
Çocuğa sorarlar:
“Zor duruma düşen birine ne yapmalı?”
“Yardım etmeli.”
Yetişkine sorarlar.
“Düşene bir de sen vuracaksın.”
***
Çocuğa sorarlar:
“Emniyet kemeri takıyor musun?”
“Takıyorum.”
“Neden takıyorsun?”
“Can güvenliğim için.”
Yetişkine sorarlar.
“Canım, kim uğraşacak öyle şeylerle. Alnımıza yazılmışsa, ölürüz.”
***
Çocuğa sorarlar:
“Yalan söylemek nasıl bir şeydir?”
“Kötü bir şeydir.”
“Demek ki sen yalan söylemiyorsun.”
“Söylemiyorum”.
Yetişkine sorarlar.
“Elbette kötü bir şeydir.”
“Demek ki siz hiç yalan söylemiyorsunuz?”
“Herkes söyleyince biz de söylüyoruz.”
***
Baba psikoloğa on yaşındaki çocuğundan şikâyet eder:
“Benimkinin hiç kendine güveni yok.”
“Sen güveniyor musun çocuğuna?”
“Ben babama bile güvenmem.”
“Demek ki çocuk da sana çekmiş.”
***
“Babacığım, öğretmenimiz söyledi, hayvanlar bile dövülmezmiş. Ama sen beni hep dövüyorsun.”
“Sen hayvan değilsin ki evlâdım!”
***
Çocuğa sorarlar:
“Akıl yaşta değil baştadır, ne demek?”
“Bir çocuk büyüklerden daha akıllı olabilir, demek.”
Yetişkine sorarlar.
“B.k yemişler.”
***
Çocuk:
“Ama babacığım, az önce sattığın o gömleğin bir yeri yırtıktı.”
“Biliyorum, oğlum.”
“Öyleyse neden sattın, babacığım? O amca çok üzülecek.”
“Gözü kör müydü, oğlum. Görseydi!”
***
Çocuğa sorarlar:
“İki kişinin kavga ettiğini görürsen ne yaparsın?”
“Koşar, polis amcalara haber veririm.”
Yetişkine sorarlar.
“Tohumuna para mı verdim? Yesinler birbirlerini!”