYGUN GÖRÜRÜZ”

Limanların şehrin içinde olamayacağını kaydeden Doğan, “Yetkililer ayrıca buna karşı çıkmış.  İnşallah bizde yapacağımız mücadele ile bunu durduracağız. Limanlar, genellikle şehrin içinde olmaz. Ama bizim bu limanın onarılıp, modern hale getirilerek, çalıştırılmasını bizde uygun görürüz.  Bütün sahilin kapanmasına müsaade etmemiz mümkün değil. Tekirdağ Süleymanpaşa’lılar da buna müdahale edecektir. Son sözümüz şu; marina eski haliyle kalmalı ve modernize edilip, bu durum korunmalıdır. Dolgu sahalarından kesinle vazgeçilmelidir.  Değirmenaltı yürüyüş yolu da kapatılmamalıdır” şeklinde konuştu.

“SİLOLARIN BOYLARI 16 METRE OLACAK”

Kimyasal depo alanlarının da bölgede yaşayan insanlara ve canlılara büyük zarar vereceğine değinen Doğan, “İkinci konu Ceyport Limanı’nın yapılması ve kendilerine göre işlevsellik kazandırılması. Doldurulacak alanın ölçüsü 110 bin metrekare yani 110 dönüm alan doldurulacak. Doldurulunca orada ne yapılacak?  Daha önce olduğu gibi yükleme boşaltma işlevleri var.  Ayrıca kimyasal depo siloları yapılacak. Siloların boyları, en az 16 metre olacak. Kimyasalların aktarılması, boşaltılması, halk için tehdit oluşturmasındaki kaygımız, kimyasalların aktarım ve boşaltılması sırasında denizin kirlenmesi, arıza ve patlama durumunda bütün Tekirdağ’ın zarar görecek olması” ifadesinde bulundu.

“LİKİT TANKLARININ ENGELLENMESİNİ İSTİYORUZ”

Sahillere sonradan doldurulan dolgunun depremle geri alındığını vurgulayan Doğan, “Üçüncü konu ise deprem bölgesi. Bu kadar kimyasal birer bombadır.  Gemi çarpması gibi kazalarda ve depremde zarar görmesi halinde denize yayılacak, kimyasallar denizi belki 50-100 yıl kullanılamaz hale getirecektir.  Düzce’de, Gölcükte, Yalova’da sonradan sahillere dolgu yapılan yerleri deniz geri almıştır. Deprem bölgesinde yaşıyoruz. Dolayısıyla böyle bir akıbeti görmemiz lazım.  Böyle bir çalışma şehir içi ve dışına yapılamaz.  Binlerce ton likit taşınacak ve bu araçlar nereden gidecek?  Büyükşehir Belediyesinin buna şiddetle karşı çıkması, dolgu alanının doldurulması hele hele likit tanklarının engellenmesini istiyoruz” açıklamasında bulundu.

“KANALIN EKONOMİK FAYDASI YOK”

Kanal İstanbul Projesi konusunda da açıklama gerçekleştiren Doğan, “Kanal’dan sık sık gemiler geçecekmiş. Nereye geçecek? Bulgaristan’a mı? Romanya’ya mı? Ukrayna’ya mı? Rusya’ya mı? 5 ülke var. Bunlar senin dediğin tüketim çılgınlığında değil. Can derdinde her biri dolayısıyla uzun yol kaptanları ile ilgili bir röportajda soruyor. Her biri ‘mümkün değil’ diyor. En fazla 24 saat bekliyoruz.  200 metre genişliğinde 25 metre derinliğinde bir kanal. ‘Bizim gemi 150 metre eninde kanalda gemi arızalandığında veya sürüklendiğinde her yer kapanır’ diyor. Kanal’ın yapılmasının ekonomik, stratejik faydası yok. O alanların şehirleşmeye kapatılacağını söyleyin. Sizin derdiniz tamamen rant.” ifadelerini kaydetti.

“TEKİRDAĞ’A YAPILAN EN BÜYÜK KÖTÜLÜKTÜR”

Tekirdağ İl Temsilcisi ve Trakya Platformu Tekirdağ İl Yürütme Kurulu Sözcüsü Cemal Polat, denizdeki dolguyla kentin siluetinin olumsuz etkileneceğinin altını çizerek, “Likit tankları güzergahlarında bir lisenin, adliye, hastane bölümü, şehir stadının orada bu düşüncede oraya yapılması Tekirdağ’a yapılan en büyük kötülüktür. Hem sağlık açısından hem Tekirdağ’ın gelişimi açısından ve gelecek projeksiyonlarda ki gelişime ket vurmaktır. Marina alanı arasındaki alan 800 metre küsur alan kalıyor. Denizde yapılacak dolgu ile Süleymanpaşa sahil alanının tamamen kapanacağını, kentin silueti ve panoraması olumsuz etkilenecek. Asyaport, oraya ilk kurulduğunda buranın gerçekten uygun yer olmadığı, tüm şehir merkezinde böyle bir limanın olması hiçbir şehirleşme ilkelerine uygun değil. Biz, o zamanlar ‘bunun olmaması lazım’ demiştik. Alternatiflerde sunmuştuk” ifadelerini kaydetti.

“DOLGU ALANIN HEPSİ SULAR ALTINDA KALACAK”

Tekirdağ Tabip Odası Yönetim Kurulu üyesi ve Trakya Platformu Temsilcisi Gamze Varol, deniz seviyesinin artmasıyla trilyonluk yatırımın sular altında kalacağını belirterek, “Yıllardır Tekirdağ İlinin şikayetçi olduğu sahil hattının vatandaşların kullanımı için yeterli olmadığı, deniz kenarında bir kent olduğu halde vatandaşın bundan faydalanamadığıydı. Vatandaş, nihayet son birkaç yıldır sahili kullanıyor. Eğer bu projeler hayata geçirilirse, Tekirdağ’da yaşayan kimse sahile çıkamayacaktır. Çünkü sanayi kentine bürünecektir. Bunun yaşamla bağdaşması mümkün değil.  Bilim dünyası iklim değişikliği ile ilgili çalkalanıyor. Öngöremediğimiz bir şey var. Bundan 20 sene sonra belki 10 sene sonra deniz seviyesinin artık çok ciddi artacağı söyleniyor. Bu dolgu alanlarının hepsi sular altında kalacak. Trilyonlarca yatırım.  Yazık..” değerlendirmesinde bulundu.

“36 TANE SİLO DİKİLECEK”

Atatürkçü Düşünce Derneği Yönetim Kurulu üyesi Şenay Becerikli, şehrin ortasına sanayi görüntüsü verildiğini aktararak, “Siloların önünde dört tane depolama alanı var. Ondan oraya 36 tane dikilecek. Tam anlamıyla sanayi görüntüsü ve şehrin orta yerinde” açıklamasında bulundu. Habertrak/Ayşe Keşkek

 

 

 

 

 

 

#ilangovtr
Basın No
Marka Flower Çiçekçi