Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Dönen dönene, vuran vurana, kaçan kaçana, çalan çalana… Ama böyle zamanlarda sağlam karakterin değeriyle ak koyunla kara koyunun farkı daha iyi anlaşılır. Malum, diyalektik kuraldır: Her şey zıddıyla bilinir.
***
Devletin parası halkın, yani hepimizin parası demek. Ama farkında mısınız, sanki öyle değilmiş gibi bir algı var hepimizde. Oysa devlete gökten inmedi ya o paralar. Ödediğimiz vergilerle toplandı. O paralarda çocuklarımızın da hakkı var ama bu bile gelmiyor aklımıza.
***
Fatma Betül Sayan Kaya, Sermaye Piyasası Kanununa göre vurduğu paranın iki katını, yani 4 milyar 150 milyon lira iade emesi gerekiyordu. Ama 1 milyar 860 milyon lira iade etti. Yani tamamını değil; yarısına yakınını. Dahası var: Beş ay önce, yani 4 milyar 150 milyon lirayı fonda vurdukları gün bankaya yatırmış oldukları için oradan aldıkları 163 milyon liralık faizi ceplerine aktardılar. Yani halkın parasıyla faiz elde ediyorlar ama o parayı halka geri vermiyorlar. Demek ki hâlâ çalmaya devam ediyor ve bütün bunları da kocasıyla birlikte yapıyor. Demek ki hâlâ utanmıyorlar. Utansalardı bunları yaparlar mıydı?
***
O kadar siyasetçi içinde sadece Fatma B. S. Kaya mı soyguncu oldu? Diğerleri hangi cehennemde yahut cennette tatil yapmaktalar? Bu işin peşini bırakmamalı. En azından çocuklarımızın hakkı için bırakmamalı. Bırakanlar soyguncularla suç ortaklığı yapmış olurlar.
***
Soygunun bu kadar büyüğünü, arsızını, yüzsüzünü, açgözlüsünü, vicdansızını, utanmazını, devleti teslim alanını görmedik. Gören varsa çıksın ortaya.
***
Adalet Bakan Akın Gürlek, Anadolu Ajansına verdiği mülakatta ellerinde fon vurgunlarından yüksek miktarda para kazananların listesi bulunduğunu, beşinin parayı iade ettiğini söylemiş. 1. O beş kişi soyguncu olmaktan çıkmış mı oldu? 2.Liste neden açıklanmıyor?
Sanki benim de kimse bilmiyormuş gibi soruşum yok mu, galiba herkesi güldürüyorum.
OKULA İLK YARDIM ÇANTASIYLA GİTMEK
“Öğrencilerim bir tehlike anında atlayıp kaçabilmek için özellikle cam kenarında oturmak istiyor. Bugün 10 yaşındaki bir öğrencim okula ilk yardım çantasıyla geldi.” Bunu söyleyen bir öğretmen. Şimdi soruyoruz: Ne olacak bu çocuklarımızın, öğretmenlerimizin, okullarımızın hâli? Nereye kadar devam edecek bu şekilde? Yöneticilerimiz uyuyor mu? Yoksa “uyanık” oldukları için mi böyle oluyor? Yeter artık, düşün yakamızdan!