Reklam

PRATİK ANAYASA YAZMA KILAVUZU

Yayınlama: 05.10.2023
A+
A-

1982 Temmuz ayında Çorlu Hükümet Tabipliğine atanmıştım.

O yaz haberlerin ana konusu, bitmez tükenmez anayasa tartışmaları, tekrar tekrar yazılan maddeler ve Milli Güvenlik Konseyinin vetolarıydı.

17 ayda hazırlanan “1982 Anayasası”,  bugüne kadar 21 kez değiştirildi, ama yeni Anayasa arayışları bitmedi.

Oysa, 1947’de, iki Amerikalı subayın bir haftada yazdığı Japonya Anayasası, 76  yıldan beri değişmedi, hala yürürlükte.

Bir ülkede halkın, özgür, insan haklarına saygılı, demokratik, laik, adil bir ortamda, güven duyarak nasıl mutlu olacağı bellidir.

Bu noktaları dikkate almayan, bazı hesaplarla, vatandaşı değil, yönetimi ve  birtakım çıkarları korumayı öne çıkaran bir anayasa, benimsenemez.

Her şeyde olduğu gibi, yeni bir anayasa  için de iyi niyet şart.

Bu yazıda, IDEA’nın bir kitabından bahsedeceğim.

IDEA

IDEA,1995 yılında İsveç’te kurulmuş bir organizasyon (www.idea.int).

Misyonu: “Demokratik siyasi kurumların ve süreçlerin, her düzeyde inşa edilmesine, güçlendirilmesine ve korunmasına destek vererek, evrensel bir insan arzusu ve sürdürülebilir kalkınmanın bir sağlayıcısı olan demokrasiyi, dünya çapında ilerletmek.”

34 ülke IDEA’nın üyesi, Türkiye üye değil.

Demokrasinin yerleşmesi için güçlü anayasalar hazırlanması konusunda yardımcı oluyor. “Anayasa yapmak için pratik bir kılavuz” başlıklı 346 sayfalık  bir kitap yayınlamışlar.

(https://www.idea.int/publications/catalogue/practical-guide-constitution-building?lang=en) linkinden ücretsiz indirilebilen kitapta, anayasa hazırlamanın temel ilkeleri, güç dengeleri, ve yenilikçi çözümler  karşılaştırmalı örneklerle  anlatılıyor.

Kitabın tanıtım yazısı:

“Bir anayasanın içeriği, bir devletin işleyişi için bir plan sağlar, hakları garanti eder ve bunların uygulanmasına yönelik mekanizmaların ana hatlarını çizmenin yanı sıra bir ulusun geleceğini şekillendirir.

Çatışmalardan sonra ortaya çıkan anayasalar genellikle, kimliğe dayalı gruplar, çatışmanın eski tarafları, siyasi ve askeri aktörler ve uluslararası aktörler de dahil olmak üzere pek çok güç arasındaki müzakereler ve rekabetin bir sonucudur.

Bu El Kitabı anayasaları ve anayasa inşasını anlamak için temel bir temel sağlar. Anayasa değişikliği süreçlerinde kabul edilen çığır açıcı anlaşmalar ve yenilikçi hükümlerin dünya çapındaki örnekleriyle dolu olan Kılavuz, anayasaların nasıl geliştiğine ve bu gelişmelerin demokratik değerleri nasıl oluşturup sağlamlaştırılacağına dair çok çeşitli örnekler sunuyor.

Karşılaştırmalı örneklerin ötesinde, El Kitabı anayasaların temel bileşenlerinin ve bunları şekillendiren değişim güçlerinin derinlemesine analizini içermektedir. Yeni bir anayasanın temel unsurlarının benimsenmesini, hükümet gücünün toplanmasına veya yayılmasına yönelik güçlere ve hükümet gücünün daha fazla yasallaştırılmasına veya siyasallaştırılmasına yönelik güçlere bakarak ve bu güçlerin anayasanın içeriğini nasıl etkilediğini inceleyerek analiz eder.

Bu el kitabı yedi ayrı bölümden oluşan bir kutu şeklinde tasarlanmıştır. Basılı olarak ayrı bölümler de mevcuttur.”

IDEA’nın kitabını kolayca ulaşılabilecek yararlı bir kaynak olarak görüyorum, o nedenle bölümlerini kısaca tanıtacağım.

BÖLÜM 1: GİRİŞ

Anayasalar, onu gerektiren şartlardan etkilenir. Anayasa yazanlar yasanın tek taraflı politik etkilerden korunmasını ve kapsayıcı olmasını sağlamalı. Bunun için en başında bütün grupların davet edilmesi hem yazım sürecini güçlendirir hem de daha demokratik bir anayasaya yol açar.

1961 Anayasası hazırlanırken CHP ve CKMP katkıda bulundu, CHP’nin 1959 İlk Hedefler Bildirgesi etkili oldu, fakat DP tarafı dışlandı.

Türkiye’nin en demokratik anayasası olmasına rağmen, referandumda  ancak %61,7 evet oyu aldı, yıllarca eleştiriler devam etti.

1982 Anayasası hazırlanırken hiç bir parti dinlenmedi, son sözü Milli Güvenlik Konseyi söyledi, durumunu görüyorsunuz.

BÖLÜM 2: İLKELER VE GENEL KONULAR

Anayasal ilkeler toplumun en temel ideallerini ve amaçlarını kapsar. Bu ilkeler politikacılara yol gösterir veya yasal zorunluluklar getirir. Demokratik yönetim, yasalara uyma, cinsiyet eşitliği, din, uluslararası hukuk, kapsayıcılık gibi konular anayasalarda yer alır.

BÖLÜM 3:İNSAN HAKLARI KÜLTÜRÜ OLUŞTURMAK

Bugünkü anlamıyla insan hakları, özgür bir toplumda yönetimin gücünü sınırlamakla kalmıyor, marjinal grupların politik ve ekonomik alanlara katılmasına olanak sağlıyor. İnsan hakları bildirgesini anayasaya koymak yetmez. Onları destekleyecek bir yaptırım sistemi de gerekiyor. İnsan haklarının anayasada bulunması politik ve yasal kurumlara ahlaki bir temel oluşturur.

1994’te Liberal Parti kurucusu Besim Tibuk, anayasa yerine Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Beyannamesini alacağını söylüyordu.

BÖLÜM 4:YÜRÜTME  ERKİNİN TASARIMI

Yürütme kolu, bir anayasanın kurumsal tasarımının merkezinde yer alan üç hükümet kolundan biridir. Yetkilerin dağılımı ve hükümetin üç kolu olan yürütme, yasama ve yargı  arasındaki karşılıklı ilişkiler, anayasanın  temel unsurlarındandır. Yürütmede başkanlık sistemi, parlamenter sistem  veya karışık bir sistem uygulanabilir. Başkanlık sistemi olan bir çok ülkenin  anayasasında  başkanlık süreleri ile ilgili sınırlamalar bulunuyor.

Ama Rusya örneğindeki gibi, bu sınırların etrafından dolaşmanın yolu bulunabiliyor.

BÖLÜM 5: YASAMA ERKİNİN TASARIMI

Yasamanın üç temel işlevi, halkı temsil, yasa yapmak ve hükümeti denetlemek.Yasama organı, pazarlık ve uzlaşmanın ardından oylamanın gündeme geldiği müzakereci bir organ olarak algılanır. Yasama organından ve onun hükümet yapısındaki rolünden, özellikle insanların otoriter yöneticilerden muzdarip olduğu senaryolarda, yüksek beklentiler vardır.

Temsil konusunda adaletin sağlanması için seçim sistemleri bu bölümde ele alınır.

BÖLÜM 6: YARGI ERKİNİN TASARIMI

Yargının bağımsızlığı, hukukun üstünlüğü, mahkemelerin tarafsız karar verebilmesi ve düzgün çalışabilmesi  için şarttır. Anayasalar aynı zamanda yargının şeffaf ve hesap verebilir olması için de kurallar koymalı. Yargı erkinin tasarımı, süreçlerde tutarlılık ve açıklık, halkın mahkemeyi dinleme hakkı, yargı kararlarına ulaşabilme, temyiz sistemi ve yargıç güvenliği gibi konuları içermeli, bağımsızlıkla kontrol arasında bir denge  sağlamalıdır.

BÖLÜM 7: MERKEZİYETÇİ OLMAYAN HÜKÜMET YAPILARI

Bazı hizmetlerin merkezi yapıdan çıkıp, halka yakın yerel yapılar şeklinde verilmesi, daha etkili olabilir. Anayasada bu tür yaklaşımların esasları yazılabilir.

SONUÇ

Brezilya’nın adalet eski bakanı Torquato Jardim, “Anayasa taslağı hazırlama, tarihçiler, sosyologlar, antropologlar, filozoflar, yazarlar, şairler ve nesiller boyu adaletsizlikten muzdarip olmuş ve içini döküp kelimelerle ifade etme cesareti geliştirmiş insanların yapacağı bir iştir. Onu politikacılara bırakırsak dokuz başlı bir canavara dönüşür, hukukçulara bırakırsak ruhsuz bir kurallar dizisi çıkar.”  demiş.

Bu sözden esinlenerek bir öneri yapmak istiyorum: Lise veya üniversite öğrencilerinin tek veya grup halinde katılacağı, temel hak ve özgürlükleri anlatan, iki-üç bin kelimelik bir “çerçeve anayasa taslağı” yazma yarışması düzenleyelim.

Bu yarışmayı bir gazete, bir parti, veya bir sivil toplum kuruluşu organize edebilir.

Hem geniş katılım sağlamış, hem de Z kuşağını dinlemiş oluruz.

Japon Anayasasını yazan yüzbaşı gibi, eli kalem tutan, art niyetleri, birtakım hesapları olmayan herhangi bir vatandaş  güzel bir anayasa metni yazabilir.

Neden olmasın?

 

Yazarın Son Yazıları
Marka Flower Çiçekçi