Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Yok abi, dinleyen yok.
Anladım artık.
Kesinlikle deprem öncesi neler yapılabilir konuşulmayacak.
Mümkün şartlarda mevcut idareciler ile bu iş olmayacak.
Tek ben mi yaşıyorum Tekirdağ’da?
Tek benim mi aklıma geliyor?
Yok mu gazetecilerden başka kimse?
Neden hep olası deprem sonrasını konuşuyoruz?
Niye hiç deprem öncesinde yapılması gerekenler konuşulmuyor?
Aklım almıyor.
***
Tekirdağ’da belediyeler deprem sonrası hazırlık yapıyor.
Valilik deprem sonrası olası senaryoları masaya yatırıyor.
Yok abi.
Kimse deprem öncesini bir türlü sormuyor.
Bir türlü konu etmiyor.
Tek kaldım.
Tek başıma yazıyor, tek başıma dertleşiyorum.
Okur ve takipçilerden de destek yok.
Bu tarz yazıları paylaşan sayısı iki ya da üç kişi oluyor.
Daha ötesi yok.
Kimse umursamıyor.
Herkes boş vermiş durumda.
***
Tek başına nereye kadar kürek çekerim ki?
Ne kadar gider böyle?
Ya da nereye varır?
Olmaz, biliyorum.
Ama işte tarihe not düşüyorum.
Gazete köşe yazılarımın çoğu böyledir.
Olmayacağını bilirim.
Ancak gazetelerin tarih sayfalarında kaldığını bildiğim için yazarım.
Yoksa zamanın tek akıllısı ben değilim.
Neden zor olanı istiyorum?
Neden kolay olanı konuşmuyorum?
Yıkama yağlama yazıları, methiyeler dizmiyorum.
İşte gerçekleri görmek ve onları anlatmak böyle bir şeydir.
Başka hiçbir şey yapamaz, sadece gerçekleri der durursunuz.
***
Tabii vaktinde anlayanlar olursa.
Genelde olmaz.
Geç olacak.
Deprem olacak.
Ardından “Neden deprem öncesi önlem almadık?” denilecek.
O vakit gelince birileri, “Timuçin Çınar çok yazdı. Kimse dinlemedi.” diyecek.
Umarım öyle sonuçlanmaz.
Ancak Tekirdağ’da durum tam da bu yönde ilerliyor.
***
Özetle; kentsel dönüşüm ve maddi destekleri ne zaman konuşacağız?
Ne zaman olası depreme karşı önlem alacağız?
Ne kadar sürede kaç konut yenilenecek, kaç kişinin hayatı daha güvenli kılınacak?
Tüm mesele budur.
Gerisi teferruattır.
Saygılar…