Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
[responsivevoice_button voice=”Turkish Female” buttontext=”Oku”]
Artık televizyon haberlerini izlemiyoruz.
Çoğu genç haber izlemekten uzak duruyor.
Gazete okuma alışkanlığımız gittikçe azaldı.
Kitap zaten hep okuruz.
Ancak lafta…
Radyo dinleyen sayısı iki elin parmaklarını geçmiyor.
Araçlarında radyo dinleyenlerde konuşma çıkınca frekans değişiyor.
Sabit bilindik program dinleyen sayısı yok denecek kadar az.
Sabah işe giderken ve iş çıkışı belki trafikteyken takıldığınız bir radyo olabilir.
Artık ajanslar radyodan da takip edilmiyor.
İnsanlar gülmek istiyor.
Az biraz ciddi bir şeyler konuşulunca kaçıyorlar.
*****
Peki, biz haberi nereden alıyoruz?
Durun önce haberleri takip ediyor muyuz?
Bunu cevaplamak gerekir.
Gerçek şu ki haberleri takip eden kişi sayısı da azalıyor.
Bunu iyi bilin.
Yeni nesil maalesef ki ülke gündemi gibi konulardan uzak yetişiyor.
Varsa yoksa eğlence arıyorlar.
*****
Gelelim ilk soruya.
Haberleri nereden takip ediyoruz?
Maalesef ki ciddi habercilik anlayışı gün geçtikçe yok oluyor.
Ancak yeni nesil medyada haberler artık dijital ortamlardan takip ediliyor.
Kısa ve öz haber veren okunuyor.
Ancak doğruluğu teyide muhtaç kaldığı da aşikar.
Bazı internet siteleri “tıklama” yani ziyaretçi çekmeye yönelik başlıklar attıkları için insanları bıktırdılar.
Anlayacağınız bu kulvarda bir tepki oluşmaya başladı.
Elde kaldı bir tek sosyal medyamız.
Onun elebaşları da facebook ,instagram ve twitter dan oluşuyor.
Hepsi aynı mecra aslında ya neyse…
Onu başka yazıda anlatırız.
*****
Artık anladık kısa bilgilendirme notlarını okumayı seviyoruz.
Bu tip yazıları da paylaşıyoruz.
Yazdıklarımız bir şekilde domino taşı etkisi yaratılabiliyor.
Her domino taşının kendinden bir buçuk kat daha büyüğünü devirebildiğini biliyoruz.
İşler böyle ilerliyor.
İşte sosyal medyanın gücü burada ortaya çıkıyor.
Artık her birey haberci oldu.
Her kullanıcı da “bireysel haberler ajansı” abonesi…
Büyük sorunda burada başlıyor.
Kontrolsüz ve sahte hesaplarla asılsız haberler ortaya atılıyor.
Birden bire kartopu gibi büyüyorlar.
Karanlık bir kafadan atılan taş birçok kişiyi uğraştırıyor.
Sonuç ise tamamıyla zaman kaybından başka bir şey olmuyor.
*****
Peki, ne olacak?
Hemen belirteyim.
Bu da kesinlikle bir süreçtir.
Zaman içinde insanlar bilindik kişilerin resmi yazılarına inanması gerektiğini anlayacak.
Yalancının mumu hikâyesini hepimiz biliriz.
Bir süre sonra o yalancıların başı yanacak.
Ancak kimse yardımlarına koşmayacak.
İnsanlar da bu kişilere inanmamaları gerektiğini anlayıp teyit isteyecekler.
Bu teyidi de yine kendileri yapacaklar.
İşte o noktada bilindik güvenilir yazarlar ortaya çıkacaklar.
“Şu kişi yazdıysa doğrudur.”diyecekler.
Az bekleyin böyle kişiler zaman içinde ortaya çıkacaklar.
İşte sosyal medyanın “yeni haber kanalları da” böyle oluşacak.
*****
Bunu en çok kar tatili haberlerinde görüyoruz.
Herkes bir şey atıyor ortaya.
Ancak bir kişi açıklama yapınca tamam diyoruz.
İşte bu da aynen öyle işleyecek.
Facebook bile bu konuda adım attı.
Tanınmış kişi, güvenilir demek adına doğrulama işareti koymaya başladı.
Bu ne demek oluyor?
İsminin yanında mavi tik olan kişi gerçektir.
Sorumluluk almış ve yazdıklarım benim diyor.
Facebook onu tanımış, kontrol etmiş, bilgilerini onaylamış oluyor.
Diğer sosyal ağlarda aynı şeyleri yapıyorlar.
Youtube, facebook, twiter, instagram vb. platformlar artık kişi ya da işletme hesaplarını doğrulama yoluna gittiler.
İşte bu noktada güvenilir kaynaklar ortaya çıkacak.
Biraz zaman verin.
Her ülke, her bölge, her şehir, her ilçe, her mahalle de tanınan bilinen yazarlar olacak.
Onların yazdıkları önemli olacak.
Onlar önemli haberleri doğrulamadıkça hiçbir önemli haber anlam taşımayacaklar.
Aynı şekilde haber siteleri de böyle olacaklar.
İki günlük siteler değil de yıllarını bu işe vermiş ciddiyetli habercilik yapan marka kişilerin siteleri güvenilir olacak onlar takip edilecekler.
İşleyiş bu yönde yelken açmış ilerliyor.
Yakın zamanda her şey daha da net olacaktır.
Az zaman veriniz.
Tek tek yaşayıp hep birlikte göreceğiz.
Saygılarımla…