Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Evet evet, yanlış okumadınız. Çocuklarımızı tanımıyoruz. Çünkü tanımak dostluk, arkadaşlık yapmakla olur. Bizlerse ne bunu yapıyor, ne de sohbet ediyoruz onlarla.
Ne isteklerini, tercihlerini, sorunlarını, fikirlerini dinliyor, ciddiye alıyor, ne duygularına saygı gösteriyor, ne de adam yerine koyuyoruz.
Örneğin haftada kaç saatimizi ayırıyoruz onlarla ilgilenmeye? Sorularını ne kadar dikkatle dinleyip cevaplandırmaya çalışıyoruz? “Büyü de ondan sonra konuş!” deyip kestirip atmıyor muyuz? “Çocuk benim değil mi? Döverim de, söverim de, kime ne!?” anlayışında değil miyiz?
Böyle olunca nasıl tanıyor olabiliriz onları? Nasıl bildiğimizden daha zeki, akıllı, mantıklı, kişilikli, bilgili, yaratıcı olduklarını anlayabiliriz?
Nereden biliyorum böyle olduklarını?
Bugüne kadar 200 bine yakın çocukla buluştum.Kendimden çok onları konuşturdum. Bu sayede biliyorum.
Örneğin büyüklerinin yaptığı mantık hatalarını düzelten nice çocuklar gördüm.
Üç elmayla iki armudun toplamı için “Beş meyve” diyen hem de yuva çocukları gördüm. Âdeta yetişkin bir şairmiş gibi dizeler yazan çocuklar gördüm. Bir yandan sohbet ederken, bir yandan da öykü yazan çocuklar gördüm. Tıpkı bir düşünür gibi felsefe yapan çocuklar bile gördüm, vs.
Hemen hepsi de çok zekî, yetenekli, yaratıcı çocuklar! Ama acaba kaçımız farkında bunun?
Anlamak mı istiyorsunuz, alın çocuğunuzu karşınıza,bi güzel sohbet edin onunla. Ama onun da sizin gibi bir insan, bir birey, bir kişilik olduğu bilinciyle yapın bu işi. Tıpkı bir yetişkin arkadaşınızla sohbet eder gibi sohbet edin. Söylediklerini önemseyin, ciddiye alın ve bunu hissettirin ona. Ondan bir şey öğrendiğinizde söyleyin bunu ona. Korkmayın, değil şımarması; daha da olgunlaştığına tanık olacaksınız.
Ve göreceksiniz ki “Meğer benim çocuğum neymiş de farkında değilmişim” demekten kendinizi alamayacak ve üzüleceksiniz. Hatta vicdanınız sızlayacak.
Yine göreceksiniz ki o günden itibarın sizi daha çok sevip saymaya başlamış, sözünüzü daha fazla dinler olmuş, sorumluluk duygusu daha da gelişmiş.
Diyorum ki bugünden tezi yokbi deneyin şu işi. Sadece yarım saat yetecektir bunun için. Öyleyse verin çocuğunuza yarım saatinizi. Ama sıkılmadan, angarya olarak görmeden, sabırla, sevgiyle, anlayışla, uygarca yapın bu işi. Tıpkı yetişkin bir arkadaşınızla konuşur, söyleşir, dertleşir, sohbet eder gibi yapın. Göreceksiniz ki hızla açılmaya, aklını, mantığını, zekâsını, yaratıcılığını, bilgisini döktürmeye başlamış.
“Kolay gelsin” demiyorum. Çünkü zaten zor değil. Yeter ki söylediklerimi uygulayarak hareket edin. Eğer biraz zorlanırsanız sakın kızmayın çocuğunuza. Sizden önce Allah’ın olduğunu hatırlayın.