Reklam

ÇOCUKLAR VE MEDYA

Yayınlama: 23.01.2026
Düzenleme: 23.01.2026 13:23
A+
A-

Amca üç yeğenine cinsel tacizde bulunuyor. Ama aldığı ceza sekiz yıl hapisle sınırlı kalıyor. Eğer iyi hâl indirimi uygulanırsa ceza üç yıla kadar da düşebiliyor.
İşin bu yanı bir tarafa, acaba ünlü bir gazetenin hangi sayfasında ve kaç sütunda yer verilmiş olabilir böyle bir habere? Üçüncü sayfada, tek sütun olarak.
Televizyonlardaki çocuk programları ise -bir zamanlar Barış Manço’nun yaptıklarını saymazsak- neredeyse tümüyle çizgi filmlerden ibaret. ocuk dergileri ise onları “bebek” yerine koyan bir anlayışta. Üstelik hepsi de didaktik.
Geçtik onlardan, bir zamanlar TRT-GAP’ta büyüklere okuma-yazma öğreten sözüm ona bir eğitim programı vardı. Öğretmen hanım alışmış ya, koca koca insanlara bile çocuk muamelesi yapıyordu. Hitap şekli, yaklaşımı ve beden dili çocuklar için bile değil; ancak bebekler için doğru olabilirdi. Öyle ki sadece agucuklar yapmadığı kalıyordu.
Siz bugüne kadar bir televizyon kanalında sadece çocukların konu edildiği bir tartışma programını gördünüz mü? Yetişkinlerle çocukların bir masa etrafında sohbet ettikleri, tartıştıkları bir televizyon programına tanık oldunuz mu?
Ama tartışmadığımız, bilgiçlik yapmadığımız, ahkâm kesmediğimiz konu yok. Her konuyla ilgileniriz ama hiç ele almadığımız, üzerine eğilmediğimiz, konu bile etmediğimizbir kesim var:Çocuklar. Ya cinayete kurban gidecekler, ya hırsızlık yapacaklar ya da tecavüze uğrayacaklar ki konu edilsinler.
Tamam, ne yazık ki sadece böyle şeylerin haber değeri var, onu biliyorum. Ama buna rağmen böyle mi olmalı? Peki ya köşe yazarlarımız, araştırmacı gazetecilerimiz, röportajcılarımız? Köylerdeki çocuklarımızın, sokaklardaki, kimsesiz çocuk yurtlarındaki, hapisteki çocuklarımızın sorunları nedir, ne değildir, ne yaparlar, ne ederler, ne yerler,ne içerler, nasıl vakit geçirirler araştıran, ilgilenen, yazan-çizen var mı?
Eğitim yazarlarımızın bile neredeyse ilgilendikleri tek konulise ve üniversite giriş sınavları değil mi?
Sekiz onyıl önceydi. 23 Nisan’a birkaç gün vardı. Oturdum, bazı televizyon kanallarındaki ilgileneceklerinitahmin ettiğim 12 programa birer e-posta gönderdim. Çocuklarla ilgili çalışmalarımdan söz ettim. Başta Atatürk ve Çocuklar olmak üzere çocuk için yazdığım kitapların adlarını verdim. Özgeçmişimle birlikte kişisel internet sitemin adresi ile sosyal medyadaki birkaç videomun linkini de ekledim ki bu konuda söyleyecek çok sözümüz olduğu anlaşılsın.
Neden yaptım bunları?
Konuk alsınlar da çocuklar üzerine bir şeyler söyleyelim.
Sonuç?
Kocccamaaaan bir sıfır. Değil davet almak, bir tekinden bileherhangibirgeri dönüş olmadı. Hem de çoğu zaman fellik fellik konuk aramalarına rağmen.
Ama haksız sayılmazlar. Çocuklarımızın nesini konuşacaktık ki?

Marka Flower Çiçekçi