“Zam yağmuru sağanağa dönüştü”

Yayınlama: 20.12.2021 10:19
A+
A-

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu Tekirdağ Dönem Sözcüsü Eğitim Sen Şube Başkanı Kamil Sarı, asgari ücret artışıyla ilgili yaptığı açıklamada zam yağmurunun sağanağa dönüştüğü koşullarda asgari ücrette yapılan artışın bir iki ay içinde kağıt üstünde kalacak bir artıştan ibaret olduğunu söyledi.

“GERÇEKLERİ ÇARŞIDA PAZARDA FİYAT ARTIŞLARIYLA GÖRMELİSİNİZ”

İğneden ipliğe zam yağmurunun son haftalarda sağanağa dönüştüğünü söyleyen Eğitim Sen Şube Başkanı Kamil Sarı, “2022 yılı asgari ücreti net 4. 250 TL olarak açıklandı. Buna göre gelir vergisi kesintisi kaldırıldığı için eş ve çocuk durumuna bağlı kalmaksızın tüm asgari ücretlilerin cebine girecek tutar 2022 yılı için aylık net 4.250 TL olacak.  Bunun üzerinden iktidar  “tarihi artış” nutukları atmaya başladı. Oysa asıl tarihi artış hayat pahalılığında, iğneden ipliğe sağanağa dönüşen zam yağmurunda,  TL’nin döviz karşısında her gün daha fazla değer yitirmesinde yaşanmaktadır. Dolayısıyla önemli olan asgari ücretin oransal artışı değildir. Önemli olan gün geçtikçe ağırlaşan koşullarda asgari ücretin işçinin ve ailesinin geçimini karşılamaya yetip yetmediğidir. Madalyonun hayata dönük yüzüne bakıldığında söz konusu artışın mutfakta, çarşıda, pazarda yaşanan gerçek hayat pahalılığının altında kaldığı ve böyle giderse birkaç ay içinde sadece kağıt üstünde kalacak bir tutardan ibaret olduğu net olarak görülmektedir.  Bu gerçeği görmek için asgari ücretliler başta olmak üzere tüm emekçilerin, sadece birkaç dakikalığına hamaset nutuklarına kulaklarını tıkaması ve yüzünü kendi gerçeğine dönmesi yeterlidir.” diye konuştu.

“YOKSULLUK SINIRI 11 NİN TL’YE YAKLAŞTI”

Gerçek hayat pahalılığını rakamlarla açıklayan Eğitim Sen Şube Başkanı Kamil Sarı; “Mutfakta, çarşıda pazarda yaşanan gerçek hayat pahalılığı-enflasyon bugün %60’ı aşmıştır. İğneden ipliğe zam yağmuru son haftalarda sağanağa dönüşmüştür. Yüzde % 150’den fazla artan un fiyatlarının yarın, öbür gün ekmek fiyatlarını iki katına çıkarması başta olmak üzere tüm temel tüketim mallarının fiyatlarının fahiş oranda artması dolayısıyla hiper enflasyon tehlikesi kapıya dayanmıştır. Açlık sınırı koşar adım 3 bin 500 TL’ye yoksulluk sınırı 11 bin TL’ye gitmektedir. TL’nin döviz kuru karşısında adeta pula dönmesi sadece sanayi ürünlerinde, ara mallarda, enerjide, akaryakıtta değil ham madde, tarım ürünlerinde ve gıdada bile dışarıya bağımlı hale getirilen bir ülkenin vatandaşları olarak hepimizin maaşlarını, ücretlerini, eritmeyi çoktan aşmış, buharlaştırmıştır.  Yılın başında 384 dolara denk gelen asgari ücret bugünkü artışa rağmen ancak 271 dolara denk gelmektedir. ‘Tarihi artış’ olarak abartılan artışa rağmen asgari ücretlinin maaşı yılın başına göre dolar bazında 113 dolar azalmıştır. Yapılan artışa rağmen Avrupa ülkeleri içinde  ‘asgari ücretin en düşük olduğu ülke’ ünvanı hala Türkiye’ye aittir. Türkiye’deki asgari ücret zamlı haliyle dahi Çin’in 130 dolar altındadır. En önemlisi tüm bunlara rağmen ülkeyi yönetenlerin asgari ücretliler başta olmak üzere tüm çalışanlara tek vaadi vardır. O da ülkeyi ucuz emek cennetine çevirme üzerine kurulu “yeni” ekonomik model vaadidir. Yani tüm işçilere , emekçilere vaat edilen tek şey dünya pazarı ile rekabet adına köleliktir. Bunun için süreç boyunca siyasal iktidar ve yandaşları bir algı yaratma operasyonu yürütmüştür. Dolar kurunun 9,5 TL olduğu koşullarda yapılan bir ankete dayanılarak “çalışanların yüzde 37,3’ünün asgari ücretin 3 bin 750 – 4 bin lira arasında olmasını istediği”  iddia edilmiştir. Sadece son bir ayda TL’nin dolar karşısında % 55 değer yitirmesi görmezden gelinerek ”asgari ücrette çalışanların beklentisinin de üzerinde artış yapıldı ”  algısı yaratılmak istenmiştir.” şeklinde konuştu.

Sarı sözlerini şöyle tamamladı; “Söz konusu algı operasyonlarının etkisi geçicidir. Kalıcı olan tüm emekçilerin, işçilerin insanca yaşamaya yetecek bir ücret mücadelesidir. KESK olarak tekrar altını çiziyoruz,  asgari ücrette oransal artış; hayatı iğneden ipliğe sağanağa dönüşen zam yağmurunun sürdüğü koşullarda sadece birkaç ay belki de daha az süreli suni bir bayram havası yaratmaktan ibarettir. Asgari ücretlisinden emeklisine, işçisinden kamu emekçisine hepimiz için suni değil, gerçek bir bayram havası yaratmanın tek yolu bizlere kölelik dayatanlara karşı emeğin hakları için ortak mücadeleyi yükseltmekten geçmektedir. “ Habertrak/Nijat Ayvaz

#ilangovtr
Basın No
Marka Flower Çiçekçi