Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Ne kadar yazdılar.
Defalarca anlatıldı.
Hep anladık.
“Bu sefer de yine aynı şeyler” diye dinlemek istemeyenlerde oldu.
Geçmiş için önemli görünmeyen ancak gelecekte önem arz eden işler oldu.
Birileri yan etkilerini incelemeyi beklemeden sundu fikirlerini.
Sonuç olarak yıllar içinde yan etkileri ortaya çıkıyor.
Tedavi olduk sandık.
Ya iş olacaktı, ya da gelişim.
Amaç buydu.
Böyle anlatıldı.
Lakin herkes kendine göre değerlendirmiş.
İş oldu.
Olmadı değil.
Ancak belirli kişilere.
Gelişim de oldu.
Mekansal anlamda ilk başladıkları yerde durmadılar.
Evet geliştiler.
Ancak bizim için değil.
Kendileri için geliştiler.
Ve en nihayetinde bu yan etkileri bizleri hasta etti.
Tekirdağ Süleymanpaşa sahilinden bahsediyorum.
Üç aşağı beş yukarı sahili bilirsiniz.
Tekirdağ’da yaşıyorsanız illaki gittiniz.
Herkesin bildiği sahilde denize yaklaşmak gittikçe imkansız oldu.
Büyük firmaları es geçtim.
Onlar zaten yıllar önceden işe başlamışlar.
Bizlere soran bile olmadı.
Ancak yerel yönetimlerin hataları yok mu?
Valla kendime kızıyorum.
Hep biz seçtik.
Onlar da yaptı.
Sahilde deniz kıyısı işgaliye adı altında neredeyse tamamıyla İŞGAL EDİLDİ.
Deniz kıyısı dediğimiz alan zaten kısa bir bölüm.
Ancak bu bölümde de çay bahçesi, restoran, kafe, eğlence yeri derken bize yani VATANDAŞA yer kalmadı.
Küçücük kalmış noktalardan deniz kıyısına gitmeye çalışıyoruz.
Denize yaklaşmak için nokta arar olduk.
Ne desem boş.
Bundan sonra da değişmez.
Ben kendime kızıyorum.
Başka da bir şey yapamam.
Yoksa STK ya da kurumlara, idarecilere, derneklere, şehri yönetenlere hatta daha ileri giderek şehrin ileri gelenlerine kızmam gerekir.
Ancak kabahat onlarda değil ki.
Sadece bende…
Saygılar.