Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi tarafından yaptırılan, Açıkhava Tiyatrosu üzerinde spor ve park alanlarının bitişiğinde hizmete açılmış olan, spor alanları ve kaykay parkı, gençlerin neşesi, buluşma adresi oluyor.
Kullanılmaz, bir işe yaramaz alanları, doğru bakış açısı, mühendislik ve şehir insanının, gençlerinin ihtiyaçları düşünülerek yapıldığı zaman insan şaşırıyor. Niçin bunca zaman beklendi, niçin gençler bu kadar sonra hatırlandı diye…
Aslında Büyükşehir Belediyesi kurulur kurulmaz yürüyüş yolu, bisiklet yolu, kısacası sahildeki hareket, değişim; sporun da, sosyalliğin, kültürel dönüşümün de habercisiydi…
Kullanılmayan ama şehir insanı sosyal, kültürel ve eğlence yaşamına katkı verecek yerlerin değerlendirmesini insan ruhunun neşesi, toplumun birbiriyle kaynaşıp insanın insana yakın oluşunun üzerimize yapacağı yapıcı enerjiler adına çok doğru buluyorum.
Rumeli İskelesi, Vagon Cafe, Atatürk Tuna Boyu Parkı bu gibi çok önemli hizmet alanlarındandır. Şehrimizin onlarca yıllık bekleyişini, kısırlığını, küfler bağlamış kabuğunu kırma, yepyeni başlangıçlar yapmak adına önemli atımların atılmasıdır…
Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi, Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı hizmeti olan basket oyun yerleri, çocuk parkı ve çok önemli gençlik ihtiyacı olan KAYKAY PARKI açıldığı günden beri ilgi görüp, gençlerimizin yollarda, caddelerde canlarını tehlikeye atarak yaptıkları kaykay sporunu, şimdi kendilerine ait olan parkta yapıyorlar; diğer gençlerle, farklı spor eğlenceleriyle yan yana…
Çok hızla farklı alanlarda ve branş-kollarda açılan spor alanları bile gençlerimizin, insanlarımızın büyük bölümünü henüz dışarıya çıkaramıyor. Bir şeyler var eksik olan. Bir parça eksik ama nedir? Ekonomi mi? Siyasi kavgalarımız mı? Gençlerin yarınlardan bekledikleri umutların azalması mı?
İkide birde gençlerimiz için “ Yarınlarımız ve geleceğimiz “ denen geçlerin anlaşılması ve onlara sunulacak samimiyet çok ama çok önemlidir. Gençlerimiz-geleceğimiz dediğimiz insanlar büyük çoğunluğu Z Kuşağı olan çocuklar…
Z Kuşağı kırılgandır. Samimiyete açtır. Bizlerin büyük adamların sandığı, beklediği gibi mülkiyetçi değillerdir. Eğlenmek, özgürlüğün tatlarını çıkarmak, anne babalarının omuzlarındaki yüklerin hiçbirine talip olmayan genç neşelerden ibarettirler.
Açılan yeni spor alanları, park ve bahçeleri iyi analiz edersek, iyi istatistik tutarsak, şehir genç nüfusumuzun büyük çoğunluğunun henüz gelmediğini çok çabuk anlarız. İşte burada da kurumlarımıza, belediyelerimize çok büyük işler düşüyor. Bu çocuklar, gençler niçin sahaya çıkmıyor? Çıkamıyor?
Kaykay parkını ve diğer parkları yapan belediyelerimize teşekkür ederken, şunu da söylemek isterim. Gençliğin spor ve eğlenmek amacıyla açılan yerlerin hakkını vermede en etkili yol; yılın belirli aylarında rekabeti, eğlenceyi neşelendirecek spor müsabakaları düzenleme olacaktır.
En iyi ilaçlardan birisidir; istikrarlı yarışmaların yapılması. Resmiyetten çok uzak, tam manasıyla Z Kuşağı gençlerine tebessüm, neşe, heyecan yaratacak, gençlerin ilgisini çeken her türlü spor etkinliklerini yapmak, şehir insanımıza, esnafımıza ciddi bir hareket getireceği gibi, alanlara, meydanlara, neredeyse her şeye küsmüş gençlerimizi de yaşama tekrar çağırmış oluruz…
Belki de bu işe, bisiklet sporu yarışmalarıyla başladığımız gibi KAYKAY yarışmalarını da etkili, istikrarlı bir şekilde gençlerimize bir parça hareket, rekabet ve eğlence olarak sunma becerisini gösteririz; denizi geçmek, derede boğulmamak adına…