Reklam

BEN NEYİM?

Yayınlama: 16.07.2025
A+
A-

Aşağıdaki satırları 16 yıl önce, 5 Nisan 2009’da internet sitemde yazmışım. (salimkocak.com) Bugün de geçerli olduğundan hareketle buraya da almakta fayda gördüm:

            “Osmanlı da benim, Cumhuriyet de. 

Atatürk’le de gurur duyuyorum, Fatih Sultan Mehmet’le de.

            Nazım Hikmet’i de inandığı gibi yaşamış insan olarak görürüm, Mehmet Akif’i de.

Ulusalcılığımla CHP’ye ve İşçi Partisine yakınım, millî değerlerimle DP-AP-DYP çizgisine.

            İmamın ne kadar bizim olduğuna inanırsam, Alevi dedesinin de o kadar bizim olduğuna inanırım.

Sünnî aile çocuğuyum ama Alevi kültürünü daha zengin ve daha hümanist bulurum.

            Bana göre Şeyh Şamil de büyük kahramandır, Che Guevara da.

Kocatepe Camisi de bizim, Anıtkabir de.

            Tayyip Erdoğan’ın haklarını da savunurum, Atatürkçü Düşünce Derneği Genel Başkanı emekli Org. Şener Eruygur Paşanın da.

Bir tarafımla muhafazakârım, bir yanımla modern ve devrimci.

            Dünya nimetlerine rakı içenlerin içmeyenlerden daha az değer verdiğine inanırım.

Evrensel demokrasiye inanırım ama bunun Türk versiyonu olabileceğine de inanırım.

            Dini inançları güçlü birisiyim ama dinle ilişkisi zayıf olanları daha dürüst  ve güvenilir bulurum.

Komünistlerle İslâmcıların cesaret ve davaya bağlılıklarını takdir ederim ama beyinlerini zincirlemiş olmalarından nefret ederim.

            Batı Aydınlanmasına hayranım ama Anadolu Aydınlanmasına daha çok hayranım.

Ulusal olmadan, evrensel olunamayacağına inanırım.

            DP’nin başlattığı 1946 Hareketini devrimci bulur, o ruhu sol olarak tanımlarım.

Saadet Partisiyle Türkiye Komünist Partisinin düzen karşıtlığını destekler, diğerlerinin düzen yanlısı oluşlarından nefret ederim.

            Demokrasinin önemine inanırım ama ordunun önemine daha çok inanırım.

Başı açıklar ne kadar bizimse, başı kapalılar da o kadar bizimdir.

            Türk kalmadan Batılı olamayacağımıza, çünkü Batılılığın birilerine benzemek değil; tam tersine benzememek/kendimiz kalabilmek olduğuna inanırım.

Vicdanların konuşmadığı yerde cüzdanların konuşacağından hareketle şu veya bu siyasi görüş ya da ideolojiden önce; vicdana inanırım.

            Bu yolu sahiplenecek yeni bir siyasi hareketin zafer haykırışlarını bugünden duyar gibiyim.

Söyler misiniz bana, şimdi ben neyim?  Sağcı mı, solcu mu? İlerici mi, gerici mi? Devrimci mi, muhafazakâr mı? Sosyalist mi, kapitalist mi? Şu partili mi, bu partili mi?

            Mevcut algılarınız ve düşünce kalıplarınızla hareket ederseniz işin içinden çıkamazsınız. Öyleyse eskimiş çoraplarınızı atın!”

  

https://www.cumhuriyet.com.tr/turkiye/turkiye-nin-inanc-haritasi-aciklandi-dindarlar-dususte-2405400  ve

https://www.cumhuriyet.com.tr/turkiye/dini-turda-buyuk-vurgun-hac-ve-umre-dolandiricilarin-meskeni-oldu-2405393

 

“İçişleri Bakanlığı İller İdaresi Genel Müdürlüğü tarafından ‘15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü’ vesilesiyle 25 Haziran 2025 tarihli bir genelge yayımlanmıştır.

 

Genelgede;

 

Tüm ETKİNLİKLERDE sadece Türk bayrağına yer verilmesine özen gösterilmesi” gerektiği belirtilmiştir.

 

Bazı sosyal medya hesaplarında ve haber sitelerinde iddia edilen ‘Atatürk fotoğraflarının kullanımının yasak” olduğu iddiası alçak bir iftiradır.

 

İçişleri Bakanlığımızın 2018 yılından itibaren yayımladığı 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü’ne ilişkin her genelgede “Tüm etkinlerde sadece Türk bayrağına yer verilmesine özen gösterilmesi” gerektiği ibaresi yer almaktadır. Amaç; 15 Temmuz gibi milletimizin birlik ve beraberliğinin timsali olan anma gününde düzenlenen etkinliklerde siyasi partilerin değil, sadece TÜRK BAYRAĞININ kullanılmasıdır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

           

 

 

 

 

 

 

Marka Flower Çiçekçi