SÖYLENECEK SÖZ YOK!

Yayınlama: 12.08.2021 09:52
A+
A-

Zaten ne desek anlamıyorlar.

“Bazen kendim yazıp kendim okuyorum diye düşünüyorum.”

Yazdıklarımızın çoğu muhatabına gitmez oldu.

Gitse bile okuyan muhataplar anlamaz oldular.

Anlasalar da umursamaz oldular.

***

Sonuç olarak artık pek söylenecek söz de kalmadı.

Sırf gazetede işim gereği sütun dolduruyorum.

Anlatmak için anlatıyorum.

Aslında tarihe not düşüyorum.

Belki yıllar sonra birileri okur da “vay be adam o tarihte yazmış.”der diye yazıyorum.

***

Artık umutlanmıyorum.

Kalemin gücü konusunda şüphelerim oluştu.

Eskiler böyle anlatmıyordu.

“Kalem güçlüdür” diyorlardı.

Bir ara söylenenlerin gerçekliğine inanmadım değil.

O şevkle her konuda yazılar kaleme aldım.

Sırf sorunlar çözülsün birkaç kişi daha rahat hayat sürsün istedim.

Halkın sorunlarının ortaya çıkması çözüm merkezlerini harekete geçirir sandım.

Ancak öyle olmadığını anlamam da geç olmadı.

***

Zaman ilerliyor.

Hızla geçen zaman içinde bizim “eli kalem tutanların” güçlenme şansı git gide azalıyor.

Kalemini kiraya verenlerin arzı endamları her yerde boy gösterirken özgür kalemler maalesef ki kahvelerde bulunması zorunlu kütüphaneler gibiler.

Ne soran var ne okuyan!!!

***

Acı gerçekler bunlar.

Arada bende yüzleşiyorum.

Gerçekleri yazmak acayip cesaret istiyor.

Gerçekleri söyleyenler çevre de pek sevilmiyorlar.

İnsanın doğası gereği yüzüne çarpılan gerçeklerden hoşlanmıyor.

“Mutlu yalanlar acı gerçeklerden” değerli olmuşlar.

Hayal satan kiralık kalemler günümüzün favorisi halindeler.

***

Eskiden yazmanın önemini anlatanları ağzım açık dinlerdim.

“Ne başarılı işler yapmışlar.

Nelerin kısa sürede değişmesine vesile olmuşlar.

Vay be ne büyük bir güçmüş.”derdim.

***

Geçmişte basın 4. büyük güç olarak görev icra ediyormuş.

Ancak artık öylemi?

Benim çok fazla şüphem var.

Gün geçtikçe de bu şüphelerim artıyor.

***

Belki artık ben de sisteme uymalıyım.

Belki sisteme uymaya geç bile kaldım.

Bilmiyorum.

Hala tam karar vermiş değilim.

Arada her insan gibi yanılgıya düşüyorum.

Olmaz değil.

Belki bu iş böyle gitmeyecek.

Kalemin gücünü paranın gücüne tercih etmekten vazgeçeceğim.

O vakit geriye hiç bakmamam gerekiyor.

Çünkü tüm söylediğim ve yıllar içinde yazdığım gerçekler tokat gibi bir bir yüzüme çarpacaktır.

Belki ben de gerçekleri okumak yerine mutluluk veren yalanları okurum.

Bir avuç taraftarımla mutlu mesut yaşam sürerim.

***

“Başkaları ne yaparsa yapsınlar.”derim.

Halkın gündemini görmez, kalburüstünü mutlu eden yazılar yazarım.

Hep onlara methiyeler dizerim.

Daha kolay değil mi?

Hem risksiz olur.

Daha da büyük artısı bu tarz işler daha da kazançlı oluyor.

Kim bilir;

Siz nedersiniz?

Saygılar…

Yazarın Son Yazıları
Marka Flower Çiçekçi