Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Geçtiğimiz Cuma kaldığımız yerden devam edelim:
Hayvan hakları savunucuları yanlış anlamasınlar ama –ki elbette ben de onlardan biriyim- Türkiye’de çocuk olmak; hakları, hayvan hakları kadar dahi savunulmayan demektir.
Hayvanlar kadar dahi gezintiye çıkarılmayan demektir.
Gördüğü şiddet, hayvanların gördüğünden daha az tepki toplayan kimse olmak demektir.
Sokak hayvanlarına gösterdiğimiz şefkat kadar dahi şefkat göstermediklerimiz demektir.
Kendisine dayak atan ebeveynini veya öğretmenini bile sevmesi beklenen kimse olmak demektir.
Yaptıkları buluşlar, kazandıkları ödüller basite alınan, yeterince önemsenmeyen, her türlü medyada iki satırla geçiştirilen insan olmak demektir.
“Çocukluk yapmak”, “çocuk gibi davranmak”, “çocuklaşmak”, “çocukla çocuk olmak”, “çocuk aklı”, “çocukça işler” gibi nitelemelerle küçümsenen, hatta aşağılanan kimse olmak demektir.
Büyükleri sözlerini tatmazken kendisi tutmadığında dayak yiyen kimse olmak demektir.
Taciz ve tecavüze uğramasına alışılan, başına gelenlere yayın yasağı konan kimse olmak demektir.
Hakları, hayvan hakları kadar dahi savunulmayan demektir.
“Ağaç yaşken doğrulur” demek yerine “ağaç yaşken eğilir’ denilerek dik durmanın değil; eğilmenin telkin edildiği kimse olmak demektir.
Atatürk tarafından çak sevildiği bilinen ama verdiği değer bilinmeyen kimse olmak demektir.
Sanki o da bir “insan” değilmiş gibi “insan hakları” deyince akla gelmeyen demektir.
Hem yazılı, hem de görsel ve sosyal medyada haklarında en az yazılıp çizilen kimse olmak demektir.
Eğer kimsesiz ise, belediyelerin hayvan barınaklarına harcadıkları para kadar dahi para harcanmayan kimse olmak demektir.
Her şeye para bulunurken parklarının kapalısına bulunamayan kimse olmak demektir.
Büyüklerini dinlemesi istenen ama dinlenilmeyen olmak demektir.
Yetenekleri, becerileri, zekâları, hayâlleri, merakları, onurları, yaratıcılıkları ve dahi özgüvenleri yok edilen kimse olmak demektir.
Bütün bunlar yetmezmiş gibi bir de tarikatların, cemaatlerin, dinsel örgütlerin kıskacında inletilen, taciz ve tecavüz edilen kimse olmak demektir.
Kısacası Duygu Asena’nın bir kitabına verdiği isimde söylediği gibi bu ülkede kadının adı yok ama çocuğun hiç yok.
Söylediklerime katılmıyor ya da çok azına katılıyorsanız, çocuklarımızın yaşamakta olduğu dramın farkında değilsiniz demektir.