BENDEN SÖYLEMESİ

Yayınlama: 02.08.2018 14:52
A+
A-

Bunu yazarken orada çalışan ve mağdur olan arkadaşların yazdıklarımdan haberi olmadığını vurgulamak isterim.

Yani onlarla görüşerek yazmıyorum.

Kimseyi siz basına bilgi veriyorsunuz söylemleriyle mağdur etmek istemiyorum.

O sebeple en başta bunu belirtmek istedim.

***

Önce bir kaç gözlem yazacağım.

Sonrasında bana anlatılanı sizlere anlatacağım.

Kimin anlattığı bende saklı.

***

Tekirdağ  Süleymanpaşa Belediyesi tarafından kurulan Mutlu Kent Çay Bahçelerini biliyoruz.

Ben hizmetin var olduğu günden bu yana destekleyen birisiyim.

Hatta rekabet anlamında diğer özel işletmelere örnek olması gerektiğine inanıyorum.

Ancak örnek olmak için öncelikle sadece fiyat rekabetini kast etmiyorum.

Eğitimli ve bilinçli personel, temizlik, düzen, sorumluluk alma, iyi ve kaliteli malzeme sunma, sağlık ve hijyen ile nezaket gibi başlıca konularda da örnek olmasını dilerim.

Çünkü özel sektöre kamu iktisadi teşekkülleri rakip değil birer örnektir.

***

Geçen gün çay bahçesinin birinde eli sarılı bir garson ile konuşuyorum.

“Hayırdır geçmiş olsun.”dedim.

“Yandı” dedi.

Konuyu çok irdelemedim.

Ancak o anda bir şeylerin ters gittiğini fark ettim.

Çay ocağı kimin kontrolünde?

Ya da çay ocağına herkes bakabilir mi?

Bunun için eğitim almaları gerekmez mi?

Garson çocukların çoğu yazı geçirecek iş bakan üniversite öğrencileri bu gençlere garsonluk tamam da çay ocağını bırakmak ne kadar doğru?

İş Güvenliği Uzmanlarına(İSG) sormak lazım.

Mutlu Kent Çay bahçelerinin İSG uzmanları kim?

Çalışanlara ne kadar bilgi veriyor?

Hangi zamanlarda hangi denetimleri yaptı?

Tespitleri neler oldu?

Hemen her tespiti çözüm kavuştu mu?

***

Bu arada eli yanan arkadaşa çay ocağını bıraktılar demiyorum.

Arayıp çocuğu sıkıntıya sokmasın kimse.

Ben kendim ocaktan çay alırken defalarca başka kişilere denk geldim.

Onun üzerine yazdım.

***

Ayrıca daha vahim bir olay öğrendim.

Olayın mağduru olduğu söylenen bayan ile görüşmem olmadı.

Ancak bana anlatılanları yazıyorum.

Özellikle belirtiyorum ki çalışanlar zan altında kalmasınlar.

***

Biliyorsunuz sahil de Mutlu Kent Çay Bahçesinin mısır, pamuk şeker gibi satış stantları da var.

İddia o ki sahilde mısır satan çalışan bayanın üzerine mısırın kaynar suyu dökülmüş.

Ablamız ne haldedir bilmiyorum.

Ancak mısır gibi kaynar suyun olduğu böyle tehlikeli bir işi eğitim verilmeden birine yaptırmak doğru mu?

Bunun için önlemler yok mudur?

Herkes “Mısır kaynatmak için eğitim mi olur?” diye düşünebilir.

Kanımsa özellikle olması gerekir.

Bunlar riskli işler.

İSG uzmanları bu konularda uyarılarda mutlaka bulunmuşlardır.

Ancak yaptırım ve denetim ne aşamada bilgim yok.

***

Diyeceğim o ki.

Herkes kendi işini yapmalıdır.

Çay dağıtan çay servisi, kasa da olan hesap, ocak başında olan ise sadece oralarla ilgilenmelidir.

Yoksa daha kötü sonuçlar ortaya çıkabilir.

Saygılarımla…

Yazarın Son Yazıları
Marka Flower Çiçekçi