Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Tekirdağ Süleymanpaşa merkezinde sadece üç yerde görmüş olduğum cama asılan yazıda;
“ Eczanemiz tadilat dolayısıyla kapalıdır” ister istemez bu kadar tesadüf olur mu? Aynı anda, aynı zamanda tadilata giren eczaneler başka bir mesaj mı vermek istiyor diye düşünmeden edemedim…
Kamuoyu dediğimiz şehir topluluğumuz “Kim Kime, Dum Duma”,kısacası herkes sadece kendi bireysel mücadelesi, içe kapanıklığı sayesinde hiçbir mesleğin hangi dertleri olduğundan haberimiz bile yok…
Bir bakıyorsunuz sadece bir ay önce açılmış bir esnaf artık YOK! Örnek mi; Kolordu Caddesi, haftalarca tadilat yaparak giriyor bu işe. Ve bir ay geçmiyor, boşaltılmış… Yanındaki başka esnaf ise çoktan boşalttı bin bir heyecan içinde açmış olduğu dükkânı… Ve diğerleri…
Çiftçilerin dertleri çoktan Fizan’a ulaştı… Duyan var mı? Herkes kendi yağında kavrulma böyle bir şey mi? Nerede sivil toplum kuruluşları? Nerede esnaf odaları? Dernekler? Çiftçiyi savunacak, kurum ve kuruluşlar nerede?
Ya eczacıların hakkını savunacak odaları, dernekleri, onların yıllardır yaşadıkları sorunları kaçımız yakından takip edebilip sorduk ve bu dertler için hiç olmazsa bizde bir şeyler söyleyelim, onların yanında olalım dedik…
İşin ilginci kentli olma bilinci, demokrasiye, yaşamsal haklara sahip çıkma kültüre neredeyse yok olmak üzere. Nesli tükeniyor gibi…
Bir bakıyorsunuz emekliler veya işçiler, memurlar ile ilgili kuruluşlar konuşma yapmak için meydanda toplanıyor. Katılan kişi sayısı 50-100’ü geçmiyor. Bakıyorsunuz emekli olup da şikâyet etmeyen yok gibi; ama onlarla ilgili sorunlar tartışılıyor, kamuoyu dikkatini çekmek için yapılan hiçbir toplantı, konuşmada emekliler yok… Memurlar yok… İşçiler yok…
Şimdi eczacılar aynı girdabın içine düşmüş gibi görünüyor. Veya öyle anlaşılıyor. Görünen köy kılavuz istemiyorsa, girmiş olduğunuz eczanede, Eczacınızın yüzüne, hatta gözlerine bir bakmanızı isterim. Belli ki onların tarafında da işler iyi görünmüyor…
Tatlı yaşamlarımız bozulmasın, dokunulmasın diye kimin canı yanarsa o biraz bağırıyor, çağırıyor ama o kadar… Kadına, çocuğa, komşuya, hayvanlara bağırmaya alışmışız ama aynı cesareti, enerjiyi toplumsal haklar, adalet için yapamıyoruz…
Niçin? Daha az okuyor, daha az merak ediyor, daha az diğer insanlara duygudaşlık kuruyoruz oluşundan kaynaklanıyor olmasın?
Bir gün o meslek, bir başka yıl diğeri derken, en sonunda yolunda gitmeyen veya ormanı saran yangın herkese zarar verecektir…
Eczacılar TADİLATTA… Geçici süreyle dükkânımız kapalıdır… Yenilenme mi yoksa bir süreliğine kendi dertleri, acılarıyla yüzleşme midir bilinmiyor… Bilinen bir şey var ki, pırıl pırıl dükkânları içinde tıkır tıkır işlerini yapan insanlar da birçok meslek insanı gibi mutsuz…
Umalım ki bu tadilatlar onların yenilenmesi için gönüllü seçtikleri bir yoldur… Bana öyle geliyor ki bu bir çeşit grevdir; seslerini, dertlerini, sorunlarını duyurmak adına. Eğer, duyacak kulaklar, anlayacaklar iradeler varsa…