Reklam

ERKEK ŞİDDETİ, KADIN CİNAYETLERİ VE ÇOCUKLAR

Yayınlama: 28.11.2025
A+
A-

Üç gün öncesi, yani 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günüydü. Kadınlarımız Taksim’de toplanmışlar, Galatasaray’ Meydanına doğru yürüyüş yapmak istiyorlar.

Sebep?

Kadın cinayetlerini, erkek şiddetini protesto etmek.

Ama önleri öylesine sıra sıra bir polis barikatıyla kesiliyor ki sanırsınız ortalığı kana bulayacaklar.

Oysa yapmak istedikleri ama yaptırılmayan yürüyüş en demokratik ve anayasal haklarından biri.

Devlete düşengörevsebu haklarını güvenlik içinde kullanmalarını sağlamak.

Hayır, tam tersiyapılıyor.Hem de öyle biryapılıyor ki sanırsınız işgal askerlerine karşı harekete geçilmiş.

Yahu iyi de kadınlarımızerkek şiddetine, kadın cinayetlerine karşı seslerini yükseltmesinler mi? Çocuklarının annesiz kalmalarına karşı çıkmasınlar mı?

Neden takdir edilmeleri, alkışlanmaları gerekirken böyle şeylere maruz kalıyorlar?

            Bırakalım da şiddet de, cinayetler de devam mı etsin?

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu verilerine göre 2008’de 806, 2009’da 109, 2010’da 180, 2011’de 121, 2012’de 210, 2013’te 237, 2014’te 294, 2015’te 303, 2016’da 328, 2017’de 409, 2018’de 440, 2019’da 474 olmak üzere 2008-2019 yılları arasında 3.185 kadın öldürülmüş.

İçişleri Bakanlığının verilerine göre de 2022’de 334, 2023’te 315, 2024’te 394 kadın cinayeti işlenmiş.

Unutmamalı ki o kadınların büyük çoğunluğu aynı zamanda birer anne idi.Dolayısıyla kim bilir, kaç bin çocuğumuz annesiz kaldı bugüne dek.Buna karşı çıkmasınlar mı? Tekdir edilmek yerine takdir edilmeleri gerekmez mi?

Yine unutmamalı ki ister birey olsun, ister devlet, kadına şiddet uygulayanlar sadece acizliklerini kanıtlamış olurlar.

Prometheus, tanrıların kurduğu düzene karşı geldiği için zincire vurulmuştu. Kadınlar da erkeklerin kurduğu düzene, yani erkek egemen düzene karşı geldikleri için zincire vurulmak isteniyor.

Saçı uzun olanın aklının kısa olacağına inanmanın başka anlamı olabilir mi?

Böyle bir inanç, inananın kısa akıllı olduğunu kanıtlamaz mı?

Bir düşünün: Neden hemen hemen bütün filmlerdeki başrol oyuncularıyla romanlardaki başkarakterlerin ezici çoğunluğu erkek? Erkeğin kadın üzerinde kurduğu tahakkümünbir başka kanıtıda bu değil mi bu?

Daha ne olsun?

“Rahim” sözcüğünün hem Yaratıcı’nın adlarından biri, hem de kadın üreme organının adı oluşu, çok anlamlı bir hakikati ortaya koymuyor mu?

Öyleyse İstanbul Sözleşmesinden çekilmekle ne kazandık?

Eğer “Yeryüzünde gördüğünüz her şey kadının eseridir” diyen Atatürk’ün bu sözünü dinlemiş olsaydıkkadınlarımızı susturmaya, ezmeye, katletmeye kalkar mıydık?

salimkocak@gmail.com

 

           

           

 

Marka Flower Çiçekçi