“Üstün emretme gücünün tek kaynağı milletin kendisidir”

Yayınlama: 28.12.2020 10:28
A+
A-

Tekirdağ Valisi Aziz Yıldırım, TBMM Başkanımız Sayın Prof. Dr. Mustafa Şentop himayelerinde düzenlenen TBMM’nin 100. Yılında Milli Egemenlik ve Demokrasi Sempozyumu’na katıldı.

Sempozyum, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’mızın okunmasının ardından Sempozyum Düzenleme Kurulu Başkanı Doç. Dr. Sezai Öztaş’ın konuşmasıyla başladı.

Ardından Trakya Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Mahmut Şahin, Süleymanpaşa Belediye Başkanı Cüneyt Yüksel ve Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mümin Şahin bir konuşma yaptı.

Sonrasında konuşan Vali Yıldırım, “Yurdumuzun dört bir tarafının, emperyalist güçler tarafından işgal edildiği, ordularımızın dağıtıldığı, “garbın afakının çelik zırhlı duvarla sarıldığı”, Türk milletinin ufak bir kara parçasına sıkıştırılarak yok edilmek ve hatta sömürülmek istendiği bir dönemde; Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde, bundan 100 sene önce 23 Nisan 1920 tarihinde Millet Meclisimiz açılarak İstiklal Harbi tek elden yürütülmüş ve işgal altındaki topraklarımız yeniden özgürlüğüne kavuşmuştur.

İstiklal mücadelemizin sürdürüldüğü en zorlu, en buhranlı günlerde doğan Türkiye Büyük Millet Meclisi; milli birliğimizin, milli mutabakatımızın, milli egemenliğimizin en somut tecelligâhı olmuştur.

TBMM, Gazi Meclistir. Milletimiz, İstiklal Harbi Döneminde iradesini göstererek, ortak duygu, ortak düşünce ve kader birliği yaparak zilleti ve esareti kabul etmemiş ve bağımsız, demokratik Türkiye’nin ve hatta daha sonra ilan edilecek Türkiye Cumhuriyeti’nin temelleri Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde atılmıştır.

Büyük Millet Meclisi ile Türk Milleti, varlığını ve kaderi üzerindeki hâkimiyetini resmen ilân etmiştir. 20 Ocak 1921 tarihinde hazırlanan ilk Anayasamızda da, ’’hâkimiyetin kayıtsız şartsız milletin olduğu ilkesi’’ esas kabul edilmiş, Milletin kendi kaderini kendisinin tayin etmesi en tabi hakkı olarak tescil edilmiş, kanun yapmak yetkisi, milletimizi temsil eden Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde toplanmıştır. 1921 Anayasası ile Amasya Genelgesi’nden itibaren gelen ve yerleşen Milli Egemenlik Düşüncesi, resmî bir nitelik kazanmış ve bu Anayasa metni ile artık hukuki bir hüviyete bürünmüştür.

Anayasamıza göre toplumda hiçbir kimse, hiçbir zümre, hiçbir sınıf ya da grup, doğrudan üstün emretme gücüne sahip olmadığı gibi, toplumda üstün emretme gücünün tek kaynağı ve tek sahibi milletin kendisidir. Türkiye Cumhuriyeti’nde demokrasi, bu temeller üzerine kuruludur.”

Haber Merkezi

#ilangovtr
Basın No
Marka Flower Çiçekçi