Reklam

BİZİM SORUNUMUZ NE?

Yayınlama: 08.02.2026
A+
A-

Genel anlamda hepimizin bildiği ama yüksek sesle söylemekten kaçındığı gerçekleri yazıyorum.
Herkes biliyor.
Bildiği hâlde susuyor.
Türkiye gerçeğinin Tekirdağ’daki yansımasını yaşıyoruz.
Bugüne özgü sanmayın.
Dün de böyleydi, bugün de böyle.
Geçmişe bakıyorum, ardından bugüne bakıyorum…
Yaşananlar değişmemiş.
Sadece roller ve isimler değişmiş.
***
Hep aynı sorular var.
Herkes soruyor, herkes konuşuyor ama kimse açık açık dile getirmiyor.
Herkes birilerinin öne çıkmasını bekliyor.
Bu noktada özellikle gazeteciler işaret ediliyor.
Toplumu aydınlatan, yolu gösteren kişiler olarak görülüyorlar.
Peki nereye kadar?
***
Gazeteciler gerçekten her şeyin öncüsü mü?
Yoksa onların da birer insan, birer vatandaş olduğu gerçeği göz ardı mı ediliyor?
Açıkça söylüyorum:
Bu memlekette herkes sorumludur.
Gazeteciler önde görünür, evet.
Ama taleplerin asıl sahibi vatandaşlardır.
Bir hakkı istemek için sürekli aracı beklemek büyük bir yanılgıdır.
Talebi hak sahibi dile getirmelidir.
Aksi hâlde bu, başkasının sizin adınıza ne kadar konuşmak isterse o kadar konuşmasıdır.
Bu da her zaman bir muammadır.
Bir diğer sorun ise konfor alanlarıdır.
Güvenli gibi görünen bu alanlar, aslında insanların en büyük düşmanı hâline gelmiştir.
Çoğu kişi bunun farkında bile değildir.
Farkında olanlar ise çaresizlikle mücadele etmektedir.
Çünkü birlik olmayan konularda insanlar asla ses getiremez.
Ses getiremeyen bireyler zamanla susar.
Sonuç bellidir.
Olay açıktır.
Gidişat ortadadır.
***
Mesele konuşmak değil, birlikte konuşabilmektir.
Mesele şikâyet etmek değil, talep etmektir.
Gerisi zaten kendiliğinden gelir…
Ya da gelmez.
Saygılar…

Yazarın Son Yazıları
Marka Flower Çiçekçi