“Öğretmenlerin ay sonunda parası kalmıyor”

Yayınlama: 25.11.2022 10:58
A+
A-

Türk Eğitim-Sen Tekirdağ Şube Başkanı Kamuran Varma, 24 Kasım Öğretmenler Günü anketinin sonuçlarını açıkladı.

Türk Eğitim-Sen Genel Merkezi öğretmenlerin mevcut eğitim sistemi ve uygulamaları hakkında düşüncelerini, yaşanan sorunları ve Milli Eğitim Bakanından beklentilerini ortaya koymak amacıyla “Ekonomiye, Mesleğe, Eğitim Yönetimine ve Öğretmenlik Meslek Kanunu’na Yönelik 24 Kasım Öğretmenler Günü Raporu” konulu anket gerçekleştirdi.

Türk Eğitim-Sen’in resmi web sitesi ve 10 ayrı internet sitesi üzerinden 14-18 Kasım 2022 tarihleri arasında gerçekleştirilen ankete 21 bin 412 eğitim çalışanı katıldı. Buna göre;

Öğretmenlerin ekonomik sorunlarına ilişkin özet

Ankete katılan öğretmenlerin büyük kısmının ay sonunda parası kalmıyor.

Araştırmaya katılan katılımcıların %87,50’si ay sonunda hesabında/cebinde para kalmadığını ifade ederken, %12,50’si ise kaldığını belirtmiştir.

Katılımcıların %42,70’i kredi kartı borçlarını düzenli olarak ödeyebildiğini ifade ederken, %19’u düzenli ödeyemediğini, %23,30’u asgari tutarı ödeyebildiğini, %9,30’u cebinde kalan miktar kadar ödeme yapabildiğini, %5,80’i de kredi kartı kullanmadığını belirtmiştir.

Araştırmaya katılan katılımcılar, %86,70 ile en fazla gıdaya bütçe ayırdıklarını, daha sonra sırası ile kredi/borç, akaryakıt, faturalar ve kiraya bütçe ayırdıklarını ifade etmiştir.

Araştırmaya katılan katılımcıların fiyat artışlarının temel nedeni olarak vurguladıkları hususların başında; ilk sırada en çok Türk lirasının değer kaybı olduğunu (% 83,10), daha sonra ikinci sırada en çok yetersiz yerli üretim (%49,70), üçüncü sırada en çok dövizdeki artış (%48) ve dördüncü sırada en çok fırsatçılık (%47)  olarak belirtmişlerdir.

Katılımcıların yarısından fazlası oturduğu evin kendisine ait olduğunu ifade ederken, %39,50’si ise kira olduğunu ifade etmiştir.

Evin kendisine ait olduğunu ifade eden katılımcıların %52,70’i evin borcunu bitirdiğini ifade ederken, %47,30’u ise borcunun devam ettiğini belirtmiştir.

Ankete katılan öğretmenlerin yarısından fazlası ekonomik durumunu “kötü” olarak tanımlıyor.

Katılımcıların %59,30’u ekonomik durumunu kötü düzeyde olduğunu, %38,70’i ise orta düzeyde olduğunu ifade etmiştir. Katılımcıların sadece %2’si ekonomik durumunun iyi düzeyde olduğunu belirtmiştir.

Ekonomik durumunun orta ve kötü düzeyde olduğunu belirten katılımcıların %81,90’ı bu durumun aile içi ilişkilerini etkilediğini, %18,10’u ise etkilemediğini belirtmiştir.

Katılımcıların yüzde 14’ü mesleği ile ilgili olmayan bir ek iş yapıyor.

Katılımcıların %42,50’si ekonomik olarak daha iyi şartlara sahip olmak için İYEP, DYK, destek eğitimi, halk eğitim kursları gibi mesleği ile ilgili bir iş yaptığı, %14’ü mesleği ile alakalı olmayan ek bir iş yaptığı, %6,40’ı ise özel ders verdiğini ifade etmiştir. Katılımcıların %37,10’u ise hiçbir iş yapmadığını belirtmiştir.

Öğretmenlerin eğitim sürecine ilişkin düşüncelerine yönelik özet

Ankete katılan öğretmenlere göre eğitimin en büyük sorunu öğretmenlerin değer görmemesi.

Katılımcılara göre eğitimin en büyük sorunu %80,30 ile öğretmenlerin değer görmemesi olarak ifade edilirken daha sonra sırasıyla ücret ve özlük hakları olarak dünyadaki diğer meslektaşlarından daha geri bir noktada olmak ve liyakatsiz yöneticiler olarak ifade edilmiştir.

Katılımcıların %61,60’ı uygulanan öğretim programının içeriğinin geliştirilmesi gerektiğini ifade etmiştir. Katılımcıların %29,50’si programın içeriğinden memnun değilken, %8,90’ı memnun olduğunu belirtmiştir.

Öğretmenlerin mesleki sorunlarına ilişkin özet

Ankete katılanların %42,10’u tekrar meslek seçme imkânı olsaydı öğretmenliği kesinlikle seçmeyeceğini ifade ediyor.

Katılımcıların %42,10’u tekrar meslek seçme imkânı olsaydı öğretmenliği kesinlikle seçmeyeceğini ifade ederken, kesinlikle seçerim diyenlerin oranı %27,40’tır.

Öğretmenler yandaş kayırmacılıktan dertli.

Araştırmaya katılan katılımcıların mesleği ile ilgili yaşadığı en olumsuz durumun ne olduğu sorulduğunda en fazla ifade edilen durum %46,50 ile yandaş kayırmasına maruz kalmak, daha sonra sırası ile en çok ayrımcılığa maruz kalmak, psikolojik şiddete maruz kalmak, hak gaspı yaşamak ve sözlü şiddete maruz kalmak olarak belirlenmiştir.

Katılımcılar psikolojik sağlamlıklarını korumak için kontrolü elinde tutmaya çalıştıklarını söylüyor, stresle karşılaştıklarında heyecanını yitirdiklerini belirtiyor.

Araştırmaya katılan katılımcıların mesleklerini icra ederken karşılaştıkları zorlu yaşam durumlarında psikolojik sağlamlıklarını korumak için ne yaptıkları sorulduğunda ifade edilen durum; ilk sırada en çok %64,50 ile kontrolü kendi elinde tutmaya çalıştığı, daha sonra sırası ile en çok yaptığı işe daha fazla odaklanarak üstesinden gelmeye çalışmak (% 56,50), unutmaya çalışmak (% 29), meydan okuyarak üstesinden gelmeye çalışmak (% 26,70) olarak belirlenmiştir.

Araştırmaya katılan katılımcıların işleri ile ilgili stres durumu yaşadıklarında ne hissettikleri sorulduğunda en fazla ifade edilen durum %60,60 ile heyecanını yitirme, daha sonra sırası ile en çok huzursuzluk hissetme, çevresine ve işine karşı soğukluk hissetme, umudunu kaybetme, üzüntü yaşama olarak belirlenmiştir. “dedi. Haber Merkezi

 

#ilangovtr
Basın No
Marka Flower Çiçekçi