PUSULA

Yayınlama: 01.06.2018 16:29
A+
A-

Gün içerisinde fırsat buldukça haftalık gazeteleri de okurum.

Yani elime geçen ne varsa aslında mutlaka okurum.

Okumayı sever miyim?

Çok severim diyemem ama gazeteleri ayırmadan okuyorum.

Meslek icabı ne haberler var diye güncel internet sitelerine zaten hergün bakarım.

Ancak gazete olarak bana ulaştığında daha detaylı her yerini incelerim.

Haberleri ve köşe yazarlarını okurum.

Reklam verenlere bakarım.

Yerel reklamların kalıcı olduğu bir mecradır yerel gazeteler.

Onları da mutlaka incelerim.

***

Yerel anlamda gazetecilikte çok ileride olduğumuzu iddia etmiyorum.

Haftalıklar bir yana günlüklerde çok farklı değiller.

Maddi imkansızlıklar, yanlış yayın politikaları, alışılmış var olan sistem vesaire daha çok şey ilerlemeyi engelliyor.

Hadi günlük yerel gazeteler biraz daha iyi diyebilirim.

Ancak haftalık olan gazetelerin durumu çok iç açıcı değil.

Kimseyi kırmakta istemem ama genel durum böyle.

Hatta haftalık bir yana 15 günlük ve aylık gazeteler var.

Allah aşkınıza çağımız internet çağı günlük gazeteler haberlere yetişemezken haftalık ya da 15 günlük gazete mi olur?

Aylık hele hiç olmaz.

Yani bu benim fikrim.

Ancak olmaz dedik diye olmayacağı anlamına da gelmez.

Bu işi yapanlar kırılmasın.

Bu benim fikrim.

Aylık ya da 15 günlük olsa olsa dergi olur.

Derginin manası da budur.

Her neyse…

Nerden nereye aslında bir şey anlatmak için başladım

Nereleri dolandık konuya yeni geldik.

***

Geçtiğimiz gün Özkan Dikmen ağabey ile karşılaştım.

Hükümet Caddesi üzerinde aracını park etmiş ve içinde oturuyordu.

Hemen yanına yaklaştım.

Halini hatırını sordum.

Birini bekliyordu.

Çok sohbet edemedik.

Ancak araç içinden haftalık olan imtiyaz sahibi olduğu Pusula gazetesini uzattı.

Her neyse, en başta dedim ya, işim gereği gazeteleri çok dikkatli incelerim.

Gazeteyi bana verdikten sonra beklediği kişi geldi.

O’da araca bindi uzaklaştılar.

Elimde gazete eve gittim.

Başladım gazetesini incelemeye.

“Gerçekten haftalık olacaksa gazete böyle olmalı.”dedim

Hatta bence günlük gazetelerde böyle olmalı.

Neden mi?

Tam anlamıyla doyurucu bir gazete hazırlamış.

Okuyucunun her kesimine hitap ediyor.

***

Sorarım size yerel gazete de kaç defa magazin haberi gördünüz?

Belki gazeteyi doldurmak için kullanılan haberlerdendi, ancak çok yerinde kullanılınca o hissi vermiyor.

Yazarlar, yerel haberler, roportajlar, sağlık, burçlar,  spor vesaire her alandan kesime hitap edecek birşeyler var.

Özkan Dikmen için  “yılların tecrübesi” dedim içimden…

Yani sayfaları tam manasıyla herkese bölmüş.

Herkes kendi ilgi alanı olan sayfasını okuyabilir.

Ve her alan için bir şeyler serpimiş gazeteye.

Bence tam anlamıyla dolu dolu bir gazete yapmış.

Gazetenin dizgisinden tutun içeriğine kadar her şey de kendisinin emeği olduğunu sanıyorum.

Bu bakımdan hazırladığı güzel gazete adına, bizlere iyi örnek olduğu için kendisine teşekkür ederim.

Saygılarımla…

 

Yazarın Son Yazıları
Marka Flower Çiçekçi