Reklam

KADIN MÜCADELESİ SEMİNERİ

Yayınlama: 28.05.2025
A+
A-

Geçtiğimiz günlerde Tekirdağ Barosu Kadın Hakları ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Komisyonu ile Namık Kemal Üniversitesi Türk Kadınları Topluluğu birlikte “Dünden Bugüne Kadın Mücadelesi”konulu bir seminer düzenlemiş.

Haberim olsa izlemek ve mümkün olursa biraz da katkı yapmak isterdim.

Ancak buradan da yapabiliriz diye düşündüm. Zira aynı konuda yayınlanmış kitabımız bile var: Erkeklik ve Faşizm altbaşlıklı ERKEKLİĞİN DURUŞMASI. Oradan bazı alıntılarla yapalım katkımızı:

“Adalet sözcüğü ağızlardan düşmemeye devam ediyor. Demek ki insanın adalet arayışı devam ediyor. Bunun en çok arandığı yer de erkekle kadın arasındadır.

Honore de Balzac’ın ünlü sözüdür. Diyor ki:

            “Yasalar örümcek ağı gibidir. Zayıflar ağa yakalanırlar ama güçlüler delip geçer.”

O yasaları yapanların ezici çoğunluğu da erkek olduğuna göne ağa hangi cinsiyetten kimselerin yakalandığı kendiliğinden ortaya çakmış olmakta. Bunun da adı“erkek faşizmi”nden başka bir şey olamaz.

1960-2021 yılları arasında kadınlar sadece 58 ülkenin yönetiminde bulunabilmişler. Bu da ülkelerin neredeyse dörtte biri demek. Son elli yılda ise sadece 13 ülkenin birden fazla kadın lideri olmuş. Dünyadaki şirket yöneticilerinin sadece yüzde 5’i kadın. Yönetim kurullarındaki üye oranı ise yüzde 20’nin altında.

Bu oranlar geçmişe gittikçe daha da düşmekte. Tarih boyunca kaç ülkede, kaç meslek alanında yüksek düzeyde kadın yönetici görüldü bilemiyoruz ama, az önceki oranlardan hareketle tahmin etmek güç olmasa gerektir.

Bu tablo hangi cinsiyetin eseridir? Tarihteki ve günümüzdeki ülke yöneticilerinin -veya dünya liderlerinin- ezici çoğunluğu erkek olduğuna göre hangi cinsiyetin?

İyi de neden erkek, faşist bakış açısına sahiptir kadına karşı? Akıl ve zekâda üstün olmadığına göre –ki bilim bunu kanıtlandı- tek bir yanıtı olabilir bu sorunun. O da fiziksel güç, yani kaba kuvvet üstünlüğü.

Ama gelin görün ki buna rağmen küçümser, küçük düşürür, rencide eder, aşağılarız kadını.

            Kanıt mı? Buyurun:

            “Saçı uzun, aklı kısa,” “Kadın aklı gâh uzar, gâh kısalır,” “Kadının şamdanı altın olsa mumu dikecek erkektir,” “Oğlan doğuran övünsün, kız doğuran dövünsün,” “Kızını dövmeyen, dizini döver,” “Kız doğuran tez kocar,” “Kız yükü, tuz yükü,” “Kızın var mı, derdin var,” “Kadın anasının sarığı, kocasının çarığıdır,” “Kadının şamdanı altın olsa mumu dikecek erkektir,” “Avrat malı, kapı mandalı,” “Erkekçe söylüyorum.”

            Bitmedi.  

            “Keseye kadın eli girerse bereketi azalır,” “Avradın kazdığı kuyudan su çıkmaz,” “Kadın şerri şeytanın şerrine eşittir,” “Avratta vefa, zehirde şifa olmaz,” “Kadın kısmına sır verilmez,” “Kadını sırdaş eden esrara tellal aramaz,” “Kadının bir aklı, erkeğin dokuz aklı var,” “Kızı kendi başına bırakırsan ya davulcuya gider, ya zurnacıya,” “Benim derdim inekle dana, karının derdi sürmeyle kına,” “Damın damlamasından, karının vızırtısından uyunmaz,”  “Kırk yılda bir karı sözü dinlenmeli,”, “Er kocarsa koç, karı kocarsa hiç olur”, “Elinin hamuruyla erkek işine karışma”, “Kadın yüzünden gülen ömründe bir kere güler,”

İyi de bu kadınlar bizim anamız, bacımız, kızımız, teyzemiz, halamız, büyük annemiz, babaannemiz değiller mi? Onlara bu gözle bakmak aşağılanmayı onların değil; biz erkeklerin hak ettiğini kanıtlar ama bunun bile farkına varamayacak derecedekadın hakları karşıtlığı yaparız.

            Onlar mücadele etmesin de kimler etsin?

 

Marka Flower Çiçekçi