TEMA TEMA TEMA!!!

Yayınlama: 26.04.2022 13:30
A+
A-

 

Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı coşkusuna ortak, katkı ve katılım amacıyla Tema Vakfı ve Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi Kent Konseyi bir araya gelmişler ve merkezlerinde bisikletli çocuklar olan bir etkinlik düzenlemişler.

Nedir TEMA? Kendimi bildim bileli doğanın en doğal haliyle gülümseyen ve ağzından erozyonu, ağaçları düşürmeyen bir adam; Hayrettin Karaca’yı tanıdım. TEMA Vakfı resmi olarak 1992 yılında kurulmuş olsa bile Hayrettin Karaca, yetmişli, seksenli, doksanlı yıllarda ona uzatılan her mikrofona, ağaçların, toprağın önemini, erozyonun ise tehlikelerini anlattı; hiç sıkılmadan, gocunmadan, yorulmadan…

Sahile indiğimde bir tesadüf sonucu gördüm bisikletli çocukları ve onların arkasından yürüyen anneleri, babaları. Bir bayram sevinci içinde ilerliyorlardı Özgürlük ve Barış Parkı istikametine.

Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi ve TEMA Vakfı işbirliği bir çocuğa bisiklet hediyesi aynı zamanda Ünyeliler Pastanesi de orada bulunan çocukların tamamına dondurma ikramı, öğrencilere öğretmen ve öncü olan öğretenlerinin küçük sloganlarıyla sevinç içerisinde sonlandı.

Çocukların üzerlerine giydikleri TEMA yazan kırmızı giysilerde “ Türkiye Çöl Olmasın ve İyilik Peşinde Koş” mesajları, tam da Toprak dede olarak bilinen Hayrettin Karaca ve Yaprak Dede olarak bilinen A.Nihat Gökyiğit’in TEMA yolculuğu felsefesine uygun sloganlardı.

TEMA, toprağın, ağacın, yeşilin üzerine titrediği gibi çocukların da üzerine titremeyi, onlara özen gösterip, yarınlarda söz sahibi olacakları için sürdürebilir doğal yaşam adına çok önemli etkinlikler yapmayı yıllardır sürdürüyor.

Ülkemizin geleceği, topraklarımızın, sularımızın; doğal kaynakların korunmasında, yaşanacak her türlü doğal felaketle karşı karşıya kalındığında nasıl mücadele ederiz korkularını yaşamadan, her günü-geceyi gaflet uykusundan uzakta ve aralıksız mücadelenin kendisidir TEMA Vakfı.

Bu bilinç içinde Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi Kent Konseyi ile bir araya gelmişti Tema Vakfı temsilcileri. Taptaze-doğallık kokan bisikletli çocuklar, tam da bir başka toprak, ağaç ve su kokan yerde; Özgürlük ve Barış Parkı’nın girişinde koro halinde öğretmenlerinin söylediği sözleri tekrarladılar;

“ Ellerini tutmasak da, yüzünü görmesek de; izindeyiz ATAM!”  Dedikten sonra yine öğretmenlerinin isteği üzerine üçer kez;

“ Tema, Tema, Tema… Kent Konseyi, Kent Konseyi, Kent Konseyi…” haykırışları, çocuk seslerinin de ne kadar duyarlı, neşe ve samimiyet taşıdığını anlatıyordu orada biz büyükler olarak seyreden insanlar için…

Yanı başımda benim gibi bu etkinliği tesadüf gören kadın birkaç fotoğraf çektikten sonra yanındaki kızına şöyle seslendi;

“ Bu kadar değerli etkinlikleri, bu kadar cılız mı duyurur insan? Yerel basın nerede? Ya bu şehirde on binlerce çocuk bu kadar mı olur?”

Ve sonra kadın içindeki sızıyı, duygu patlamasını dindirmemiş ki;

“ Körler, sağırlar hep birbirlerini ağırlar! Farkında-lık çok güzel. TEMA’YA saygı duyuyorum. Çok iyi işler yapıyor. Ama yan şehrin kenar mahallelerine, oradaki çocuklara da ulaşması gerekmez miydi?”

Ne demeli? Etkinlik çok özeldi. Tesadüf de görsem, katılsam… Ama oldubitti değil de şenliğe dönüşen, binlerce insanın, çocuğun katılacağı etkinlik tam da Toprak Dede’nin ruhuna ve Yaprak Dede’nin hissiyatına muhteşem bir dokunuş yapmaz mı?

Her daim tekrarlıyorum; Kent Konseylerimiz, daha katılımcı, daha özgür ve daha hareketli olmalı. Kendi kendilerine karar verici, uygulayıcı, zaman kaybetmeden her an harekete geçmeliler; şehrimizi, doğamızı, insanımızı, çocuklarımızı, tarihimizi, kültür varlıklarımızı ilgilendiren her konuda…

Marka Flower Çiçekçi