Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu


Eğitim Sen Tekirdağ Şube Başkanı Kamil Sarı, bu yıl uygulanacak olan öğretmenlere önlük giyme zorunluluğu konusunda, “Bu husus dayatma ile değil, öğretmenlerin fikirleri alınarak, özgür iradeleri doğrultusunda olmalı. Tek tipleşmeye yol açmamalı” uyarısında bulundu. Türk Eğitim-Sen Tekirdağ Şube Başkanı Cavit Kartal ise “Sendikaların, serbest kılık kıyafet kararları vardır. Bu karar, önlük konusunu da kapsar. Önlük konusunda hiçbir okul müdürünün baskı yolunu seçeceğine inanmıyorum. İsteğe bırakılmaması, zorlama yapılması, okullarda çalışma barışı konusunda büyük sorunlara neden olur” dedi.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, okullarda eğitim veren öğretmenlerin beyaz önlük giymeleri konusunda 81 ilin valiliğine bir genelge gönderdi. Öğretmenlerin beyaz önlük giymeleri talimatını veren Bakan Tekin, bu konuda yaptığı bazı konuşmalarda da valiliklerin gerekeni yapmaları konusunda uyarıda bulundu. Tekin’in önlük giyme konusunu, “bir öğretmene yakışır şekilde giyinme” olarak nitelemesi tepki topladı.
OKUL BAHÇELERİNE YENİ DÜZENLEME
Genelgede ayrıca obezite ve dijital bağımlılık konusuna da değinilerek, bu konuda da valiler, il milli eğitim müdürleri ve öğretmenlerden destek istendi. Okul bahçelerinin dizaynı konusunda ise öğrencilerin hem dijital bağımlılıklarının azaltılacağı, hem gündelik aktivitelerini yapabilecekleri oyun alanlarına ihtiyaç duyulduğuna dikkat çekilerek, bu oyun alanlarının; gelenek ve görenekler ile kültürel mirası yansıtacak oyunlarla bezenmiş okul bahçeleri şeklinde düzenlenmesi istendi. Bakanlığın bu konuda “istenmesi halinde” gerekli desteğin verilebileceğine de vurgu yapıldı.
“DAYATMA DEĞİL, ÖĞRETMENLERİN FİKİRLERİ ALINMALI”

Genelgeyle ilgili Habertrak’a konuşan Eğitim Sen Tekirdağ Şube Başkanı Kamil Sarı, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından valiliklere gönderilen son genelge ile bu yıl uygulanacak eğitim öğretim ve okullarla ilgili alınacak önlem ve tedbirlere dair destekledikleri ve desteklemedikleri maddeler bulunduğuna işaret ederek, “Öğretmenlere önlük giyme zorunluluğu konusunda; bu husus dayatma ile değil, öğretmenlerin fikirleri alınarak, özgür iradeleri doğrultusunda olmalı. Tek tipleşmeye yol açmamalı” diye konuştu.
“ÜCRETSİZ KAHVALTI DESTEĞİ VE 1 ÖĞÜN ÜCRETSİZ YEMEK OLMALI”
Sarı, akademik ders öncesi sabah sporu, ısınma ve beyin cimnastiği aktivitelerinin uygulanabilmesi halinde olumlu sonuçların alınmasına sebep olacağı değerlendirmesinde de bulunarak, “Hatta ücretsiz kahvaltı desteği ve 1 öğün ücretsiz yemek dahil olmalı. Okul içi birimlerin aktif olarak kültür, sanat ve bilimsel aktiviteler için etkili bir programla kullanılması güzel olur” diye konuştu.
“EN BÜYÜK TEPKİMİZ LAİK EĞİTİM KARŞITI UYGULAMALARDIR”
En büyük tepkilerinin laik eğitim karşıtı uygulamalara, ÇEDES (Çevreme Duyarlıyım Değerlerime Sahip Çıkıyorum) değerler eğitimi adı altında okullara sokulmasına karşı olacağının da altını çizen Sarı, “DYK (Destekleme ve Yetiştirme Kursları), okul içinde tüm taleplere yönelik olmalı, sınıf ayrımı olmamalı. Öğrencilerin; nitelikli, eşit, ücretsiz, destek eğitimlerinden faydalanmaları oldukça önemlidir” şeklinde konuştu.
“ÖĞRENCİ DEVAMSIZLIĞININ NEDENLERİ ARAŞTIRILMALI”
Öğrenci devamsızlığının azaltılması hususunda sebeplerin iyi analiz edilmesi gerektiğine de değinen Sarı, şunları söyledi: “Okulu benimsetecek, sevdirecek aktivitelerin artması gerekmektedir. Sayın Bakanın ifadesiyle, ‘geçmiş, bugün ve gelecek arasında sağlam köprüler kurmak’ eğitim bileşenlerinin, sendikaların ayırt etmeksizin çağdaş, bilimsel, demokratik ve laik eğitim sisteminin en iyi şekilde uygulanması ile olacağını Eğitim Sen olarak bir kez daha ifade etmekteyiz.”
SENDİKALARIN SERBEST KILIK KIYAFET KARARLARI VAR
Türk Eğitim-Sen Tekirdağ Şube Başkanı Cavit Kartal da Habertrak’ın sorularını yanıtladı. Kartal, Milli Eğitim Bakanlığı’nın, 2023/2024 eğitim öğretim yılına ait iş ve işlemlerle ilgili genelge yayınladığının altını çizerek, “Bu genelgede 32 madde bulunmaktadır. Bu maddelerin büyük kısmı olumlu karşılanmıştır. 11 ve 18. maddelerde tartışma konuları oluşmuştur. 11. maddede bakanlığın ‘öğretmenlerin mesleki temsil ve öğrencilere rol model olma’ bakımından önlük giymeyi tercih etmeleri teşvik edilecek’ kararı, bazı öğretmenler tarafından olumlu karşılanırken, bazı öğretmenlerde ise rahatsızlık uyandırmıştır. Okullarda öğretmenlerin bir kısmı önlük giymekte, bir kısmı giymemektedir. Meslek okullarındaki öğretmenlerimiz genelde önlüklerini çalışma ortamları gereği giymektedir. Diğer okullarda önlük giyip giymemek öğretmenlerin tercihindedir. Sendikaların, serbest kılık kıyafet kararları vardır. Bu karar, önlük konusunu da kapsar. Önlük konusunda hiçbir okul müdürünün baskı yolunu seçeceğine inanmıyorum. Sendikaların kılık kıyafet kararları doğrultusunda önlük giyip giymemeyi öğretmenlerin tercihine bırakılacağını umuyorum. Zorlama yapılması sendikaların aldığı kararlara ters düşer. İsteğe bırakılmaması, zorlama yapılması okullarda çalışma barışı konusunda büyük sorunlara neden olur” ifadelerini kullandı.
“HER KESİMİ MEMNUN EDECEK ORTAK BİR ÇÖZÜM YOLU BULUNMALI”
“UNESCO, ‘YASAKLANSIN’ DEDİ”
Cep telefonlarının okullara ve sınıflara sokulmasını yasaklayan ya da yasaklamaya çalışan Fransa, Rusya, Hollanda, İspanya, Finlandiya gibi ülkeler vardır. UNESCO’nun (Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü) öğrencilerin okullarda akıllı telefon kullanılmasının yasaklanması için çağrıda bulunduğunu görmekteyiz. Belçika’da ise öğrencilerin telefon ve diğer iletim araçlarıyla derse girmesi teşvik edilmekte, Belçikalı eğitimciler tarafından yasakçı Fransa eleştirilmektedir. Bizde bazı özel okullarda telefonların sınıfa sokulması serbest bırakılmakta, bazılarında ise telefonlar sabah toplanıp akşam öğrenciye iade edilmektedir. Devlet okullarında, ortaöğretim kurumlar yönetmeliğine göre; öğrencilerin, bilişim araçlarıyla derse girmesi yasaklanmıştır.
“HER KESİMİN AYRI DERDİ VAR”
Öğretmen; cep telefonlarının açık olmasının öğrencinin dikkatini dağıttığını, öğrenci ise haber alma özgürlüğünün kısıtlandığını, veli de çocuğundan haber alamadığını öne sürerek, bu konuda sürekli şikayetçi olmaktadır. Bazı devlet okullarımızdaki uygulama ise şu şekilde yapılmaktadır: Yönetmelik yumuşatılarak esnek çözüm yolları aranmakta, öğrencinin telefonu sabah toplanıp öğle arasında verilmekte, tekrar toplanıp akşam okul bitiminde öğrenciye verilmektedir.
“DÜNYA BU SORUNU ÇÖZMEKLE UĞRAŞIYOR”
Bugün, iletişimin bu kadar geliştiği, cep telefonlarının hayatımızın her alanına girdiği bir dönemde yaşıyoruz. Bir arkadaşımızla bir masada oturduğumuzda gözümüzün önünden ayıramadığımız, yatağımızın başında sehpa üzerinden öteye koyamadığımız, yemek yerken masamızın üzerinde tuttuğumuz, bir sevdiğimizle muhabbet esnasında bile bir gözümüzle sürekli izlediğimiz cep telefonları bizim otokontrolümüzden çıkıp, bizi kontrol altına aldığında okullarda ya da hayatın diğer alanlarında sorunlar oluşturmaktadır. Göründüğü gibi bütün dünya milletleri, bu sorunu çözmekle uğraşmaktadır. Bu konu ile ilgili olan kesimlerle bir araya gelerek öğretmeni, öğrenciyi ve veliyi memnun edecek ortak bir çözüm yolunun mutlaka bulunacağına inancım tamdır.”
GENELGEDEN DİĞER ÖNEMLİ NOTLAR
“2017 yılında ders konuları arasına alınan ‘Şehrimizi Tanıyalım’ ünitesini öğrencilerin, yaşadıkları şehrin geleneklerini, kültürünü, doğasını, tarihi dokusunu, kültürel mirasını yaşaması, öğrenmesi, bilmesi açısından aktif bir şekilde anlatılmalı.
Dersliklere; öğrencilere, zorlama olmadan, cep telefonu sokulmaması, sokmayacak şekilde tedbirler, alınması.
Dijital bağımlılığa neden olduğu gerekçesiyle, öğretmenler, sosyal medya uygulamaları üzerinden öğrencilere ödevler vermemeli.
Velilere giyim konusunda ek maddi yük getirmeyin. Zorunlu değilse, kıyafet değişikliği yapmayın.”
Habertrak/Zekiye Türkkan