Reklam

PKK, “İMHA” VE “SOYKIRIM”

Yayınlama: 14.05.2025
A+
A-

PKK’nın yaptığı fesih açıklamasında bir kez de değil, tam dört kez “imha siyaseti”, beş kez de “soykırım”denilerek Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Kürt halkını imha etmeye çalışmak ve ona soykırım uygulamakla suçlanıyor.

Evet, devletin geçmişte isyan edenleri imha ettiği, PKK’yı da imha etmeye çalıştığı doğrudur elbette. Buraya kadar tamam. Ancak ne yapmış da Kürt halkına karşı “imha siyaseti” uygulamış? Yani devlet, hemen her Türk ailesi içinde bulunan bir Kürt damada, geline, anneye, babaya, anneanneye veya babaanneye karşı imha siyaseti mi gütmüş? Yine yani devlet, aile bireylerini birbirine düşürmek, onları parçalamak için mi çalışmış?

İşte asıl imha edilmesi gereken anlayış bu.

Soykırım konusuna gelince…

Soykırım, bir soyu kurutmak veya kurutmaya çalışmak demek olduğuna göre demek ki devlet, Kürt yurttaşlarımızın soyunu kurutmak istemiş, öyle mi?

Terör örgütü PKK ile Kürt halkını aynı kefeye koymaktan başka ne anlama gelir bu?

Dolayısıyla PKK feshedildiğine göre Kürt halkı da mı feshedilmiş olmakta?

Düşününüz ki bugüne kadar hiçbir yabancı devlet dahi Kürtlerle ilgili soykırım iddiasında bulunmamış, böyle bir şeyi ağzına dahi almamıştır. Ermenilere dönük olarak pek çok ülke tarafından ve hem de resmî olarak öne sürülmüş olmasına rağmen, Kürtler için hiçbir zaman iddia edilmiş değildir böyle bir şey. Eğer PKK iddiasının sadece bir parçası dahi geçerli olsaydı, pireyi bile deve yapmaktan geri dururlar mıydı?

Bütün bu açık gerçeklere rağmen sen kalk, Yedi Düvel’in bile yapmadığını yaparak imhadan, soykırımdan söz et, ondan sonra da barış ve kardeşlik nutukları at.

Dahası bunlarla da yetinme; bir de Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin atıldığı Lozan’ı hedef al, üniter devleti kuran 1924 Anayasasına başkaldır, devlete ayar vermeye kalk, ondan sonra da barış ve kardeşlik savunusu yap… Bu düpedüz Türk devletini de, Türk halkını da aptal, keriz, enayi yerine koymaktan başka nedir?

Fesih açıklamasında kullanılan üsluba gelince… Son derece tehditkâr, üstenci, ders verici, benmerkezci bir üslup. Böyle mi olmalıydı barış ve kardeşliği tesis edecek anlayış?

İçte ve dışta kimler vermiş olabilir PKK’ya bu cesareti? Kimlerse asıl failler onlardır.

            Gözünü  PKK’ya dik ki PYD+YPG’yi görme. Cambaza bak ki arkandakini görme.

Evet, belki bu yolla “Terörsüz Türkiye”ye ulaşmak mümkündür ama Fırat’ın doğusundaki ABD ve İsrail desteğindeki yapılanmayı ne yapacağız? Kökü zaten kurutulmuş PKK, transfer yoluyla faaliyetlerine oradan devam etmeyecek mi?

Bize sorarsanız Türkiye Cumhuriyetine tarihinin en büyük tuzağı kurulmuş durumda.

BaşbakanChurchill, İkinci Dünya Savaşı sırasında Alman uçakları Londra’nın tepesine bomba yağdırırken ulusuna şöyle sesleniyordu:

“Bu şeytani zorbalık nihai yok oluşuna doğru ilerlerken, halkımızda beklentileri aşan bir dayanışmanın doğumuna vesile oldu.Hitler İngiliz halkının cesaretini bilemedi. Londralıların çetin doğasından habersizdi.

“Herkesin birlik olması ve sağlam durması gereken bir dönemdeyiz. Bu saldırılar Britanya halkının inancını zayıflatmayı asla başaramamıştır. Aksine daha da perçinleyerek bütün dünyaya yayılan hiç görülmemiş bir dayanışmaya dönüştürmüştür.”

Bizde ise başta ABD ve İsrail olmak üzere dış mihraklara karşı dayanışma vaktidir. Başta da  Türk’le Kürt’ün dayanışması. Değilse Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan da olmak var işin ucunda.

Marka Flower Çiçekçi