Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Atasözlerimizin veya toplumumuza yerleşen deyimlerin kıymetini, taşıdığı yüce anlamı her geçen gün daha iyi anlıyorum. Mesela; “ Vur deyince öldürmek” deyimi size neyi anlatıyor?
Hangi ülkede bu kadar çok değişim, artış, zengin ile yoksul arasında büyük uçurumlar olur? Örneğin kiralara bir bakın! Düzensiz, kuralsız göç eden, ev alan, İstanbul gibi önemli şehirlerimize taşınan, yerleşen yabancıların akını yüzünden İstanbul gibi büyük ve ilgi çekici şehirlerde sıradan kiraların bile “ 10–12 Bin TL” olduğunu duyuyoruz. Sıradan veya orta halli bir insan oturabilir mi böyle uçuk kiralarda?
Bize en yakın, neredeyse tüm Türkiye’nin yakından izlediği İstanbul’da yaşanan artışlar, doğal olarak tüm illere sıçrıyor. Yıllarca konuşuldu; “ Yunanlılar Keşan’a, Edirne’ye alışveriş için geliyor, oradaki esnafı zenginleştiriyor da Tekirdağ, turizm, ticaret payını bir türlü alamıyor!” diye dert yanmaları çok işittik.
Sonra! Paramızın değer yitirmesi, en yakınımızdaki bir başka komşu ülkeyi, ülke insanlarını Edirne’ye sel gibi akmalarına neden oldu. Bulgarlar, Edirne esnafını güya rahatlattı. Birden boşalan, kuralsız, düzensiz yağan yağmurlar nasıl bir şeyleri koparıyor, yok edip yıkıyorsa, düzensiz gelişen her türlü etkinlik, turizm, alışveriş de kendi yıkımını yapıyor.
Bulgarlar şimdi de Tekirdağ’da. Nitelikli turizmden hakkını alamayan Tekirdağ, yaz yağmuru gibi gelişecek Bulgar turizminden yararlanmak için canla, başla büyük bir heyecan içinde kurtuluşun Bulgar turizmin elinden olacağını sanarak bekleşiyor, avuçlarımızı ovalayıp duruyoruz.
Ne yazık ki kendi insanımıza bilerek veya bilmeyerek en büyük zararı veriyoruz. Aynı, düzensiz yerleşenlerin kiraları korkunç bir yüksekliğe taşıdığı gibi, şimdi de Bulgarlar eczanelerde ne var, ne yok en lazım ilaçları siliyor süpürüyor…
Tesadüf eseri birkaç eczanede bulundum. O sırada gelen Tekirdağlı insanlarımızın birçoğu aradığı ilacı bulamadı. Hatta bir kadın o kadar çok gezmiş ki, sanki ilaç bulunmaz Hint kumaşı. Kadın eczacı kalfasına sordu;
Kardeşim saatlerdir bu ilacı arıyorum, sizde var mı?
Eczacılar Odası bu duruma ne diyor? Şehrimizin her fırsatta boy gösteren Milletvekilleri ne diyor? Her hareketi TURİZM sanıyoruz. Her alışverişi şehir esnafı için KURTULUŞ gibi görürsek, kendi insanımıza en büyük kötülüğü yapmayız mı?
Yıllar önce Hırvatistan halkı her yıl seller gibi gelen turistlerin azaltılması hatta bazı bölgelere turist alınmaması için büyük tepkiler gösterdiler. Neden mi? Halkın, kendine ait yerlerde daha huzurlu yaşaması, daha iyi nefes alabilmesi için…
Şehre girecek, yerleşecek her türlü sosyal, kültürel, ticari hareketin ilk önce şehrimiz insanına ve bölgemize, doğamıza ne gibi yararı veya ne gibi faydaları olacak, diye tartışıyor muyuz? Gerekli önlemle alabiliyor muyuz?
Yeter ki gelsin… Yeter ki bazılarının kasasına paralar girsin. Ya, yarın veya daha sonraki günler, Yunanlıların küstüğü gibi Bulgarlar da gelmeyi keserse? Kervan yolda düzülür, mantığıyla daha çok hayal kırıklıkları yaşarız. Plansızlık, çaresizliği yaratır. Halkın, daha içe çekilmesini, daha kendine bile küsmesini neden olur…
Bir bakın şehrimize! Bir bakın gece yaşamına. Onca çay evi açıldı; kaç aile, neşesiyle orayı şenlendiriyor; bir bakın! Ama öylesine değil; Üniversitelerin, bilim insanlarımızın, ehil insanlarımızın gözüyle bir bakın…