Reklam

HAYATA BAKIŞ

Yayınlama: 12.07.2024
A+
A-

 

 

Babam o günlerde 35 yaşında olmalıydı ki Cahit Sıtkı’nın meşhur 35 YAŞ ŞİİRİ’ni dilinden düşürmezdi:

 

                                   Yaş otuzbeş,yolun yarısı eder,

                                   Dante gibi ortasındayız ömrün,

                                   Delikanlı çağımızdaki cevher

                                   Yalvarmak yakarmak nafile bugün,

                                   Gözünün yaşına bakmadan gider.

 

                                     Şakaklarıma kar mı yağmış,ne var?

                                     Benim mi Allah’ım bu çizgili yüz?

                                     Ya gözler altındaki mor halkalar,

                                     Neden böyle düşman görünürsünüz,

                                     Yıllar yılı dost bildiğim aynalar?

 

Gün geldi, bu şiir üzerinde düşünmeye başladım. Ve gördüm ki Cahit Sıtkı da, babam da boşu boşuna üzmüşler kendilerini. Bardağın boş yarısını görürlerken dolu yarısını ıskalamışlar.

Tamam, şairler hüznü severler. Hüzün biraz da gıdalarıdır onların.Şiir demek biraz da hüzün demektir zaten. Ama bir de “ama”sı var bu işin. Eğer yolun yarısı gitmişse, diğer yarısı duruyor demektir çünkü. Bir başka ifadeyle bardağın yarısı boşalmışsa dolu yarısı duruyor demektir. Dolu yarısını görmek varken neden boş yarısını görüyorduk? Hem de gözün o yarıyı görmesi daha kolayken..

Bunun üzerine oturdum, o dizeleri kendi anlayışıma uyarladım. Cahit Sıtkı’nın izniyle:

 

                                    Yaş otuz beş, henüz yarısı yolun,

                                    Çok var, daha ortasındayız ömrümüzün,

                                    Genç kalmaktır çağımızdaki cevher,

                                    Yalvarmak yakarmak da neyin nesi?

                    Beni bekler şu yarısı ömrümün.                                  

 

                                      Şakaklarıma kar da yağmış, çok şükür,

              “Yaşıyorsun” diyor yüzümdeki çizgiler,

                                      O çizgileri görmeden veda etmek de vardı

Veda etmek de vardı bugünleri göremeden,

Ölmemişim, yaşamışım bugüne kadar.

 

Haksız mıyım?.. Mantıksız mı şu söylediklerim? Aynaları düşman değil; tam tersine dost bilmek gerekmez mi? Öyle ya; onlara her bakışımızda bize hâlâ yaşamakta olduğumuzu,hayatta olduğumuzu söylemiyorlar mı?

Tıpkı zaman gibi hayatta hiçbir şey mutlak gerçek değil. Her şey o şeyleri nasıl algıladığımıza bağlı. Hepsi de rölatif, yani göreceli, izafi.

Nitekim bendeniz 25’in 50’ye eşit olabileceğine inanan biriyim.

Bunu da bir başka yazımızda ele alırız.


 

MANTIK JİMNASTİĞİ

(Düşünmeyi Sevenler İçin)

“Yaşar Kemal’in başyapıtlarından biri de Yılanı Öldürseler adlı romanıdır.”

Mantıksızlık nerede?

(Cevap gelecek yazımızda)

 

            Geçen yazımızdaki cümle şöyleydi:

“Üç yaşındaki oğlunun bakıcısı tarafından dövüldüğü ortaya çıktı. Söz konusu iddiaya göre çocuk evlerinin bahçesinde dövülmüş.”

Mantıksızlık nerede?

Dövülme ortaya çıktığına göre iddia olmaktan çıkmış demekti. Bir şeyin hem iddia, hem gerçek olduğunu söylemek mantıksızlık olur.


 

Marka Flower Çiçekçi