Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
“A’lar A’ları, B’ler C’leri işe alır” sözü, iş dünyasında yaygın bir deyiştir.
“A’lar A’ları, B’ler C’leri işe alır” sözü, en iyi yöneticilerin en iyi elemanları işe aldığı, ortalama yöneticilerin ise vasat elemanları işe aldığı anlamına gelir.
Bu söz siyasi partilerde ve politikada da geçerli.
Bir ekibin kalitesi büyük ölçüde ekibe alınan kişilerin kalitesine göre belirlenir.
“A” tipi başkanlar, A kalitesinde elemanlarla çalıştıkları için A kalitesinde işler yaparlar
“B” tipi başkanlar ise, C kalitesindeki elemanlarla çalıştıkları için başarılı olamazlar.
CHP’DE DURUM NASIL?
Ne yazık ki, “liyakat, liyakat” diye ortalığı kaldıran CHP’de bile, eş, dost, akraba, mahalle arkadaşları, bilgi ve beceri gerektiren mevkilere geliyor.
“Kılıçdaroğlu’nun danışmanları” skandalında bu durumu yaşadık
.
Sosyal medyada dolaşan son örnek, İzmir İl Kongresinde “seçilen” kurultay delegeleri.
Aşağıdaki twitter mesajında görüldüğü gibi, en az sekiz isim, parti ileri gelenlerinin akrabası.
Haksızlık etmeyeyim, İl, ilçe yönetim kurulları ve belediye meclis üyelerinin içinde liyakatli kişilerin olduğunu yadsıyamam.
Ancak, Süleymanpaşa’nın bir önceki belediye başkanın, neden seçimi kaybettiği hakkında ileri sürülen argümanlardan biri de, halka inemediği idi.
Başkanla halkın arasında köprüyü meclis üyeleri kurar.
Merak ediyorum, bu yazıyı okuyanların içinde, mahallesinden sorumlu meclis üyesini tanıyan var mı?
Laf olsun diye meclis üyeleri listesi yapılırsa, seçim kaybedilir.
Tekstil işiyle uğraşan, emekli öğretmen bir arkadaşım anlatmıştı.
Yıllar önce bir CHP il başkan adayı, kongreden önceki gece, geç saatte onu aramış.
İl başkan adayı, “Seni il yönetim kuruluna yazacağım, son iki isim kaldı, aklıma sen geldin” demiş.
Arkadaşım “Benim işim gücüm var, yapamam” demiş.
Ama sonunda, il yönetim kurulu üyesi yapılmış.
İşte blok listenin çıkmazı.
Başkan adayı, arkadaşlarından, tanıdıklarından, komşularından son anda bir liste hazırlıyor.
Takım çalışmasına inandığını söyleyen bir kişi böyle davranabilir mi?
Kim ne yapabilir, kim, nasıl yararlı olabilir diye kapsamlı bir araştırma yapar.
Gerçekten çalışmak isteyen, partiye yararlı olacak kişileri bulmaya çalışır.
Çarşaf liste olsa, katılım herkese açık olacak.
Daha geniş bir yetenek havuzundan, kendine güvenen kişiler listeye isimlerini yazdıracaklar.
Bu kişilerin bazıları seçilip görev alacaklar ve belki de çok yararlı çalışmalar yapacaklar.
Bizdeki başkan adayları, takım çalışmasıyla iş yapıp sonuç almaya odaklı olmak yerine, söz dinleyen, uyumlu yönetim kurulları kurma çabasına giriyorlar.
O nedenle çarşaf liste sonucunda seçilen, karma isimlerden oluşan bir grupla, çalışamayacaklarını düşünüyorlar.
UYUMLU YÖNETİM KURULU NASIL OLUR?
Bir ara CHP İlçe yönetim kurulunda yedek üye idim, ama toplantılara katılıyordum.
Toplantılarda önce başkan söz alıyordu.
Üyeler, başkanın monoloğunu dinledikten sonra, incir çekirdeğini doldurmayan bir iki güncel olay, şikayet vs. konuşulurdu.
Herhangi bir projeyi tartışıp, uygulamaya geçtiğimizi hatırlamıyorum.
Ben, bazı toplantılarda, çeşitli konularda sunumlar yapar, öneriler getirirdim.
Yönetim kurulundaki arkadaşlar beni sessizce dinler, olumlu veya olumsuz bir tepki gösteren de çıkmazdı.
Yani, 25 kişi içinden biri çıkıp, “Doktor, gene saçmaladın!” dese bile sevinecektim.
O gruptan, toplantılarda konuşma cesareti gösterip
fikirlerini beyan eden altı arkadaş, isimlerini sayabilirim, bir sonraki kongrede başkan adayı tarafından listeye alınmadılar.
Uyumlu yönetim kurulu böyle bir şey.
Grupta aykırı düşünen hiç kimse olmayacak!
Halbuki “Onuncu adam” kuralı diye bir kavram var.
ONUNCU ADAM KURALI NEDİR?
Onuncu adam kuralında, ortada alınması gereken bir karar vardır.
Bu karar doğru olsa bile, kararın eksi yönlerini de görmek önemlidir.
Fakat doğru kabul edilen tercihlerin, negatif yönlerini görmek zordur.
Bu nedenle, örneğin, bir masadaki dokuz kişi bir kararı kabul etmiş olsa da, onuncu kişi mevcut kararı reddederek, karşıt bir görüş ortaya atar ve görüşünü savunur.
Bu karşıt görüşü savunmak, onuncu adama görev olarak verilir.
Onuncu adam kuralını, William Kaplan’ın ”Muhalefet Neden Önemlidir: Çünkü Bazı İnsanlar, Diğer Herkesin Kaçırdığı Şeyleri Görebilir” adlı kitabından ve Brad Pitt’in başrol oynadığı “World War Z” adlı filmden tanıyoruz.
Film insanları zombiye dönüştüren bir virüs salgını ile ilgili.
Filmde, salgına karşı gerekli önlemleri alıp kendini koruyan tek devletin, İsrail olduğu gösteriliyor.
Filmde geçen bir diyalogda, Mossad şeflerinden, onuncu adam rolü oynayan, Jürgen Warmbrunn “Aynı bilgiyi alan dokuzumuz aynı sonuca varırsa, aynı fikirde olmamak onuncu adamın görevidir. Ne kadar imkansız görünse de, onuncu adam, diğer dokuzunun hatalı olduğu varsayımı hakkında, düşünmeye başlamalıdır.” diyor.
Anlatılanlara göre, İsrail’li yöneticiler, onuncu adam kuralını, 1973 Yom Kippur savaşından sonra, vazgeçilmez bir şekilde uygulamaya başlamışlar.
1973 savaşında, İsrail, her ihtimali göz önüne almadığı için, başlangıçta epey kayıplar yaşamış.
İYİ TAKIM ELEMANLARI NASIL SEÇİLMELİ?
Dikkat edilecek birkaç nokta:
-İşlerine tutkuyla bağlı olan ve güçlü bir başarı geçmişine sahip kişileri arayın.
-Gerçek dünyadaki durumlardaki becerilerini ve deneyimlerini değerlendirmek için sorular sorun.
-Kültür uyumlarına ve diğer insanlarla nasıl etkileşime geçtiklerine dikkat edin.
-Yeni fikirler üretebilen, kalkıp konuşabilen, soru sorabilen, “chutzpah” sahibi kişiler arayın.
-A sınıfı oyuncuları işe aldıktan sonra, onların gelişebilecekleri bir çalışma ortamı yaratın.
-Onlara başarılı olmaları için ihtiyaç duydukları kaynakları verin ve gelişimlerine yatırım yapın.
SONUÇ
30 Eylül 2023 tarihinde CHP Tekirdağ il kongresi, altı ay sonra da yerel seçimler yapılacak.
CHP İl ve belediye başkanlıkları için aday adayları ortaya çıkmaya başladı.
Aday adayları, büyük olasılıkla, yönetim kurulları ve belediye meclisi için, alışılmış yüzlerden, tanıdıklardan oluşan blok listeler hazırlıyorlar.
Ne diyelim, hayırlı olsun.