Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Ankara Tabip Odası, OECD’nin 2024 tarihli raporuna dayanarak yaptığı açıklamada, Türkiye’de 15 yaşındaki öğrencilerin yüzde 20’sinin haftada en az bir gün yemek yiyemediğini, her 5 çocuktan 1’inin ise okula aç gittiğini söylüyor.
“Yoksulluk derinleşiyor, en ağır bedeli çocuklar ödüyor” denilen açıklamada, TÜİK verilerine göre de her 10 çocuktan 4’ü yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında yaşıyor.
Çocuklarımız açlıkla sınanmakta.
“Türkiye’de yüksek enflasyon ortamı ve düşük ücretler, buna paralel her geçen gün artan hayat pahalılığı ve gelir adaletsizliği daha çok haneyi derin yoksulluğa sürüklüyor” denilen açıklamada, TÜİK ve Aile Bakanlığı verileri de hatırlatılıyor. TÜİK’in “İstatistiklerle Aile” raporuna göre ise hanelerin yüzde 21,2’si yoksulken, geniş ailelerde bu oran yüzde 27’ye yükselmekte. Kötü barınma koşullarında yaşayanların oranı ise yüzde 31,3.
Sosyal ve Ekonomik Destek kapsamına alınan çocuk sayısı 2014 yılında 60 bin iken, 2024 sonunda 170 bine çıkmış. TÜİK’in 2024 tarihli “Çocuk Sağlığı ve Yoksunluğu” verilerine göre ise her 10 çocuktan 4’ü yoksulluk ya da sosyal dışlanma riski altında.
Şimdi gelelim, söyleyeceğimize:
Ey çocuklarının karnını bile doyuramaz hâle düşen/düşürülen Türkiye! Çocuklarımızınyüzüne nasıl bakıyoruz?
Çocuk demek gelecek demek olduğuna göre, geleceğimizi, dolayısıyla Türkiye Cumhuriyetini nasıl ateşe attığımızın farkında mıyız? Farkında isek ve buna rağmen böyle ise çok kötü. Farkında değilsek daha da kötü.
Başlıkta “Utanmalıyız” dedim ama değil utanmak, eğer biraz yüzümüz ve vicdanımız varsa yerin dibine girmeliyiz.
ÜNİVERSİTE VE BİR RESİM SERGİSİ
Duyurularda 19-22 Mayıs yazıyor. Nedir bu? Namık Kemal Üniversitesi Plastik Sanatlar Topluluğu öğrencileri resim sergisinin başlangıç ve bitiş tarihleri.
Önceki gün, yani ayın 21’inde oradaydım. Sergiyi gezmek ve burada yazmak istiyorum. Aşağıya inerek salona yönelmiştim ki bir de ne göreyim, salon bomboş. Serginin yerinde yeller esiyor.
Bir görevliden öğrendiğime göre sergi sabahleyin toplanmış.Benim gibi on-onbeş kişi daha gözü boş dönmüş.
Üniversiteye yakıştı mı yani? Koskoca bir üniversite bile böyle ciddiyetsizlik sergilerse varın gerisini siz düşünün.
Haa, eğer bir zorunluluk nedeniyle öyle olmuşsa girişe asılacak bir yazıyla bari duyurulamaz mıydı bu?
Haksız mıyım?