Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Hiç unutamadığım olaylardan birini anlatacağım.
Anlattığım olayda isim vermek istemiyorum.
Zaten konuda bahsi geçen kişinin adını da hatırlamıyorum.
Yani o derece önemli birisi benim için.
Konuyu anlattıkça sizlerden bazıları hatırlayacaklar.
O zamanı ve bahsi geçen kurumu bilenlerin aklında anlattığım kişinin siması canlanacak.
İşte hayatımızda bu kadar yeri olmuş birisini kaleme alıyorum.
Peki neden anlatma ihtiyacı duydum?
Yazımı okuyunca nedenini daha iyi anlayacaksınız.
***
Bundan yıllar öncesine götüreceğim sizleri.
SGK kavramı yoktu.
SSK ve Devlet Hastaneleri diye iki sağlık kuruluşu vardı.
Benim babam işçi olduğu için bizler SSK hastanesine giderdik.
O hastanenin yeri şimdiki devlet hastanesi 2. kısım adıyla biliniyor.
***
Çocukluğumdan beri yıllar boyunca rahmetli annemin hastalıkları sebebiyle çok defa hastaneye gitmiş biriyim.
Bazen günler, bazen de aylarca hastalığı sebebiyle hastanede kaldığı için uzun yıllar içinde hasta yakını olarak hastanede hayat sürmenin nasıl bir şey oluğunu hayat bize çok iyi öğretti.
***
Ablamla ikimiz ve ağabeylerim çok fazla hastane mesaisi yaptık diyebilirim.
İyisi kötüsü çok fazla olay yaşadık.
Çok fazla çeşitli yaşanan mutluluklar ve hüzünlere tanık olduk.
Dedim ya uzun yıllar boyunca ki sanırım 20 yılı aşkın bir süre mücadelemiz devam etti.
Yıllar sonra Devlet Hastanesi 1. kısımda bir gece 03:00’da bu mücadele sona erdi.
***
Her neyse yıllar içinde defalarca gittik dedim ya; Bir gün yine SSK zamanlarından bahsediyorum.
Bir konu hakkında bir işlem yapılması gerekiyor.
Hastanede işlemlerin nasıl yürüdüğünü bilirsiniz.
O kısmı anlatmayacağım.
Uğraşıyoruz.
Bir türlü aşamıyoruz.
O zamanın hastane müdürünün bir onayına takıldık.
Konuyu inanın tam hatırlamıyorum.
Ama o zamanlar hastane başhekimleri kadar sanırım hastane müdürlerinin de onayları gerekiyordu.
En azından bazı konular böyleydi.
***
SSK da o vakitler bir müdür vardı.
Hiç unutmuyorum.
Bizi o kadar umutsuz bırakmıştı ki, o kadar vurdum duymaz davranıyordu ki perişan halimizi daha da perişan ediyordu.
İşin ilginci hastanenin her yerinde onun bir dediği de iki edilmiyordu.
Sözü geçen biriydi.
Personeller bile onu görünce kenara çekilir yol verirlerdi.
Yani aklımda kalanlar bunlar.
Ortalama 13 – 15 yaşlarında falan olmalıyım.
Yaşımı da tam hatırlamıyorum.
***
Neyse yıllar geçti.
SSK kavramı ortadan kaldırıldı.
Bir gün ablam rahatsızlandı.
Devlet Hastanesi acile geldik.
“Röntgen falan çekeceğiz.” dediler.
Onu beklerken acilde olan koltuklara oturdum.
Benimle beraber bir kaç kişi daha var.
Sırayla herkes içeri giriyor.
İlginç olan ne biliyor musunuz?
Yıllar önce SSK hastanesinde havasından geçilmeyen müdür yanımda oturuyordu.
Aslında yaşlanmış ama onun yüzünü hemen tanıdım.
Sıra ona geldi.
Seslendiler.
Kalkana kadar bir başkasını aldılar.
Çevrede onunla ilgilenen kimse yoktu.
Hatta ne hemşireler ne hasta bakıcılar etrafında pervane olmuyordu.
***
O anda şunu çok iyi anladım.
Makamlarla yaşayan insanlar makamlar gidince yapayalnız kalıyorlar.
Onun o haline çok üzüldüm.
Tanıdığım biri olduğu için de istemsiz olarak yardım etme isteğim ikiye katlandı.
Belki herkes benim gibi düşünmeyebilir.
Ancak insani duygularım daha önce bizlere yaşattıklarını bir kenara bırakmam gerektiğini söylüyordu.
Biraz daha orada dursaydım.
Şüphesiz Ona da elimden geldiğince yardım ederdim.
***
Diyeceğim o ki görev başındayken daha iyi bir koltuk kazanma derdinde olanlar çevrelerinde kaybettikleri insanları fark edemiyorlar.
Unutmayınız ki iyi bir makam kazanmaktansa güzel insanları kazanmak daha hayırlı olacaktır.
Dilerim tüm amacınız bundan ibaret olsun.
Saygılarımla…