Reklam

SOKAK ÇETELERİ

Yayınlama: 21.01.2026
Düzenleme: 22.01.2026 10:14
A+
A-

Önceki yazılarımda da söylemiştim amahatırlatmak gerekir ki söyleyeceklerimin bir ağırlığı olsun.
Bugüne kadar on binlerce çocukla bir araya geldim. Radyo ve televizyonlar için çocuk programları hazırlayıp sundum. Çocuk kitapları yazdım. Köylere gittim. Aylarca çocuklarla birlikte oldum.
Bu sayedeonları çok yakından tanıdım. Tanıdıkça da hayran oldum, gurur duydum, mutlu oldum. Hemen hepsi de birer yaratıcı zekâ, mantık insanı, onur anıtı. İnanın, bunları söylerken aslaabartmış değilim. Çocukları Kendimizden Kurtarmak kitabımda bunun pek çok örneğini verdim.
Şimdi sadede geliyorum:
Çocukların biz büyüklerinden beklentisi sevgiden, şefkatten, merhametten, giyim kuşamdan, harçlık vermekten deçok adam yerine konmak, muhatap kabul edilmek, kişiliğine, görüş, düşünce, merak ve tercihlerine saygı görmek. Bebek yerine konmamak.
Ama ne görüyoruz? 18 yaşından bir gün de olsa küçük olan gençlere bile “çocuk” demişiz. Üstelik de bu,Birleşmiş Milletler eliyle yapılmış.
Oysa en azından 14-18 yaş arasındakilerin bundan hoşnut olmaları, şikâyetçi olmamaları mümkün mü? Özellikle ergenlik çağındaki bir gencin, kişiliğini kanıtlama özlem ve hırsı içinde çırpındığını da düşünecek olursak “çocuk” demenin, çocuk gözüyle bakmanın onu ne kadar çileden, kontrolden, hatta zıvanadan çıkaracağını düşünebiliyor musunuz?
Evet, 18 yaşından küçüklerin çocuk kabul edilmesi onları diğerlerinden daha fazla koruyup kollama amacıyla kabul edilmiştir ama bize sorarsanız faydasından çok zararı olmuştur o kararın.
Ergen yaştakilerin çete kurup, sokaklara çıkmaları, cinayet işlemeleri ekonomik sorunlarıyla elbette yakından ilgilidir ama daha çok bununla ilgili değil mi?Unutmamalı ki özellikle bir ergen için cebinde parası olmaktan çok gururu, onuru, kişiliği önemlidir. Sorun ergenlere, bakın ne yanıt alacaksınız.
Onlar, asla biz büyükleri kadar para sevdalısı değiller. Bizler maddî çıkarımız için onurumuzu bile ikinci plana atabiliriz ama onlar asla öyle değildirler.
Dolayısıyla diyorum ki onlara bu gözle bakmadığımız, davranmadığımız sürece asla istediğimiz sonucu alamayız. Almak bir yana, hem de kendi ellerimizle daha beterine zorlamış oluruz onları.
Sonuçta bütün mesele onlara olan bakış açımızı değiştirmek. Tıpkı kendimiz gibi onların da bir birey, bir yurttaş, bir şahsiyet olduğunu unutmamak.
Ergen yaştaki gençlerin çeteleşmesine biraz da bu açılardan bakmak gerekmez mi?
Çok mu zor?
Evet, koşullanmışlıklardan, sabit fikirlerden, önyargılardan, alışkanlıklardan, beynimize yüklenmiş kabullerden, dogmalardan kurtulmak çok zor ama başka da çare yok.

Marka Flower Çiçekçi