TEKİRDAĞ DA BU SORUN DA VAR

Yayınlama: 18.11.2021 15:12
A+
A-

Bu işi nasıl anlatsam diye çok düşündüm.

Yani çok çetrefilli bir konudur.

Aşağısı ve yukarısına değmeden geçmek mümkün değil.

İpliği iğne deliğinden geçirmek kadar hassas bir şeydir.

Ne kadar uğraşırsanız uğraşın ancak bir şekilde iğneye dokunursunuz.

Tam bunu yaşıyorum.

***

Elimden geldiğince konulara naif girerim.

Kişi odaklı konuları ele almam.

Mümkün olduğunu düşündüğüm en öz kelimelerle cümle kurarım.

İnandığım şekliyle kimseyi kırmadan yazmaya gayret ederim.

Yıllardır da böyle yapıyorum.

Ancak şunu da belirtmeden edemeyeceğim.

Maalesef Tekirdağ da büyük sorun var.

Hemen demeyin “her yerde sorunlar var.”diye.

Bu öyle bir sorun değil.

***

Tabiri yerindeyse ölü toprağı serpilmiş bir sessizlik var.

Kimse konulara karışmıyor.

Açıktan destek veren zaten yok.

Ancak katıldıkları konuları beğenecek zamanı bile olmayan bir toplum olduk.

Acayip ilgisiz bir kitleyiz.

Çok fazla çekingeniz.

Hiçbir konuya karışmak istemiyoruz.

Haliyle de başkaları bizim yerimize karar veriyorlar.

Birçok adamın aklı başında fikirleri var.

Ancak bu fikirleri paylaşmaktan korkuyorlar.

Sınıfın zeki ama çekingen öğrencisi gibi hayat sürüyorlar.

***

Ne zaman bir öğretmen onu fark edecekte ayrıca ilgi gösterecek ve o fikirlerini paylaşacak.

Onun dışında asla ama asla gıkı çıkmayacak.

Sessiz sedasız bir ömür geçirecek.

Tekirdağ da sosyal etkinliklere bakınız.

STK’lara bakın.

Derneklere bakın.

Kimde hareket varsa Tekirdağ’a göçle gelmiş kesimde oluyor.

Ses çıkaran kesim sadece onlar oluyorlar.

Gerçi uzun süredir Tekirdağ da yaşayan göçle gelmiş ailelerde artık şehrin makûs kaderine kapılmışlar.

***

Acayip bir hava soluyor olmalıyız.

İnsanları farklılaştırıyor.

İnandıkları, gördükleri, bildikleri konular hakkında bile konuşmuyorlar.

Hiçbir şeye katılmıyorlar.

***

Tabi bu durum sadece açık alanda bu böyle oluyor.

Kahve ortamında böyle değil.

Herkes devlet adamı oluyor.

Herkes atıp tutuyor.

Ancak iş genele seslenmek olunca herkes içine kapanıyor.

Kimse ortada konuşmak istemiyor.

Ortada konuşan onun kendi fikirlerini savunana bile destek vermiyor.

“Ben mi destek vereceğim?”

“Adam doğru söylüyor. Başkası zaten destek verir” diye düşünüyor.

Lakin yörenin kaderi bu olmalı.

Herkes öyle düşününce gerçekler destek bulamaz kelimeler olarak havada süzülüp gökyüzüne doğru uçup kayboluyorlar.

Kelimelerin ağırlığı arkasında duran kişi sayısıyla eş değer oluyor.

Yalnız kelimeler mecburen atmosfere doğru yol alıyorlar.

İşler bu kadar basitken ve bunu çok iyi biliyorken yarın yine aynı şey olacak.

Ben bu yazımla atmosfere birkaç kelime daha göndereceğim.

Görüyorum ki başka da bir şey olmaz.

Saygılarımla…

Yazarın Son Yazıları
Marka Flower Çiçekçi