Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Yaşar Kemal’in Çocuklar İnsandır kitabını bugünlerde üçüncü kez okuyorum. Kitap,yazar Kemal Özer’in Yaşar Kemal’le yaptığı ve hem 13 Eylül 1975 tarihli Cumhuriyet gazetesinde yayınlanan, hem de 2013’deYapı Kredi Yayınlarından çıkmış olan aynı adlı kitaptaki röportajlardan meydana gelmekte.
Yaşar Kemal’in orada söylediklerinden sadece bir bölümünü aktarmak istiyorum sizlere. Bakın neler söylüyor röportajda:
“Ben çocukları çok severim. Onları anlamaya çalışırım, sevmekten daha çok. Ben çocuklara çocukmuş gibi davranmam. Bir çocukla ilişkim, dostluğum, arkadaşlığım varsa o benim arkadaşımdır, çocuk değildir. Çocuk gibi bakmam. Ayrı bir insan türü gibi bakarım.
“Niye bu böyle? İnanmadım hiçbir zaman çocukların, insanların çocuklara davrandığı gibi çocuk olduklarına. Basbayağı insandır onlar. Çok şeyler öğrenmemiştir daha, zenginliği azdır yaşlanmış insanlara karşılık, daha az yaşamıştır, ama düpedüz insandır.
“Anaların, babaların çocuklara yaptıkları inanılmaz bir zulüm benim için.Ayrı bir yaratıkmış gibi bakıyorlar. Korkunç baskılar yapıyorlar. Baskılar, dayaklar, öğütler canından usandırıyor çocukları.Ya da şımartıyorlar şefkatle, okşamayla. Çocuk, insanlıktan çıkıyor her iki hâlde de.
“Yine benim çocuklarda saptadığım bir şey var: Bütün çocuklar evlerden kaçmak istiyor. Benim bu bir araştırmamdır. Derinliğine indiğin zaman her çocuk, bir eli yağda, bir eli balda bile olsa, kaçmak istiyor.Çocuk, dünyamızda rahatsız bir kişidir. Bu, dünyamızın da bir sorunu.
“Bu kadar kötü yetiştirilen, bu kadar kötü davranılan insanlar büyüdükleri zaman yarım oluyorlar. Savaşların, kötülüklerin nedenlerini ararsak, temelde, çocuklukla insanların başlarından geçenler karşımıza çıkıyor.
“Bir gün dünyamız gerçek bir barışa, insanca bir yaşama kavuşacaksa çocuklara davranışımızın değişmesi gerekiyor. Bu, dünyanın hiçbir yanında –sanırsam- yapılmıyor.
“Dünyadaki eğitim düzeni de berbat bir düzen. Dünyayı öğretecekleri, insanı öğretecekleri yerde dünyayı ve insanı ezberletiyorlar.
“Nasıl olmalı?
“Elbet eğitimciler uğraşıyorlar bunun üzerinde. Bir Pestalozzi(*) çıkıyor, bir adım ileri atabiliyor.Ezberletmek yerine göstermek hiç olmazsa. Ama bir gün insanoğlu gerçekten iyi bir dünya kurarsa tek gideceği yer, ezberci ya da görerek eğitim değil; yaşayarak eğitimdir. Tıpkı Köy Enstitülerindeki gibi.”
(*) Johann H. Pestalozzi (1746-1827): İsviçreli pedagog ve düşünür.