Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Yılmaz Erdoğan’ın Sana Bakmak şiiri, sevmenin seviyesini iyice zorlayan bir ateş, mermi, uzay boşluğu misali savuruyor günlük sıradanlığın peşine düşmüş insanı;
“ Bir beyaz kâğıda her şey yazılabilir
Senin dışında
Güzelliğine benzetme bulmak zor
Sen en iyisi mi sana benzemeye çalışan her şeyden
Bir gülden, bir ilk, bir sonbahardan sor”
Bir gün atölyemin kapısını birisi çaldı. Gelen Cemal Albayrak’tı. Yıllardır tanıdığım Gürcan Albayrak’ın kardeşi, sanırım ilk kez geliyordu, yazılarımı derlediğim toparladığım, yaşadığım yerin tüm mevsimlerine, gecesine, gündüzüne ait duygularımın fikre, öneriye, yaşama dönüştüğü yere-atölyeye…
Hal-hatır sorulmadan sonra edebiyata dokunduk. O zaman söyledi Cemal; “ Ağabey, ben de yıllar önce yazmış olduğum bir şiir kitabı var.”
—Öyle mi?
—Evet, sanırım 2015 yılıydı yayınladım!
—Çok merak ettim Cemal, dedikten sonra bir gün sonra elinde şiir kitabıyla Cemal Albayrak geldi.
Şiir kitabının ismini; Kalbim Sonbahar koymuş. Doksan altı sayfadan oluşan saf beyazlığa dökülen şairin sözleri, tıpkı kitabının girişinde yapmış olduğu sunuşta yazdığı gibi, bir nefeste söylenmiş sözcüklerin şiire dönüşmüş halleri…
Kimi acıdan, kimi özlemden süzülür ve akar, şiir denizine. En güzelleridir kavuşulmamış olanların özlemiyle söylenenler. Dokunmuştur yüreğe yalnızlık sevdası. Vurmuştur gecenin en ıssız zamanı tam on ikiden şair olacak olan canlının ruhunu.
Her gece, her gün kalemi almış eline Cemal ve seslenmiş sonbahara tutunmuş ruhun en sessiz haliyle; fısıldamış şiirini kendi beyaz sayfalarına.
Çoğu için sıradan gece ve gecelerde, taşmış yüreğin mısraları, dökülmüş kendi hüznü içinden kaleme ve kâğıda;
“ Bembeyaz bir sayfa hayatım,
Nasıl istiyorsan öyle yaz bu gece.
Günahımda sen ol, sevabında.
Gecemde sen ol, gündüzümde”
Cemal Albayrak’ın şiir kitabı baştan sona, sevgiliye duyulan özlem üzerine. Her şeye dokunur şair. Çiçeğe, böceğe, ağaca, ormana ve hatta bu büyülü şehir İstanbul’a. Bildik söz, bütün yollar Roma’ya değil, sevgiliye çıkar. Onu anlatan tatlı bir hüzün, bir dönüşüm sonucu kurumuş bir çınar yaprağına dokunur da ses verir ayrılığı içe çekmiş bütün sevgililere;
“ Kalbim Sonbahar
Son bir söz, son bir sesleniş belki de
Gözlerimde kalan son bir resim senden hatıra
Uzun yollardan geçti sevdam
Mevsimler unuttu beni,
Kalbim sonbahar”
Demlenmiş duyguları söze, şiire dökmek cesaret ister. Korkar insan; kendinden, kendi nefesi ve ruhundan dökülen kelimelerden. Kimi ayıplar, kimi utanır ve bazen mahcup bir şekilde nice sonbaharlara bırakır; düşüncelerini-haykırışlarını…
Teşekkürler sana Cemal ALBAYRAK. Üretmenin erdemine, paylaşmanın sevincine dokunmuş olmanın yürekli fısıltıları için bir selam ve bir yürüyüş, yenilenme coşkusu içinde yolun açık olsun…