57.ALAY ANADOLU LİSESİ ÇOCUKLARI YUVADAN UÇTU

Yayınlama: 15.06.2023
9
A+
A-

( Tuğlacılar Lisesi )

İlk ismi Tuğlacılar Lisesi olan okulumuzun ilk kuruluş yeri Muratlı Caddesi üzerindeydi. Kırk yıl böyle bilindi, böyle anıldı ve kırk bin anı yazıldı; öğrence ve öğretmenlerin hafızalarına.

Milli Eğitim Bakanlığımız ve Müdürlüğümüz 57.Alay gibi şanlı bir tarihe yepyeni açılmış bir okulun ismini vermek yerine, kök salmış, iz bırakmış bir okulun ismini yok etme düşüncesi sayesinde 57.Alay Anadolu Lisesi, Tuğlacılar Lisesi yerine geçti.

Bu okulun talihsizliğini, bu okulun bu dönem mezun olan öğrencilerinin başına gelenleri daha önce yazmış, anlatmaya çalışmıştık. Okullarının ismi değiştiği gibi, yıkılması gerekiyormuş; yıkıldı. Öğrenciler, yani okulun tamamı Karadeniz Mahallesi’nde bir okula taşındı. Bir yıl buraya giden öğrenciler, sonra Hükümet Caddesi üzerinde bulunan, eski Namık Kemal Lisesi avlusundaki bir başka okul binasına taşındı.

Sizin anlayacağınız öğrencilerin öğrenci olmaya zamanları bir türlü olamadı… Taşınma, uyum sağlama ve sağlayamama derken, pandemi sürecinde kapanan okullar, sonra yaşanan büyük felaket; deprem…

Bütün bu süreçler yaşandı ve sona erdi.57.Alay Anadolu Lisesi öğrencilerinin de yaşamlarından dört yıl geçip gitti. Mezuniyet zamanı geldi. Yuvadan uçma vakti gelmiş çatmış ve okulun yarı beton ve asfalt karışımı, neredeyse yeşilden yoksun avlusunda toplanan büyük kalabalığın tamamını mezuniyet heyecanı sarmıştı.

Çocuklar-öğrenciler cübbelerini giymeden önceki halleri, en güzel kıyafetleri, en iyi makyajlı halleriyle oradan oraya koşturup duruyorlar. Okul zamanı,”Okut tatil olsa” da dışarı, bir an önce kaçalım zamanları sona ermişti. Tam manasıyla yuvadan uçma vakti…

Böyle sahneler, bu durağan ve sessizce kabaran hissiyat belki de bu yoğunlukta sadece İNSAN ırkına mahsus bir şeydir…

İyi belgesel izleyicileri bilirler; kuşlar yavrularını yuvadan uçurma zamanı oldukça soğukkanlı olurlar. Uçmak istemeyenleri teşvik ederler ve yaşamın şaşmaz döngüsü adına bir başka eyleme, yaşam formuna hızla geçerler.

Ya insan? Bu büyük değişimin öz evladı… Durmayan evrim telaşına sahip olan insan?

Okulun bahçesinde heyecansız bir tek kişi dahi yoktu. Öğrenci anneleri, babaları, teyzeleri, halaları, ağabeyleri, ablaları ve komşuları; herkesin tek derdi; cübbeleri içinde, kepleri başlarındaki çocuklarıyla birkaç fotoğraf çektirmek…

Peki, ama ne olacak bu fotoğraflar? Doğru dürüst anıları bile olmayan okuldan mezun olan çocuklar arkalarına dönüp baktıklarında bu fotoğraflarda ne bulacaklar?

Mezun olan birkaç gence bu sorumun, düşüncemin cevabını bulmak için sordum:

  • Artık mezun oluyorsunuz; duygulu musunuz? Arkadaşlarınızdan öğretmenlerinizden ayrılıyorken hüzün var mı?

—Hayır… Duygulanmak, hüzün duymak için yeterince zamanımız bile olmadı. Yeterince, birbirimizi tanıyamadık!

—Niçin?

—Okulumuz oradan oraya taşındı. Sonra, pandemi nedeniyle okula doğru dürüst gitmedik. Kısacası hüzünlenecek, duygulanacak bağlarımız olmadı; olamadı…

Ne garip ayrılış öyküsü… İnsan denen canlının baş düşmanı; “Hiçlik” olmalı… Varken, yaşıyorken, zamansızlığın içinde kaybolmak…

Öyle veya böyle; 57.Alay Anadolu Lisesi öğretmenleri, idarecileri öğrencilerine; evlatlarına, kardeşlerine güzel bir gece düzenlemişler. Bu zamanın içinde, son anları arşivlere, hafızalara taşımak isteyenlere bir demet çiçek, bir kucak sevgi…

Okul birincisi, ikincisi ve üçüncüsü kızlarımızdan oluşuyordu. Okul birincisi olan Sıla ENGİN konuşmasında, anne ve babasına, öğretmenlerine ve arkadaşlarına teşekkür etti.

Bayrak ve flama teslimi; mezun olan öğrenciler ile bir yıl sonra mezun olacak öğrencilerin devir teslimi, beton ormanında bile duygu şölenine dönüştü. Genç nesillerin önünde, umutların tazeliğini; orada bulunan herkese arınmış halde yaşattı…

Son sözleri İngilizce öğretmenleri yaptı; “ Kanatlanmaya ve bambaşka diyarlara uçmaya hazır mıyız? Özgür ve adaletli bir dünya kuracak yetişkinler olmaya, evrensel insani değerleri benimsemiş insanlar olmaya, aydın sorumluk içinde ülkemiz içinde çalışmaya hazır mıyız?” Mezun olan 57.Alay Anadolu Lisesi çocukları; “HAZIRIZ…” cevabını hep bir ağızdan, bir yürekten verdi; o an herkes hiçlikten sıyrılmış bir halde…

 

 

 

Marka Flower Çiçekçi