Açık Mod
Koyu Mod
Sistem Modu
Anne Morriss bir girişimci ve yeni liderlerin gelişmesine yardımcı olmak için çalışan Liderlik Konsorsiyumu’nun kurucusu.
Google, IBM, L’Oreal gibi şirketlere danışmanlık yapan Liderlik Konsorsiyumu, (https://www.theleadershipconsortium.org/ ) 2018’de kurulmuş.
Anne Morriss ve arkadaşı, Harvard İşletme Okulu profesörlerinden, Frances Frei, dinleyicilerin en zorlu iş sorunlarını çözmelerine yardımcı olan “Fixable” söyleşilerinin (https://www.ted.com/podcasts/fixable ) ortak sunucuları.
“Fixable” İngilizce “tamir edilebilir” demek.
.Morriss ve Frei, en son, başlığını “Hızlı Hareket Et ve Bozuk Giden Şeyleri Tamir Et” şeklinde çevirebileceğimiz bir kitap yazmışlar.
Harvard Üniversitesi tarafından yayınlanan kitabın, bu ay piyasaya çıkacağı belirtiliyor.

Kitabın önsözünde yazarlar, “kitabı okumakla kalmayın, uygulayın” diyorlar.
Anne Morriss bir konuşmasında kitapta verdikleri taktikleri anlatıyor (https://www.ted.com/talks/anne_morriss_5_steps_to_fix_any_problem_at_work?utm_campaign=tedspread&utm_medium=referral&utm_source=tedcomshare).
Bu yazıda bu konuşmayı açıklayarak özetleyeceğim.
Umarım, bir sürü sorunla boğuşan Cumhuriyet Halk Partisi yöneticilerine bir yardımı dokunur.
GİRİŞ
Anne Morriss konuşmasına, kitabın başlığı “Hızlı ol, bir şeyleri tamir et” ifadesinin zıttı olan “Hızlı ol, bir şeyleri kır” sözüyle başlıyor.

“Hızlı ol, birşeyleri kır” sloganı 2014 yılına kadar Facebook tarafından kullanılmış.
Slogan Facebook’ta, güvenlik ve mükemmellik kaygısıyla hareketsiz olmak veya yavaş tempolu çalışmak yerine; yeni fikirler üretmek, bir şeyler yapmak ve bir şeyler öğrenmek için, başarısızlık riskini göze alarak, eyleme geçmeyi teşvik etmek için kullanılmış.
Morriss, “Hızlı hareket et ve bir şeyleri parçala” görüşünün, yol alırken insan ilişkilerini ikinci plana ittiğini düşünüyor.

Bu görüşe karşı, en verimli liderlerin, sorunları hızlı bir şekilde çözdüklerini; müşterilerinin, çalışanlarının ve ortaklarının başarısı ve iyiliği için de sorumluluk aldıklarını anlatıyor.
Başarılı liderler hızlı hareket ediyor ve bir şeyleri düzeltiyorlar, yıkmıyorlar.
Morriss ve Frei, bu kitabı, parçalanan bir şirket kültürü veya zor zamanlar geçiren bir arkadaşlık gibi sorunları çözmek için bir kılavuz olsun diye yazmışlar.
Morriss konuşmasında, dinleyicileri, hayali bir haftanın her günü için bir program yaparak, kitaptaki teknikleri uygulamaya davet ediyor.
PAZARTESİ
Güne, şu anda yaşadığınız bir sorun üzerinde düşünerek başlayın.
Pazartesi göreviniz, gerçek sorunu tespit etmek.
Gerçek sorun, bir dakika önce sorun olduğunu düşündüğünüz şey olmayabilir.
İnsanlar olarak düşüncelerimizin kalitesi konusunda fazla özgüvenli olmaya meyilliyiz.
Özellikle de kendi sorunlarımıza teşhis koyarken.
“Yatırımcılarım beni anlamıyor.” “Genç çalışanlarım çok talepkar.” “Köpeğim bana sinirli.” gibi sorunları ele alalım.
Bakalım haklı mısınız?
Bugün size en çok yardımcı olacak şey sizin kendi merakınız.
”Genç çalışanlarım çok talepkar.” ifadesini bir soruya çevirin: “Genç çalışanlarıma neler oluyor?”
Sonra sorununuzla ilgisi olan insanlarla doğrudan konuşun.
Kibar insanların içinde normalde sormayacağınız, biraz cesaret gerektiren bazı sorular sorun.
Bazen tek bir cesur konuşma, sorununuzun tamamen yeni bir yönünü ortaya çıkarabilir.
Mesela, konuştuklarınızdan bazıları, bu problemin oluşumunda kendi payı olduğunu fark edecek. Veya, çalışanlarınızın talepkar olması yerine belki de kendinizin talepkar olduğunu fark edeceksiniz. Onları çok çalıştırmanızın veya düşük maaş vermenizin nedeni belki de sizin o yaşta tahammül etmek zorunda kaldığınız kötü iş şartlarıydı.
Burada öğreneceğiniz şey, istediğiniz ilişkiye veya hayata ulaşmanızda engel olan şeylerin ne olduğunu anlamanızda yardımcı olacak.
SALI
Şimdi salı.
Bugünkü işiniz, sorununuzu nasıl çözeceğiniz konusunda zekice bir deney yapmak.
Yeterince iyi bir plan yaparak başlayın.
“Yeterince iyi bir plan” ve “mükemmel bir plan” farklı şeylerdir.
Yeterince iyi planınız başarılı olacak mı?
Muhtemelen hayır.
İstatistiksel olarak, ilk seferde başarısız olacak.
Bu yüzden bu işi çözmek ve aynı zamanda kaçınılmaz bazı hatalar yapmak için tam bir hafta ayırın.
Salı gününün amacı işi çözmek değil.
Salı gününün amacı öğrenmek.
ÇARŞAMBA
Şimdi çarşamba.
Çarşamba günkü işiniz, yetişkinlerin genelde yapmayı sevmediği bir şey: Yeni arkadaşlar edinmek.
Bu hafta her neyi çözüyorsanız, sizin gibi düşünmeyen insanlarla bunu çözme şansınız artacak.
O nedenle, dün yaptığınız yeterince iyi planı, hayat deneyimleri sizden çok farklı olan birine açıklayın. Örneğin, on yıldır bu şirketteyseniz, geçen hafta işe başlayan birine gidin.
Bu konuşmanız bittiğinde, sizden farklı biriyle bir konuşma daha yapın.
Bu tüm gününüzü alacaktır ve bazılarınız, bu günün, haftanın en iyi günü olduğuna şaşıracaktır.
Günün sonunda gülümsüyor olacaksınız ve “yeterince iyi planınız”, “daha iyi bir plan” olacak.
PERŞEMBE
Şimdi perşembe, günaydın.
Perşembe hikaye anlatma günü.
İnsanlar değişimde mantığı görebilmek ve senaryosunda yerlerini bulabilmek için hikayelere ihtiyaç duyarlar.
Hikayeler aynı zamanda, değişim için yardımlarına ihtiyaç duyacağımız insanları harekete geçirmeye yarar.
Hikayeler üç kısımdan oluşur: geçmiş, şimdiki zaman ve gelecek.
Büyük bir değişim yaşanırken genelde geçmiş kısmını ihmal ediyoruz.
Bir örnek: Uber taksi şirketine yeni atanan CEO, ilk toplantısında Uber’in başarısını devam ettirmeye söz verdi.
Bu sözü gürültülü bir alkışa neden oldu.
Yeni yönetici, o gün, o odada bulunan eski yönetici için ayakta yapılan bir alkışa da katıldı.
Bu davranışın zarafeti beni adeta çarptı.
Kendi anlattığınız hikayelere eklemenizi istediğim şey bu.
Uber’in ciddi bir yönetim sorunu vardı.
Yeni CEO, kendini bir çeşit şirket kurtarıcısı ilan etmek yerine, kabulü zor olan gerçeğe hakkını verdi.
Planlarınıza o kadar güvenmeyen insanların düşüncelerini de dikkate alın.
Sonra onlara, niye bir şeyleri değiştirmek istediğinizi söyleyin.
Onlara gelecekten net bir dille bahsedin.
Hikayeniz gerçekliğe dönüştüğünde, nasıl hissedeceklerini söyleyin.
CUMA
Bu gün Cuma.
Bütün hafta yaptığınız sıkı çalışmanın sonunda, artık hızlı hareket edebilirsiniz.
Çünkü bir şeyleri parçalama olasılığınız çok düştü.
Artık yapmaya karar verdiğiniz her şeyi yapın, ama çok acilmiş gibi yapın.
Aciliyet sistemdeki enerjiyi ortaya çıkarır.
Sorunu ciddiye aldığınızı herkese açıkça gösterir.
Harekete geçmenize engel olan bir yönetimsel sıkıntı, bir verimsiz süreç varsa, bu gün onu yırtıp atın, tahammül etmeyin.
İnsanlar bize hep değişim için en uygun zamanı sorar.
Ve cevabımız neredeyse her zaman aynıdır: Şu an!
Şimdi harekete geçin ve sonra başınıza ne gelirse bundan ders çıkarın.
Bu günün sonunda, “daha da iyi planınızın”. “muhteşem bir plan” olma şansı var.
SONUÇ
Vaktimi liderlerin değişmesine harcıyorum.
Şu ana kadar kimse bana “Keşke daha çok bekleseydim” demedi.
Tekrar, tekrar tam zıttını duyuyorum.
O yüzden, bugün sizi, İlişkilerinizi, takımlarınızı ve kurumlarınızı daha güçlü yapacak işleri daha kısa sürede yapmak konusunda çalışmaya davet ediyorum.
Dürüst olmak gerekirse bu iş bir haftadan uzun sürebilir.
Ama aylar, yıllar almasın.
Sorunlarımızın çoğu acil bir müdahale gerektiriyor.
Sorunlarımızın çoğu, mevcut durumun sebep olduğu hüsrana, vasatlığa ve acıya çare olacak bir müdahaleyi hak ediyor.
Hızlı hareket edip bir sorunu çözdüğünüzde, en önemli zamanın şu an olduğunu kabullenin.