Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
On yıllardır medya sektöründe çalışıyorum.
Lise yıllarında radyoculukla merhaba dediğim medya sektöründe kameramanlık, muhabirlik, montaj, reji, haber editörlüğü ve nihayetinde köşe yazarlığı ile devam ettiriyorum.
İşin ilginç yanı sektörün zorlu zamanlarını çok iyi yaşamış biriyim.
Aynı zamanda parlak dönemlerini de gördüm.
İyi ya da kötü her anlamda yorum yapabilirim.
Hatta çok fazla bilgi birikimine sahibim.
Şimdilerde medya patronu olan kişilerle geçmişte birlikte aynı kurumlarda çalışmışlığım vardır.
Çoğunu çok eskilerden tanırım.
***
Ancak geçmişten günümüze bakıyorum ve hiç bu kadar medya çalışanın bir kaç günde türediğine şahit olmamıştım.
Seçim zamanı medya çalışanlarının harman zamanı olarak tabir edilir.
Ben büyüklerimden böyle duydum.
Aslında sözün içeriği gibi öyle harman yaptığımız da pek söylenemez.
Ancak yine de buna şükür demeden de edemeyeceğim.
***
Her neyse dedim ya bir anda türeyen medya çalışanları var.
Bunlara gazeteci diyemiyorum.
Çünkü gazeteci ağabey ve ablalarımızı kırmış olabiliriz.
Ancak maalesef bu kişiler kendilerini her gittikleri yerlerde gazeteci olarak tanıtıyorlar.
Ne diyeyim!
İşte tam da bu gibi günü kurtaran tipler yüzünden meslek maalesef yerlerde sürünüyor.
Çoğu siyasi yıllar boyunca işini hakkıyla yapan medya çalışanlarını bilse de içlerinde bilmeyenlerde olabiliyor.
İşte bu bilmeyenlerin verdikleri fırsatla seçim öncesi bir furyadır aldı başını gidiyor.
***
Eline her fotoğraf makinesi alan kişi toplantılara katılıyor.
“Siz hangi gazeteden geliyorsunuz diyen” hiç duymadım.
Böyle meydan boş olunca da at koşturan çok oluyor.
Ancak bu tipler kısa süreli bu işin içinde yer alıyorlar.
Bir süre ortada görünerek etrafı berbat ediyor, sonra bir anda ortadan kayboluyorlar.
İşte onların bıraktıkları o kötü vizyonu da onların ardından yıllar içinde yeniden düzeltmeye çalışıyoruz.
***
Gerçi sadece bu son dönemde böyle olmadı.
Yıllardan bu güne gelen bir durumu izah etmeye çalıştım.
Ancak üzülerek söylemek istiyorum.
Şu son dönemde gördüğüm kadar böyle mantar gibi türeyen medya çalışanlarını önceki senelerde hiç görmedim.
Hani nerede çalıştınız? diyorum.
Hemen İstanbul diyorlar…
Herkes İstanbul da en büyük gazeteler de televizyonlarda çalışmış oluyor.
Teyidi zor şeyleri ortaya atıyorlar.
Bir de kendilerini öyle övüyorlar sanırsınız yılın habercilik ödülünü her yıl kendisi alıyor.
Valla ben hiç birinize inanmıyorum.
Siz ancak bilgisi olmayan insanları kandırırsınız.
Onlarda bir süre size inanırlar daha sonra da açarlar gözlerini.
Ben yerel medyanın yerelde hüküm sürdüğü günleri biliyorum.
Şimdiki gibi de değildi.
Bizim çalıştığımız dönemde çok fazla TV, radyo ve yerel gazete de yoktu.
Hele 15 günlük, aylık gazete hiç görmezdik.
Şimdilerde türedi bu işler.
15 günlük gazetemi olur Allah aşkınıza…
Sürat çağında internette saniyelerle yarışırken haberciler.
15 günlük gazete nedir yahu…
Her neyse bu başka bir konu.
***
İnternet sitesi kurarak sektöre adım atan arkadaşlar sizlere hiç bir diyeceğim yok.
İşin çıraklığını yaptıysanız sizlerin hakkıdır yeni medya da yer almak.
Ancak işin çıraklığını yapmamış olanlar sizlere sesleniyorum.
Bırakın bu işleri.
Bizi de karalamayın mesleği de, yeter artık düşün sektörün yakasından.
Bir anda ortaya çıkıp sonra bir anda kaybolan tipler yüzünden zarar görüyoruz.
İstemiyoruz sizin gibi çalışanları.
Yıllarca mesleğe emek verenlerin de ekmeğine mani oluyorsunuz.
Bi gidin yahu.
Yeter artık…