Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
( Bayram gelmiş neyime…)
Halkımızın neşesi az-eksik, yetersiz olduğu zamanlarda atalarımızın bize miras olan bir sözü vardır; “ Bayram gelmiş neyime…” derler… Ne çok şey anlatır bu söz, bir kişinin, birkaç kişinin sözü olmaktan öte toplumun sözü, özü haline gelmişse…
Medyada, kamuoyunda vekillerin maaşlarının haberi duyulunca kim bilir kaç insan bir of, bir ah çekti de diyeceğini haykıramadı söz verdiği gibi berberinin Kral Midas’a…
Sonunda haykırdı Midas’ın berberi doğaya; derelerin, kamışların, kuşların olduğu yerlere; bütün suskunluğu içinde, efsane misali…
Bildiğimiz kadarıyla yeni maaşlar; yani, vekillere Bayram harçlığı, hediyesi misali bundan böyle verilecek aylıkları 56 Bin TL oldu. Yani, asgari ücretin on katı… Milyonlarca emeklinin belki de 12–15 katı bir ücret…
Vekillerin ikinci maaşı, yan gelirleri varmış, bunlara girmeyeceğim. Vekillerin aldıklarında gözüm de kalmıyor AMA… Ama fakat lakin sözün özü, millet dediğimiz insanlar; yani asiller, neredeyse ekmek derdine, düşmüş, sütü, peyniri, eti lüks sayılır hale getirmişken, seçtiklerimiz ise kendi ödülleri peşinde; Bayram telaşı, şiir tadında bir hediye…
Biliyorsunuz ki Elazığ Milletvekili, kendi maaşları için “Dışarıdan göründüğü gibi değil, geçinemiyorum, borç alıyorum” dediğinde birçok muhalefet vekilinden de tepkiler gelmişti.
Milletvekilliği meslek değil… Milletvekilliği ticari kaygılar ile yapılacak, gelinecek bir yer olmadığını bir sürü vekil, insan anlatıp durdu. Öyle değil ama öyle hale getirmediler mi? Bir günde, bir ayda olmadı; yıllardır bu kayırmacılık olmuyor, sürüp gitmiyor mu?
Kitaba, düşünceye, sanata ne kadar mesafeliysek, kendi derdimizi anlatmaya, sorunlarımızı çözmeye de o kadar uzağız… Şehrimize gelen vekilleri, kendi şahsi çıkarlarımız için fırsat kollayıp yücelten bizler değil miyiz?
Yüce meclisimiz bunca tartışmaya sahne oldu. Kaç kez vekillerin maaşlarının indirilmesi veya vekillere vekâlet veren asillerin de vekil seviyesine çekilmesi tartışıldı? Vekillerin ayrıcalığı, boylarına, postlarına, bağırmalarına göre değerlendirmek yerine, temsil ettikleri şehirler için kaç kez söz aldıkları tartışıldı mı?
Örneğin Tekirdağ Milletvekilleri! Vekillerimizin maaşlarını Meclis’te aldıkları sözler, düşünceler, şehirleri için harcadıkları mesailer, yaptıkları projeler için değerlendirmeye, sınava tabi tutsak; kaçı sınavı geçer?
Şehrimizde sağlam ve çok tutarlı bir anket yapsak, kaçımız vekillerimizi tanıyor, biliyor ve bırakın tanımayı, isimlerini kaçımız sayabilir?
Bazıları neredeyse yok hükmünde… Sessiz sedasız yaşayıp duruyorlar. Şehrimizin belli zamanları gelip görünüyor, kendi partileri, partilileri ile sarmaş dolaş olup, kalp kazandıklarını sanıp Ankara’nın suskun dünyası içinde kayboluyorlar…
Gelinen noktada vekiller, temsil ettikleri asillerden uzaklaştıkça uzaklaştı… Ne güzel şey, maaşları istedikleri zaman Bayram tadında düzenliyor, birkaç saatte hallediyorlar. Asgari ücret, emeklilerin ücretleri ise aylarca tartışarak, çalışarak belirleniyor. Ne zor şey; ASİL tarafta, Milletin tarafında olmak…
Huzur hakkı, bilmem ne Komisyon, Yönetim Kurulu Üyeliği derken, bir sürü maaşı bir arada gören insanlarımızın yaratıcılıkları, emekleri, yüce halkımız için harcadıkları mesaileri yerini buluyorsa, söyleyecek bir tek sözüm yok; aldıkları, kazandıkları helal olsun…
İsterim ki Milletvekilliği tekrar tartışılsın. Devrim niteliği taşıyan kararlar, yasalar çıkarılsın. Vekillerin çokluğu değil, azlığı, nitelikli, başarılı çalışmalara imza atacakları oluşları…
Altı yüz vekil değil yarı yarıya olsun…56 Bin Değil,106 Bin TL ücret verilsin; taşıdıkları, ettikleri yeminlerin arkasında durup durmadıklarını bağımsız kuruluşlar tarafından belirleyen karneleri de yine halkımızın hak ettikleri vekillere, sadece parti oyu değil, vekile duyulan saygının, sevginin de karşılığı alınsın-görülsün, anlaşılsın…
Son söz olarak ne demeli? Bayram tadında Milletvekili maaşları; Bayramınız Kutlu Olsun; düşlerimiz eksik olmasın. Kalın sağlıcakla…