ÇİFLİKÖNÜ ÇİÇEK PARKI İLGİ BEKLİYOR

Yayınlama: 20.05.2022 13:33
A+
A-

 

Yürümenin, hareket içinde olmanın ve kırk yıl önce dinlenip, arkadaş sohbetine dem verdiğimiz yere gittim; anılardan bir şey bulurum diye…

Sözünü ettiğim yer, Tekirdağ Otogarı karşısında, yaşlı çam ağaçlarının gölgesinde olan viran park… İsmine baktım halen kırk yıl öncesi gibi tabelasında Çiçek Park yazılıydı. İster istemez heyecanlandım; 15–16 yaş heyecanları gibi…

İstanbullu arkadaşım Metin’in uğrayıp sevdiği, bize de tanıttığı yerdi Çiçek Park. O zaman, Erol’un Çay Bahçesi ve TARSAL ile birlikte Liman Çay Bahçesi ve kayıklardı biricik neşemiz, eğlencemiz…

Metin’in ilk söz ettiği, çiçeklerle, ağaçlarla donatılmış bir parkın, isminin de Çiçek Park olduğunu o zaman öğrenmiştim. Sonra, gitmeye başladık arkadaşlarımızla. Çayından, serin ağaç gölgelerinden, çiçek kokularından ve gençliğin verdiği romantizmden konuşurken kim bilir kaç gün ve gece oraları saran kokular ve güne yayılan güneşle bir olduk…

Tekirdağ Süleymanpaşa’da yakın zamanda çok şeyler yapılmakta. Yapılan onlarca parkın,200 Bin nüfusu aşan insanımıza yetmeyeceği ortadadır. Henüz şehrini keşfetmeyen, ekonomik ve sosyal nedenlerden dolayı çıkamayanların çıktığını bir düşünün!

Paris’e öğrencilik yıllarından sonra giden bir yazarımız, Paris sokaklarını, cadde ve parklarını anlatırken, mekânları da tanıtıyordu. Ağzından şöyle bir sözcük demeti döküldü;

“ Görüyorsunuz ya, buraları altmış yıl önce tanımış, burada yaşamıştım. Görünürde pek bir şey değişmemiş. Şuradaki kafeler, buradaki oteller, lokantalar, park ve bahçeler olduğu gibi, sanki zaman durmuş; hiçbir şey değişmemiş. Şu parka, bu kafeye Fikret Mualla da çok uğrardı. Onunla burada buluşurduk.”

Sözcükler altmış yıl sonra da aynı yerinde bulunan mekânlar, park ve bahçeler, gelişmişliğin, geçmiş ile gelecek arasındaki dengenin, ciddiyetin, samimiyetin de karşılığı; kadirşinaslık değil de nedir?

Kırk yıl sonra Tekirdağ Otogarı karşısında bulunan Çiçek Park’a gittiğimde aynı bakımı bulamadım. Şehrin en güzel ve çok önemli bir yerinde, çam ağaçlarının arasından denizin kokusunun duyulup her gün binlerce insanın kıyıcığından geçtiği yerde bir tuvaletler, bir de küçük bir çayevi işlemekte.

Geçmişe verilen önemden çok öte bir durum bu; sosyal, kültürel hayatın içindeki anılarımıza kıymet verip vermemenin tam manasıyla karşılığıdır bu köprüleri kurup, yaşadığımız yerleri; çocuklarımıza, torunlarımıza gösterip onlarla geçmişin yaşanmışlıklar deryasında kaybolmanın onurunu yaşamak ve yaşatmak…

İsmini nasıl değiştirmediler buna şaştım! TARSAL’I birkaç günde yok eden anlayış, yüzlerce, binlerce ahşap mekânın ölümüne seyirci kalan gamsız duyarlılık, Çiçek Park’ı mı yaşatacaktı?

Tekirdağ dönüşümüne başladı. Bunca emek, hizmet, dönüşüm seferberliğinin bir karşılığı olmalı. Önce kendi insanımızı Tekirdağ’ın parklarına, bahçelerine, meydanlarına, caddelerine çıkarmalıyız. Bu ölüm uykusu, bu gaflet sona ermeli. Sonra, şehre iç ve dış turizmi davet etmeliyiz…

İç turistlerde dış turistler de seçicidir. Ucuzluk, hizmet, farklılık ararlar. Bir yandan mimariyi, bir yandan öyküleri, bir yandan da meydanları, park ve bahçeleri hazır tutmalıyız. Şehri sadece gündüze ve yaz akşamlarına değil; yılın her ayı, her mevsimi ve günün her saati yaşanır kılmalıyız.

Çiçek Park hangi belediyemizin sorumluluğu içindedir bilmiyorum ama her iki belediyemizin de bu konuda doğru, değerli bir hizmet yarışına girdiğini biliyorum. Böyle değerli bir yerin, eşsiz manzarası ve anıları yaşatması için yapılacak bir düzenlemeyle çok önemli bir park, bahçe ve anılar cenneti kazanmış olabileceğimizi biliyor ve görüyorum…

Marka Flower Çiçekçi