MUTLU KENTTE ÜZÜCÜ OLAYLAR

Yayınlama: 30.06.2018 10:12
A+
A-

Geçen gün arkadaşlarla sohbet ediyoruz.

Gazeteci yakın bir arkadaşım.

Tekirdağ sahilde Mutlu Kent Çay Bahçesinde başından geçenleri anlattı.

Ağzım açık dinledim.

Yani yakından tanıdığım biri olmasa inanamayacağım cinsten olaylar zinciri anlattı.

***

Neyse size de anlatmaya başlayayım.

Sohbet ediyoruz.

İşler güçler derken sahilde olan güzelliklerden bahsettik.

Süleymanpaşa Belediyemizin yaptığı güzel işlerin beni de onu da her vatandaş gibi mutlu ettiğini konuştuk.

“Bak sana ne anlatacağım.”dedi.

Başladı anlatmaya;

Arkadaşla birlikte sahilde bisiklet kiraladık.

Bir kaç tur yaptıktan sonra biraz dinlenmek ve çay içmek istedik.

İlk tercihimiz Süleymanpaşa Belediyesi Mutlu Kent Çay Bahçesi oldu.

***

Sahil insan bakımından yoğun olunca, haliyle çay bahçesinde de boş masa yoktu.

Biz de bisikletlerimizi çay bahçesi kenarına çimlerin oraya bıraktık.

Bisikletler çalınmasın diyerek çay bahçesinde boş olan iki sandalyeyi alarak bisikletlerin yakınına oturduk.

***

Çay bahçesinde görevli garsondan iki çay istedik.

Garson geldi.

Parayı aldı gitti.

Sonra geri geldi.

Sert bir tavırla.

Burada oturamazsınız.

“O sandalyeleri yerine koyun.”dedi.

“Yanımda olan arkadaş neden?” diye sorunca; “Burada oturamazsınız yerine koyun o sandalyeleri.” gibi ters bir üslupla cevap verdi.

Garsonun tavrına alınan yanımdaki arkadaşım.

“Kalkmıyoruz, oturacağız.”dedi.

“Garsonda kalkmazsanız zabıta çağıracağım.”dedi.

***

Her neyse ben olay uzamasın diye yanımdaki arkadaşa; “aldığımız sandalyeleri yerine koyarak kalkmamızı” söyledim.

Oradan kalktık.

“Ancak çay paralarını alan garsona çay getirmedin paramızı geri ver.”deyince soğuk bir şekilde paramızı geri uzattı dedi.

***

Buraya kadar olan konuyu ilk dinlediğimde ne kadar basit bir şeyden ne kadar büyük bir sıkıntı çıktığını gördüm.

Bir çalışanın bu kadar mekanını sahiplenmesi güzel de, mekana gelen müşteriye bu şekilde konuşuyor olmasını hiç doğru bulmadım.

O gün morali de bozuk olabilir.

Ya da her hangi bir nedenle böyle konuşmuşta olabilir.

Ama iş hayatında gün içinde böyle onlarca kişiye davranması ne kadar doğrudur.

Bence kesinlikle doğru değil.

***

Ben uzun yıllar garsonluk yaptım.

İşletme fakültesi öncesi Trakya Üniversitesi Turizm MYO ‘da okudum.

Tekirdağ Kumbağ’da ve çeşitli yerlerde ekmek paramı kazanmak için garsonluk yaptım.

Özel işletmelerde çalıştığımdan mıdır bilmem bize müşteriye saygısızlık etmememiz öğretildi.

Yani eğitimliyim de bu konuda.

O yüzden boş konuşmuyorum.

Bize okulda müşterinin her zaman haklı olduğu anlatıldı.

***

Kraldan çok kralcıları işe alırsanız.

Babasının işi gibi davranır diyemeyeceğim.

Babasının işi olsa kesinlikle öyle yapmaz.

Böyle olunca da kafasına göre takılıyorlar.

Her neyse o garson arkadaşa işini öğretmek istemem.

Ama şunu hatırlatmalıyım.

Yaptığı davranışlar birebir direk belediye başkanına artı ve eksi oluyor.

Bu sebeple kendi ruh halini kendi çapında yaşamalı.

Ve kimsenin kötü görünmesine asla neden olma hakkını kendinde görmemeli.

***

Olayı ben yaşamadım.

Ancak zabıta çağıracağını söyleyen garson arkadaştan ricam mekana gelen zurnacı, davulcu, çiçekçiler ve dilencileri de görünce aynı duyarlılığı sergilemelidir.

Sahil Mutlu Kent Çay Bahçesinin hemen yanında olan çay bahçesinde bu tiplerin hiç birine müsaade edilmezken sizin orada müsaade ediliyorsa siz işinizi iyi yapmıyorsunuz demektir.

Umarım bu yazım yetkili kişilere ulaşır.

Ve bu konu hakkında gerekli incelemeler yapılır.

Çünkü dedim ya burada zarar gören sadece başkan oluyor.

Sizinde umarsızca ona zarar vermeye hiç hakkınız yok.

Saygılarımla…

Yazarın Son Yazıları
Marka Flower Çiçekçi