Reklam

İDEAL BİR BABA: PROF. EMRE KONGAR

Yayınlama: 24.09.2025
A+
A-

Prof. Dr. Emre Kongar’ın üniversite eğitimi için ABD’ye giden ikiz kızları Elif ile Ebru’ya yazdığı mektuplardan alıntılar yapmak istiyorum bugün. 2000 yılında Kızlarıma Mektuplar adıyla kitap olarak da yayınlanmıştı o mektuplar.

Her satırı dikkatle okumanızı tavsiye ederek işte oradan bazı satırlar:

“Bizim evimiz de, gönlümüz de size her zaman açık, tabii bizimle oturmak isterseniz.”

“Bu mektubu da, mektubun başlığını da eleştirebilirsiniz.

“Acaba bir baba olarak nerelerde hata yaptım, nerelerde bazı şeyleri atladım, nerelerde sizi üzdüm ve nerelerde sizi hayâl kırıklığına uğrattım?”

“Dilerim beni, baskıcı, benmerkezci, çocuklarını anlamayan, katı ve duyarsız bir baba olarak görmüyorsunuzdur.”

“Bütün kararları konuşarak, danışarak, birlikte almış olduğumuzu anımsatmak isterim.”

“Sevgili kızlarım, sevme, âşık olma ve bunu dışarı vurma özgürlüğü, kadın haklarının ve kadın özgürlüğü hareketinin bir parçasıdır.”

“Yaptıklarımla ya da eski söylediklerimle ters düşen sözlerime takılmanızı, bu konuda espri yapmanızı ve beni açmaza düşürerek, yaşamımdaki çelişkileri vurgulamanızı özlüyorum.”

“Özellikle de liseyi bitirdikten sonra, baba-kız ilişkisi, hemen tümüyle karşılıklı sevgiye, saygıya ve güvene dayalı bir dostluk ilişkisine dönüştü. Bilmem siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?”

“Bugünlerde özlemini çektiğim niteliğiniz, sadece dostluğunuz değil, keskin zekânızla bana yönelttiğiniz eleştiriler. (…) Ölene kadar sizlerin zekânızdan yararlanmak ve kendimi geliştirmek istiyorum. Dilerim bu olanağı benden esirgemezsiniz.”

“Anneniz evi yeni badana-boya yaptırdı. İyi ki çocuklara duvarları kirletmeyin dememişiz diyorum, kendi kendime.”

“Bize gelince sevgili kızlarım, en çok eleştirel zekânızı özlüyorum. Çünkü bu zekânız, dostluğunuzla, yani güvene dayalı engin sevginizle bütünleşince, sadece yaşamım zenginleşmekle kalmıyor, bu yaşta bile kendimi geliştirme fırsatı buluyorum.

“Şimdi siz büyüdünüz, yetiştiniz, bizim gelişmemize katkıda bulunuyorsunuz. İmza: Çocuklarının deneyimlerinden yararlanan ve bununla övünen babanız.”

“Daha ilkokulu bile bitirmemişken yaptığımız demokrasi sohbetlerinde ele aldığımız özgürlük ve eşitlik konularının…”

“Sizlere bu mektubu, biraz da kendimi eleştirerek, sizler için yeterince iyi bir baba, çünkü yeterince iyi bir dost olamamış olduğumu düşünerek, buruk duygularla yazıyorum. (…) Keşke diyorum, onları daha fazla dinleyebilseydim ve daha iyi tanıyabilseydim.”

Görüldüğü gibi Emre Hoca öyle bir baba ki birlikte veya ayrı oturma tercihini çocuklarına soran… Onlara kendini eleştirme, düşüncelerine katılmama hakkı tanıyacak kadar demokrat… Aşkı kızlarıyla konuşabilecek kadar çağdaş…

            Çocuklarına, kendisine kızabilecek derecede özgürlük tanıyan… Kendisini eleştirmelerini isteyen… Babalığını nasıl bulduklarını soran… Kararları çocuklarıyla birlikte veren… Çocuklarını “dost” olarak gören,  ama dostluğun tek taraflı olamayacağından hareketle onaylarını almak isteyen… Eleştirilerini özleyen…

            Zekâlarıyla kendini geliştirmek isteyen…Çocuklarının kendisini geliştirdiğini söyleyen… Çocuğunun, sırf yeteneğini rahatça sergileyebilsin diye evin duvarlarını kirletmesine izin veren… Çocukları henüz ilkokul çağındayken bile onlarla demokrasi, özgürlük ve eşitlik üzerine sohbet eden… Bütün bunlara karşın babalığını yetersiz bulan, eleştiriye açık olan…

İşte bütün babalara örnek olası bir baba.

 

Marka Flower Çiçekçi