Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu

Elin insanı, suyolları taşımacılığı, suyun doyumsuz yolculuğu adına yoktan var ettiği kanallarla, nehirlere ülkesine, şehirlerine mutluluk, huzur taşırken; bizlerin ağzımızdan düşürmediğimiz dört tarafımız sularla çevrili sözü karşısında ilginç bir pişkinlik içerisinde insanlarımızı kara yollarının pahalı ve doğaya zararlı yolculuklarına mecbur bırakıyorlar…
Şehrimizin önemli makamına gelmiş seçilmiş bir yöneticimize bu konuyu yıllar önce sormuştum;
—Tekirdağ’ın şehirlerarası yolcu taşıyan vapurları niçin yok?
Bizim saygı değer yönetici de cevap vermişti okkalı olan cinsten;
—Adalara, Erdek ve Bandırma’ya var ya!
Ne dersiniz bu cevaba? 50–60 yıl önce İstanbul vapurları varken, bugünün dünyasında sadece kara taşıtlarına mecbur bırakılmış insanımız nasıl seyahat edecek? Vapur yolcu taşımacılığının ekonomik yönü çok önemliyken, sosyal, kültürel ve eğlence yolu ise gelişmiş ülkelerin öne çıkardığı bir başka değeridir.
Niçin insanlarımız hastanelere gitme yarışına girdi? Beslenme bozukluklarını bir yana bırakırsak; hareketsizliği, yeni bir şeyler yapamama, görmeme ve öğrenmemenin moralsizliği nereye getirdi insanımızı? Her şeyin başında moral gücü, hareket gelirken, hareketsiz ve moralsiz kalan insanımız o kadim güler yüzünü koruyabilir mi?
Anlı şanlı yöneticimize niçin bizim vapur yolcu taşımacılığımız yok dediğimde aklına İstanbul’u, Çanakkale’yi, İzmir, Antalya, Mersin’i getirmedi bile… Ne hazin bir kuraklık, ilgisizlik ve çağ dışılık…
Her gün, Tekirdağ’dan İstanbul’a kalkacak, yüzlerce insanı taşıyacak vapur yolcu taşımacılığının getireceği hareketi, huzuru, değişimi düşünsenize! Birçok insan mecbur kalmadıkça kendi şehrinden dışarı bile çıkmamış. Ömürlerinde hiç olmazsa bir kez onları Eminönü’ne, Beşiktaş’a, Kadıköy’e getirecek vapurların şehrimize yayacağı enerji hareketi taşkın suların aziz akışı gibi güçlü olacaktır…
Yılın belirli aylarında Karadeniz’e kıyısı olan şehirlere yapılacak vapur yolculukları, Tekirdağ insanı için, özellikle ekonomik durumu yetersiz, sosyal yönü kurumuş olan insanlarımız için bir yeşerme, umut, ümit, tazelik anlamına gelecektir.
Tekirdağ’dan kalkacak bir Vapur; Zonguldak’tan başlayarak Samsun, Trabzon, Hopa, Batum’a kadar pekâlâ gidebilir, insanımızı dizilere, kıraathanelere, elem dolu yalnızlıklara zorlayan talihin elinden pekâlâ kurtarabiliriz.
Nasıl bir vizyon, nasıl bir misyon’dur Tekirdağ’ın yöneticilerinki? Denizi, denizleri var; suyolculukları fakiri bir şehir olmuş, neredeyse ruhumuzu örümcekler bağlamış ama onların zerre kadar sesi çıkmaz, vicdanları bir türlü çözülmez…
Tekirdağ’dan kalkacak bir vapur; yüzlerce Tekirdağ insanıyla, Karadeniz’den, Marmara kıyısındaki bütün kentlere gideceği gibi, Ege ve Akdeniz’in kıyısındaki bütün turistlik kentlerimize gidebilir.
Emeklisine, ekonomik durumu yetersiz olana, serüven meraklısına, gezme görme aşkı olan herkese hitap edecek vapur yolculukları: suyolu taşımacılığı için daha ne bekliyoruz? Deniz yolu yolcu taşımacılığı TEKİRDAĞ insanlarına lüks müdür? Yasak mıdır?
Uyanın artık uyanın, uykunun tadına varmış; SAYGIN yöneticiler…