YİNE ÇOCUKLAR ÜZERİNE

YİNE ÇOCUKLAR ÜZERİNE
Yayınlama: 11.07.2025
3
A+
A-

 

 

Hep çocuklar, her zaman çocuklar üzerine yazmak istiyorum ama memlekette onca acayip, onda dehşet verici şeyler olup biterken zaman zaman siyasî konulara da kaymadan edemiyorum.

Biliyorum, çocuk konusu fazla kimseyi ilgilendirmez, okuyucusu da çok azdır ama biz illa da çocuklar demeye devam edeceğiz.

Daha önceki bir yazımda da söylemiştim ama hatırlatmakta fayda var. Bunu yapmalıyım ki sözümüzün ağırlığı olsun.

Bugüne kadar 200 bine yakın çocuğun karşısına çıktım. Onlar için de kitaplar yazdım. Onlar için de radyo, televizyon programları hazırlayıp sundum. Onlar için de aylarca köylerde yatıp kalktım. Yüzlercesiyle de sohbet ettim. Bu sayededir ki çok yakından tanıdım onları.

Gördüm ki çocuklarımız bizlerin bildiğinden çok daha zeki, akıllı, mantıklı, bilgili, yaratıcı çocuklardır. Bunun örneklerini Çocukları Kendimizden Kurtarmak kitabımda bol bol anlatıyorum.

Evet, biz çocuklarımızı tanımıyoruz. Zekâ ve yaratıcılıklarının farkında değiliz.

Eğer onları dinlemez, kendilerini ifade etmelerine fırsat vermez, muhatap kabul etmez, adam yerine koymaz, “Sen çocuksun daha, büyü de ondan sonra konuş” deyip geçersek nasıl tanıyabiliriz?

Örneğin acaba kaçımız çocuğumuza bir şey sorulduğunda hemen araya girip onun yerine biz yanıt vermiyoruz? Kaçımız“Bu konuda sen ne düşünüyorsun?” diye soruyoruz? Kaçımız zorlamak yerine ikna etmeye çalışıyoruz? Kaçımız bir yemeği sevmemelerini anlayışla karşılıyoruz? Kaçımızın onun da bir aklı, fikri, bilgisi, kişiliği, onuru, hayâlleri olduğu aklına geliyor? Kaçımızçocuğumuzdan bir şey öğrendiğimizde bunu ona söylüyoruz? Yılda kaç gün azarlamıyor, bağırıp çağırmıyoruz? Kaçımız telefonu çok kullanmanın zararlarını kızmadan, söylenmeden anlatıyoruz? Kaçımız başarılarını kendi hanemize, başarısızlıklarınıonların hanesine yazmıyoruz?Kaçımız çocuklarımızı komşunun ya da hısım-akrabanın çocuklarıyla mukayese etmiyoruz?

Dolayısıyla da eğitim sisteminin, okulların ve ders kitaplarınınzincirlediği yetmezmiş gibi bir de biz zincire vurmuş oluyoruz çocuklarımızın hem kişiliklerini, hem zihinlerini.

Çocuğumuzu tanımak istiyor muyuz? Öyleyse öncelikle ona olan bakışımızı değiştirmeliyiz. Onun da bir “birey” olduğunun bilincine varmalıyız. Dizilerden, maçlardan, dedikodu yapmaktan vakit bulup alalım çocuğumuzu karşımıza, hiç olmazsa yarım saat sohbet edelim onunla. Ama bir konuşup, on dinleyerek yapalım bu işi. Kişiliğine, onuruna, fikirlerine, duygularına, meraklarını, hayâllerine saygı göstererek yapalım.Ondan bir şey öğrendiğimizde bunu ona söyleyerek yapalım.

Göreceksiniz; çocuğunuz öyle bir açılacak, kendine gelecek, kendini göstermeye başlayacak ki “Meğer benim çocuğum neymiş de farkında değilmişim” diyecek ve bir daha da “Otur bakim, dersine çalış!” demek zorunda dahi kalmayacaksınız. Bunları tecrübelerime dayanarak söylüyorum.

Ülkemizin içinde bulunduğuekonomik, siyasal ve hukuksal sorunlar bize çocuklarımızı ihmal ettirmesin.Bi deneyelim şu işi.

Eğer dediğim gibi olmazsa gelin çocuğunuzla birlikte bana, ispatlayayım ne demek istediğimi. İşte telefonum: 0 532 473 68 30. Ücretli filan değil. Sadece duanız yeterli olacaktır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

           

 

 

 

 

 

 

Marka Flower Çiçekçi