SÜLEYMANPAŞA DA KOKU SORUNU BAŞLARSA NE OLACAK?

Yayınlama: 28.07.2022 14:22
A+
A-

Tekirdağ Süleymanpaşa denize sırtını dönmüş insanların memleketidir.

Denizden faydalanmak şöyle dursun denize bakmayız bile.
Denizin kıymetini bilmiyoruz.
Balık yeme oranımız bile azdır.

Fiyatlarını konu etmiyorum.
Denize bu kadar yakın ancak bir o kadar uzak durduğumuzu anlatıyorum.

Vurgulamak istediğimi artık dinleseniz de çok geç olduğunu düşünüyorum.
Lakin ben yine de bir umutla yazıyorum.


Değirmenaltı sahilini saran kötü kokuyu biliyor musunuz?

Sen gel milyonluk evlere sahip ol.
Yazlık aldık diye sevin.

Tatile gel.

Sonra yaz sıcağında cam kapı pencere açamaz ol.

İşte Değirmenaltı Mahallesinde bazı yazlıkçıların durumu geçekten böyle.


Şimdi aynı şey Alkaya sahili için geçerli olmakta.

Daha da denize yaptıklarımızı umursamazsak merkez sahilde böyle olacak.

Eskilerin bildiği ancak şimdikilerin hatırlamadığı İstanbul haliç hikayelerini iyi dinleyin.

Deniz bir kere kokmaya başlarsa esen her rüzgarda şehir merkezi mahvolur.

Açıkçası yaşanmaz hale gelir.
Bunun nedenlerini bilemiyorum?

Şehrin üniversitesi, bilim insanları mutlaka ön çalışmalar yapmıştır.
Ancak koylarda biriken yosun bunun sebebi gibi de duruyor.


Her neyse merkezin denize bakan minicik sahili gittikçe koy olmaktadır.

Çünkü sağlı sollu deniz dolduruluyor.

Limanlar vesilesiyle dolgu yapılan deniz içinde karadan bir noktadan burun vermekte.

Burun varsa bir yerde koy olacaktır.
İşte büyük endişem burada başlıyor.

Koy olacak yerde birikecek her şey deniz yaşamını olumsuz etkileyecektir.

Dahası kirlilik bir noktada haddinden fazla artabilir.

Kirliliğin ardından kötü koku başlarsa işte o vakit yandık.
Tamamıyla deniz meltemlerinden nefret edeceğiz.

Şehrin çarpık yapılaşmasını da göz önüne alınca yapılaşmadaki hava koridoru yokluğunu tekrar tekrar konuşacağız.

Şehre çökecek kötü koku bizi yaşanmaz bir alanda bırakacak.


Sırf varsayımlarımı yazıyorum.
Aklımdan geçenlerin olmamasını diliyorum.

Ancak olmaması için yapılması gereken bir şeyler varsa adım atılmasını bekliyorum.

Şehir bizim.
Deniz bizim.

Buralara sahip çıkmalıyız.

Doğanın dengesiyle oynamak er ya da geç kaybedeceğimiz bir mücadeledir.

Bunu unutmayalım.

Deniz bizlere verdiği kadarını elbet bir gün geri alacaktır.

Ancak o vakte kadar olası farklı kötü senaryoların da önüne geçelim.

Lütfen deniz doldurulması işine artık bir son verelim.

Saygılarımla…

Yazarın Son Yazıları
Marka Flower Çiçekçi