Reklam

TEKİRDAĞ SAHİLİ BÜYÜKŞEHİR’E DEVREDİLDİ: PEKİ, ŞİMDİ NE YAPILMALI?

Yayınlama: 12.10.2026
A+
A-

 

Sahilin devri bir son değil, asıl sorumluluğun başlangıcıdır!

Tekirdağ’ın denizi, sahili ve kıyı şeridi bu kentin en önemli doğal değerlerinden biridir. Vatandaşın nefes aldığı, ailesiyle yürüyüş yaptığı, gençlerin buluştuğu, yaşlıların denizi seyrederek dinlendiği sahil, aynı zamanda Tekirdağ’ın kent kimliğinin ayrılmaz bir parçasıdır.

Sahil alanının Tekirdağ Büyükşehir Belediyesine devredilmesiyle birlikte şimdi kamuoyunun cevap beklediği önemli bir soru var:

Büyükşehir Belediyesi bu sahil için nasıl bir yol haritası hazırlayacak?

Çünkü bir alanı devralmak, yalnızca yönetim sorumluluğunu üstlenmek değildir. O alanı korumak, geliştirmek, halkın kullanımına uygun hâle getirmek ve gelecek nesillere daha iyi bir şekilde bırakmak da bu sorumluluğun parçasıdır.

Öncelikle kapsam ve plan açıklanmalı

Büyükşehir Belediyesi, öncelikle devralınan alanın sınırlarını, mevcut durumunu, varsa kullanım sözleşmelerini ve yapılması planlanan çalışmaları kamuoyuyla paylaşmalıdır. Vatandaş, sahilde hangi alanların nasıl düzenleneceğini ve bu çalışmaların hangi takvimle gerçekleştirileceğini bilmelidir.

Tekirdağ halkının beklentisi belirsizlik değil, açık ve uygulanabilir bir plandır.

Sahil baştan sona ele alınmalı

Sahilde yalnızca belirli noktaları güzelleştirmek yeterli değildir. Yürüyüş yolları, oturma alanları, yeşil alanlar, aydınlatma, tuvaletler, çeşmeler ve çevre temizliği bir bütün olarak değerlendirilmelidir.

Kırık kaldırımlar onarılmalı, ihtiyaç duyulan yerlere gölgelikler ve dinlenme alanları yapılmalı, gece güvenliğini sağlayacak aydınlatma düzeni kurulmalıdır. Engelli vatandaşların, çocuklu ailelerin ve yaşlıların sahile rahatça ulaşabilmesi sağlanmalıdır.

Beton değil, doğa öncelikli olmalı

Sahil düzenlemesi denildiğinde akla ilk olarak beton, taş ve yeni yapılar gelmemelidir. Deniz kıyısının doğal yapısı korunmalı, uygun alanlarda yeşil doku güçlendirilmeli, gölge sağlayan ağaçlara ve çevre dostu uygulamalara öncelik verilmelidir.

Deniz kirliliğine karşı düzenli denetimler yapılmalı, atıkların gelişigüzel bırakılmasının önüne geçilmeli ve kıyı ekosistemini koruyacak önlemler alınmalıdır.

Tekirdağ’ın ihtiyacı, doğayla yarışan değil, doğayla uyum içinde yaşayan bir sahildir.

Sahil halkın olmalı

En önemli konulardan biri de kamusal kullanım hakkıdır.

Sahil, yalnızca ticari işletmelerin, belirli kesimlerin veya belli bir gelir düzeyine sahip insanların yararlanabildiği bir yer hâline gelmemelidir. Vatandaş, herhangi bir işletmeye para ödemeden denizin kenarında yürüyebilmeli, oturabilmeli ve vakit geçirebilmelidir.

Ticari işletmelerin bulunması, sahilin ortak kullanım niteliğini ortadan kaldırmamalıdır. Yaya geçişleri açık tutulmalı, kıyıya erişim engellenmemeli ve kamusal alanlar korunmalıdır.

Sahil, Tekirdağ’da yaşayan herkesin ortak değeridir.

Esnaf da unutulmamalı

Sahil düzenlenirken bölgede faaliyet gösteren esnafın durumu da dikkate alınmalıdır. Düzenli, temiz ve canlı bir sahil, doğru planlandığında yerel ekonomiye katkı sağlayabilir.

Ancak bu süreçte plansız uygulamalardan kaçınılmalı; işletmelerin çalışma koşulları, yaya hareketliliği, gürültü, atık yönetimi ve vatandaşların dinlenme ihtiyacı birlikte değerlendirilmelidir.

Amaç, esnafla vatandaşı karşı karşıya getirmek değil, herkesin yararlanabileceği dengeli bir sahil düzeni oluşturmaktır.

Yapılan her harcamanın hesabı verilmeli

Büyükşehir Belediyesi, sahil için hazırlayacağı projelerin maliyetini, ihale süreçlerini, uygulama takvimini ve bakım giderlerini şeffaf biçimde açıklamalıdır.

Yapılan çalışmaların ardından yalnızca açılış törenleriyle yetinilmemeli; sahilin temizliği, bakım durumu ve vatandaş memnuniyeti düzenli olarak takip edilmelidir.

Ayrıca sahilde yaşayanların, esnafın, meslek odalarının ve sivil toplum kuruluşlarının görüşleri alınmalıdır.

 Çünkü sahili en iyi tanıyanlar, onu her gün kullanan insanlardır.

Şimdi söz değil, uygulama zamanı

Tekirdağ Büyükşehir Belediyesinin önünde önemli bir sorumluluk bulunuyor.

Bu sorumluluk, sahili yalnızca bugünün ihtiyaçlarına göre değil, önümüzdeki yılları da düşünerek düzenlemektir.

Önce mevcut durum tespit edilmeli, ardından öncelikli sorunlar belirlenmeli ve kamuoyuna açıklanmış bir çalışma takvimi oluşturulmalıdır.

Acil bakım ve temizlik ihtiyaçları bekletilmeden karşılanırken uzun vadeli düzenlemeler de bilimsel, çevresel ve sosyal ölçütlerle planlanmalıdır.

Tekirdağ halkı artık şunu görmek istiyor: Daha temiz bir deniz, daha düzenli bir kıyı, daha fazla yeşil alan, güvenli yürüyüş yolları ve herkesin özgürce yararlanabildiği bir sahil.

Sonuç olarak; sahilin Büyükşehir Belediyesine devredilmesi tek başına başarı değildir.

Başarı, bu devrin vatandaşın günlük yaşamında somut bir iyileşmeye dönüşmesidir.

Tekirdağ’ın sahili birilerine bırakılacak bir alan değil, hep birlikte korunacak ortak bir emanettir.

Büyükşehir Belediyesinden beklentimiz açıktır: Sahilin geleceğini planlayın, projelerinizi halkla paylaşın, öncelikleri belirleyin ve çalışmaları şeffaf biçimde hayata geçirin.

Çünkü Tekirdağ’ın sahili bunu hak ediyor.

Şimdi sorumluluk zamanı. Şimdi Tekirdağ sahili için çalışma zamanı.

Yazının dayanağı açısından, Tekirdağ Büyükşehir Belediyesinin kıyı ve dolgu alanlarında görev paylaşımını düzenleyen resmî yönetmeliği  ile geçmişte yürütülen sahil ve plaj temizliği çalışmalarına ilişkin açıklaması  incelenebilir.

Ancak devrin tam olarak hangi alanları kapsadığı ve hangi şartlarla yapıldığı, ilgili güncel karar veya protokol üzerinden ayrıca doğrulanmalıdır.

Marka Flower Çiçekçi