BİRAZ DERDİMİ ANLATAYIM

Yayınlama: 11.05.2020 11:40
A+
A-

Aslında hep görüşlerimi yazıyorum.

Görüşlerim gördüklerimden elde edilenlerdir.

Ancak bilgim ve dinlediklerimle harmanlayıp kaleme alıyorum.

Tek taraflı bakmamak için çok uğraş veriyorum.

Bunu prensip edindim.

Lakin takdir edersiniz ki benimde gönlümü kazananlar oluyor.

O sebeple de bazen istemeden de olsa görüş yazılarıma duygu katabiliyorum.

İnsani bir şeyden bahsediyorum.

İtiraf gibi görmeyin.

Tamamıyla gerçekleri konu ediyorum.

Hepimizin bildiği ancak söyleyemediği şeyler bunlar.

Bizim işin artıları var mı?

Bir saniye önce işimiz ne?

Gazetecilik nedir?

Bunu uzun şekilde anlatmayacağım.

Mesleğim bu benim.

İşim bu.

Bu işten para kazanıyorum.

Yazdıklarım neyi anlatırsa anlatsın.

İster fikir yazısı olsun.

İsterse haber olsun.

İşim yazı yazmak.

Konuları ele alıp sizlerle paylaşmak.

Geçmişten günümüze imkanların yokluğunda bilgi akışı için en uygun yoldu.

Zaman ve teknoloji ilerledikçe yollar çeşitlendi.

En başta sesli iletişim yani radyolar ,daha sonra görüntü ve sesi bir arada sunan televizyonlar geldi.

Lakin durmadı şimdi de hem yazı hem ses hem de görüntü sunan mecralardan sosyal medyalar var.

Lakin yaptığımız iş aynı.

Bir şeyler anlatmak.

Bir şeyleri tespit etmek topluma duyurmaktır.

Gazeteci deyince akla gelenler nedir?

Hepsini bir kenara koyun.

Ben size bize yapılanı anlatayım.

***

Haber yazarsanız haberin konusu taraflar varsa biri sizi sevmez.

Haberi konu etmekte gecikirseniz hep bir amacınız var sanılır.

Haber için para alınmaz algısı hakimdir.

Yıllardır yapılan “reklam haberlere” hiç yokmuş gibi bakılır.

Bunu yapanlarında işini kötü yaptığı algısı almış başını gitmiş.

Oysa haber yazmaktan para kazanıyoruz.

Sen para vermezsen o para vermezse bu yazılara kim para verecek?

Biz bu işten nasıl para kazanacağız?

Para kazanmadan otomobil tamir eden usta var mı?

İşini yaparken para alıyorsa kabahatli mi?

Burada hedef noktadan şaşmış durumdayız.

Köşe yazıları görüş yazısıdır.

Eleştiri ve övgü dolu olabilir.

Adı üstünde köşe yazısıdır.

Kişinin fikirleridir.

İster önemsersiniz ister hiç okumazsınız.

Ancak köşe yazarlarının işi budur.

Yani köşelerinde görüşlerini yazarlar.

Saygınlıkları ise yazdıklarının gerçekliği ve öznelliği ile değer kazanır.

Geneli ilgilendirmesi çok büyük artıdır.

Anlat anlat bitmez.

Çok dertliyiz.

Meslekte çalışanların hepsi öyledir.

Mesela kameramız var diye düğün çekmeye çağıran çok olur.

Gitmezseniz “havalandı” derler.

Nişan ve benzeri etkinlikleri bize çektirmek isteyen çok akrabamız vardır.

Dost ve arkadaşları da buna ekleyebiliriz.

***

Kurum amir ve idarecilerine bir şey söylenecek ancak kendi diyemiyorsa bize söylerler.

Bunu sorsana denir.

Sormazsan taraflısın.

Sorarsan adamı olursun.

Acayip bir bakış açısıdır.

***

Adamın evinin karşısında olan binada yangın çıkar.

Sana mesaj atıp “şurada yangın var” dendiğinde hapı yuttun.

Eğer bilemezsen “Sen nasıl habercisin?” denilir.

Sanki her konuyu bilmemiz gerekir.

Başkanlar, müdürler, siyasetçiler kankamız sanılır.

Elbette aynı yerlerde bulunduğumuz için iyi anlaştıklarımız oluyor.

Ancak “kanka” değiliz.

En azından benim tarzım saygı çerçevesindedir.

Kişiye ve makama hep saygılı olmuşumdur.

Bize iletileni başkana, müdüre söylememiz ve hemen çözümlenmesi beklenir.

Haber yapınca her şeyin bir anda güllük gülistanlık olacağını sananlarda yok değil.

Daha çok yazarım.

Ancak gazetenin bana ayrılan sütunu buna yetmez.

Ayrıca buraya kadar yazıyı okuduysanız bu benim için büyük başarıdır.

***

Ha bir de şunu demeden edemeyeceğim.

Bizler edebiyatçı değiliz.

Türkçe öğretmeni olmadığımızda ortadadır.

Bu sebeple gazeteler de yazım hataları için editörler çalışır.

Bunlar gazetecilerin yazılarında olan yazım yanlışlarını düzenlerler.

Ancak maalesef yerel de o imkanlar sınırlıdır.

O sebeple edebi eser okurmuşçasına yaklaşmayınız.

İyi bir edebiyatçının iyi bir gazeteci olma zorunluluğu olmadığı gibi iyi bir gazetecinin de çok iyi bir edebiyatçı olmasına gerek yoktur.

İşin özeti senin gibi birinin yazdığı bir düşünce yazısını okuduğunu bilirsen ne sen benim yazımda olan hatayı görürsün ne de ben senden uzaklaşırım.

Saygılar…

Yazarın Son Yazıları
Marka Flower Çiçekçi