OKUL BİNALARI GENÇLERE-ÖĞRENCİLERE İLHAM VERMELİ!

Yayınlama: 06.09.2022 11:19
A+
A-

10–15 yıl veya daha öncesinin yapılmış okullarına bir bakın! Birkaç okul harici büyük çoğunluğu tam manasıyla beton kültürünün öz çocuğu olmuş. Göstermelik birkaç cılız ağaç ve çiçek; geriye kalan renksiz, soluksuz kupkuru bir düzlük; sanki hiçliğe ait…

Ülkemizde yer alan yabancı okullar öyle mi? Hepsi, sahiplendikleri öğrenciler ile birlikte öğrencilerin yakınlarına bile ilham veriyor. Spor tesisleri, yeşil alanları, gezinti bahçeleri, dinlence yerleri, okulların mimarisiyle, giren çıkmak istemiyor…

Bizim okullarımızdan, özellikle, YENİ yapılanlardan birisinin okul çıkış zamanı bahçe kapısında beklemenizi isterim. Okul saati bitince öğrencilerin bir dakika dahi gecikmeden nasıl da, ACELEYLEN okuldan kaçtıklarına şahit olacaksınız…

Öğrencileri, gençlerimizi; evlatlarımızı yarınlara, bu ülkenin geleceğine hazırlarken böyle mi hazırlayacağız? Tasız, tuzsuz; bahçesiz, dinlence alanlarından, sanat yerlerinden yoksun, kupkuru yoksunluk ve yoksulluk içinde mi?

Devletimizin plan ve program dâhilinde; bilimden ve mimariden, ehil kişilerin marifetlerinden uzaklaşmadan neler yapabileceğini kısacası yazmak-anlatmak isterim. Şu anda terk edilmiş, viran bir halde duran Tekirdağ Şaraphanesi’ni bir gezelim isterseniz. Hayali olarak. Yaşlı ağaçlarıyla, çiçek, bitkileriyle, sosyal ve kültürel alanlarıyla 70–80 yıl öncesi neler yaptığımızı onurla görelim…

Nazilli Sümerbank Basma Fabrikası kurulmadan önce veya kurulma aşamasında Mustafa Kemal ATATÜRK’ÜN bildirisini, talimatlarını kısaca anlatmak gerekirse;

“ Burası sadece bir fabrika değil, aynı zamanda, sosyal, kültür alanı da olmalı!” sözlerindeki gerçeklik, bu diyarlarda bugün bile yaşatılıyor. Devlet Su İşleri binalarının, merkezlerinin olduğu yerlere bir bakın! Yeşilin bin bir çeşidi yanında, ağaç mimarisinin, bahçe düzenlemesinin, insana;

“ Ben burada çalışıyorum! Ben burada yaşıyorum!” dedirtecek tazeliği, esenliği, onuru görebilir, duyabilirsiniz. Çünkü buralara mimarinin, mühendisliğin, planlamanın elleri değmiş…

Böyle zenginlikleri, eserleri, çok değerli yaşam alanlarını ortaya çıkartan da bizler; bu ülkenin hükümetleri, çalışanları, mühendisleri değil mi?

Yepyeni okullar yapıyoruz. İçlerinde yüzlerce, binlerce öğrenci ağırlıyoruz. Gelişen uygar dünya ile onları yarışa sokacağız güya! Bir karış bahçelerde, birkaç yudumluk ağaç, bitki gerisi tam manasıyla insana büyük kasvet aşılayacak beton, asfalt yerler…

Nerede yapıyoruz yanlışı? Milli Eğitim Müdürlüklerimiz, Bakanlığımız niçin 21.yüzyılın okullarını, düşmanı şaşırtacak, dosta saygınlık yaratacak okulları yapmıyor? Yapamıyor…

Tekirdağ’ın eski ismiyle Endüstri Meslek ve Teknik Lisesi; saydığım bu tür planlı okullarımızın başında gelirken, ne hazindir ki öğrencilerin en değerli alanı; futbol sahası Milli Eğitim Müdürlüğü binası olarak kurban gitti…

 

Hal böyle olunca, binlerce genç, binlerce öğrenci sadece sınıflara hapsolursa, okulların bahçeleri, gezinti, dinlenme, çalışma alanları onlara ilham vermezse; zil çalar çalmaz, okullar terk edilecek, en değerli gençlik yıllarına anılar; betonla, asfaltla yazılacak…

Marka Flower Çiçekçi